Taziye Yemeği Geleneği Sona Eriyor

29 Temmuz 2019 22:14 / 202 kez okundu!

 

 

Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yakınlarını kaybedenler, 3 gün boyunca başsağlığı dileklerini kabul ettiği taziye evlerinde yüzlerce misafire iki öğün yemek veriyor.

Vefatlardan sonra kurulan taziye çadırlarında yemek dağıtılması caiz değildir. Ölünün ailesinin yemek hazırlayıp gelenlere ikram etmesinin dinimizde yeri yoktur. İslam’ın böyle bir emri de yoktur.

 

****

 

Taziye Yemeği Geleneği Sona Eriyor

 

Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yakınlarını kaybedenler, 3 gün boyunca başsağlığı dileklerini kabul ettiği taziye evlerinde yüzlerce misafire iki öğün yemek veriyor.

Vefatlardan sonra kurulan taziye çadırlarında yemek dağıtılması caiz değildir. Ölünün ailesinin yemek hazırlayıp gelenlere ikram etmesinin dinimizde yeri yoktur. İslam’ın böyle bir emri de yoktur.

İslam, böyle zamanlarda acılı aileye yük üstüne yük yüklemek yerine, onlara ikram etmeyi emreder, ellerinin, ayaklarının tutmaz bir durumda olduğu aileye yardımcı olmayı emreder.

İkramlar sadece sevinçli günlerde yapılır. Böyle üzüntülü zamanlarda yanlış bir davranıştır. Ölen kişinin komşularına ve uzakta da olsa akrabalarına düşen yemek tertip edip cenaze sahibine götürüp beraberce yemeleridir. İslam’dan önce ve İslam’dan çok sonraki yapılan bazı gelenekler zamanla sanki dinmiş gibi algılanmış!.. Cenaze evinde yeme içme durumuna son verilmelidir. İslam, mantığın kabul etmediği hiçbir şeyi kabul etmez.

Cenaze evine bir defadan fazla gitmek de haramdır. Her gidişinde, ölüyü hatırlatıp yarayı tazeliyorsun! Cenaze evinde dünyevi meselelerden bahsetmek de mekruhtur. Günümüzde taziye çadırlarının siyaset meydanına dönüştüğüne şahit oluyoruz maalesef.

İslâm'da olmayan, ölünün üçü, yedisi, kırkı, elli ikinci gecelerinde mevlid okunması İslam ile ilgisi olmayan bir merasim ve ibadet şekli ile icra edilmesi de haramdır.

 

Mevlit bir ibadet değildir, ölü ile ilgisi yoktur!

Mevlid, İslam’ın bir emri değildir. Mevlid okutma âdeti, Resûlüllah (asm)’ın zamanında olmadığı gibi, sahabelerin devrinde de görülmemiştir. Mevlid peygamber efendimizin vefatından yüzyıllar sonra İslam yazarları tarafından yazılmıştır. Peygamberin doğumunu müjdeleyen bir sevinç belirtisi olarak ortaya çıkmıştır. Mevlid’in ölü ile, ölü evi ile hiçbir alakası yoktur. Kürtlerde ve Türklerde olan mevlidi, herkes kendi dilinde yazmış.

Mevlid, halk arasında sanki büyük bir ibadet olarak kabul edilmekte, ölülerin ruhu için mevlidler okutularak, onların günahlarının bağışlanacağı zannedilmektedir. Bu yanlış inançtan istifade eden bazı mevlid okuyucular, bir piyasa oluşturarak, bunu ticarî bir çıkar aracı yapmışlardır. Bu tip bir kabul ve davranışın İslamî olmadığı hususu ile ilgili herhangi bir ihtilaf söz konusu değildir. Böyle bir olaya sebep olan herkes dinen sorumludur. Mevlidin vazgeçilmez bir âdet haline getirilişinin sakıncalarından biri de, netice olarak insan kelâmı bir şiir olan bu metinlerin, okunması ve dinlenilmesi ibadet olan Kur'an ile eşdeğerde görülmeğe ve değerlendirilmeğe başlanılması tehlikesidir.

Bu konuda zenginler öncü olmalı ki, yoksullar kendilerini kötü hissetmesin.

 

Doğu ve gündeydoğu bölgelerimizden sevindirici girişimler ve haberler geliyor

Bu uygulamanın bazı aileler için mağduriyete dönüşmesi üzerine Kaymakamlık ve Müftülükler geleneğe son verilmesi için çalışma başlattı. Bu geleneğe son verme yönünde doğu ve gündeydoğu bölgelerimizden sevindirici girişimler ve haberler geliyor:

Bazı ailelerin misafirlerine 3 gün boyunca iki öğün taziye yemeği vermek için kredi çekmesi, borçlanması, inek ya da traktörünü satmasının öğrenilmesi sonucu sorunun çözümü konusunda esnaf, imam, öğretmen ve muhtardan oluşan heyet oluşturuldu, fetvalar verildi, açıklamalar yapıldı.

Bazı illerde bu mağduriyetin önüne geçilirken, geleneğin devam ettiği illerde çalışma sürüyor.

 

Hani Kaymakamlığı heyet oluşturdu

Diyarbakır Hani Kaymakamı Turan Soğukoluk, vatandaşlarla yaptıkları görüşmeler sonucu taziye yemeği geleneğine son verilmesi kararı aldıklarını söyledi.

Son dönemde yaşanan mağduriyetlerin iletilmesi üzerine harekete geçtiklerini ifade eden Soğukoluk, "İlçemizde üzücü hikayeler var. Bununla ilgili bankadan kredi çekmiş, ödeyememiş veya bir iki ineğini ve traktörünü satmak zorunda kalan insanlarımız oldu. Gençler geldi ve 'Siz de destek verin, taziye yemeklerini sonlandıralım.' dedi. Bunun üzerine geniş katılımlı bir istişare toplantısı düzenledik." diye konuştu.

 

"Bütün vatandaşlarımız tarafından bu konu sahiplendi"

Esnaftan vatandaşa, okul müdüründen imama tüm kesimlerle bir araya geldiklerini dile getiren Soğukoluk, şöyle konuştu:

"Toplantıda taziye evlerinde yemek verilmemesi gerektiğine karar verdik. Vatandaşımız yakını vefat ettiğinde, acısını yaşayamamakta, yemek verme arayışına girmekte. Bu bölgede taziyeler 3 gün sürüyor. Hem öğle hem akşam yemekleri verilmekte. Bir kişiye ortalama maliyet 25 bin lira. Kararın takibi ve iletilmesi için heyet oluşturduk. Heyeti İlçe Müftülüğümüz koordine edecek. Esnaf, imam, öğretmen ve muhtarlardan oluşuyor. Heyet yakınını kaybeden aileye giderek, hem baş sağlığı diliyor hem de kararı iletiyor. Bütün vatandaşlarımız tarafından bu konu sahiplendi. İlçemizin farklı noktalarına ve taziye evlerine pankartlarımızı astık. Vatandaşımız kararı memnuniyetle karşıladı."

Taziyede yemek verme uygulamasının ilçede sona erdiğini, bunun il geneline de yayılmasını temenni ettiklerini aktardı.

 

Camilerde hutbe okutuldu

Diyarbakır İl Müftü Vekili Nihat Koç, taziye evlerinde verilen yemeklerin vatandaşa yük olmaya başlaması nedeniyle cami müştemilatında bulunan taziye evlerine yemek verilmemesi için yazı gönderdiklerini, din görevlilerini bu konuda bilgilendirdiklerini belirtti.

Taziye evlerinde yemek verilmesinin İslam geleneğine uymadığına işaret eden Koç, kent genelindeki camilerde hutbe vererek vatandaşı bilgilendirdiklerini söyledi.

"Evlerine bir ateş düşmüştür ve canları yanmaktadır. Canları yanan insanları bir de yemek zahmetiyle ve külfetiyle yoramayız. Taziye sahipleri yemekle uğraşırlarsa dertlerine dert, acılarına acı katmış oluruz." ifadelerini kullanan Koç, bu yanlış uygulamadan vazgeçilmesi gerektiğini aktardı.

 

Koç, şunları kaydetti:

"İmkanı olmayan vatandaşlarımız bankadan faizle kredi çekiyor. Bu asla kabul edilemez. Vatandaşımız taziyesine gelenlere yemek vereceğim diyerek faizle kredi çekemez. Cenaze olduğu zaman, komşu, eş, dost ve durumu iyi olan kişilerin cenaze sahibini gözetmesi gerekiyor. Onlar yemek yapıp, cenaze evine götürürler. Cenazede yemek vermek zorunluluk, mecburiyet değildir. Bu yanlıştan acilen dönülmesi gerekiyor."

Merkez Mahallesi Muhtarı Abdurrahman Evran, vatandaşların Kaymakamlıkça alınan karardan memnun olduğunu anlatarak, mağduriyetin önüne geçildiğini belirtti.

Vatandaşlardan Maruf Narin, taziye yemeği nedeniyle borca girenlerden etkilendiklerini, uygulamanın sona ermesi için de girişimde bulunduklarını söyledi.

"İlçede kanayan bir yara haline gelmişti. Temennimiz bu uygulamanın tüm bölgeye emsal teşkil etmesi." diyen Narin, bunun bölgenin sorunu olduğunu vurguladı.

 

"Yas bize 20 bin liraya mal oldu"

Süleyman Özlü, annesinin 2011 yılında hayatını kaybettiğini, taziye yemeği için borçlandığını söyledi.

Özlü, "Yas bize 20 bin liraya mal oldu. Akrabalarımın yardımıyla o borcu kapatmak için bir yıl uğraştım. İlçemizde böyle bir karar alındı. Keşke o zaman da böyle bir karar olsaydı. Ben de bu kadar sıkıntı çekmezdim. Bundan sonra inşallah kimse böyle bir sıkıntı yaşamaz, rahat bir şekilde taziyesini yapar. Bu kararı alanlara teşekkür ediyorum." şeklinde konuştu.

 

Batman

İl Müftüsü Turgut Erhan, acılı ailelerin taziye yemeği vermesinin büyük sıkıntıya neden olduğunu anlatarak, sivil toplum kuruluşları ve kanaat önderleri ile bir araya gelerek bunun uygun olmadığına, uygun olanın taziye sahibine yemek verilmesi olduğuna karar verdiklerini dile getirdi.

Bu karara ilde yüzde 80 uyulduğunu ifade eden Erhan, büyük sıkıntı yaşayan vatandaşların kararın ardından kendilerine memnuniyetlerini belirttiğini aktardı.

 

Şırnak

Şırnak Müftüsü Ramazan Tolan da taziye evlerinde yemek verilmesinin dinde yeri olmadığını, zamanla altından kalkılmaz bir hal aldığını aktardı.

Taziyenin ardından acılı ailenin binlerce lira ödeme yapmak zorunda kaldığını dile getiren Tolan, "Şahit oldum, çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamak için başka bölgelere çalışmaya giden vatandaş oldu. Dönünce annesi vefat ediyor. Çocukları için kazandığı paranın hepsini annesi için kurulan taziyede yemeğe vermişti. Kimi borca giriyor kimi de elindekileri satmak zorunda kalıyor."

Dine uymanın önemine işaret eden Tolan, maddi durumu iyi olan vatandaşların ilk olarak taziye yemeğini terk etmesinin maddi imkanı olmayanları da rahatlatacağını aktardı.

Tolan, insanları boş masraf ve zarardan kurtarmak gerektiğine dikkati çekerek, "Taziye evlerinde verilen yemekleri birbirimizden utanmadan, çekinmeden kaldırmamız lazım." ifadesini kullandı.

Vatandaşlardan Mehmet Şirin Konuk, misafirlerine mahçup olmak istemeyen vatandaşların büyük sıkıntıya girdiğini kaydetti.

Konuk, "Acil bir durum olduğunda zaten insanlarımız misafirperver. Fakat bunun adet haline gelmesi doğru değildir." diye konuştu.

Veysel Teymur, bölgede taziye evlerinde yemek verilmesinin bir ön önce sonlanmasını talep ettiklerini belirtti.

 

Murat AKKUŞ

28.07.2019, Iğdır

 

Son Güncelleme Tarihi: 29 Temmuz 2019 22:37

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.