Kadın Dengbej Susika Simo'yu Unutmayalım

08 Mart 2019 14:04 / 605 kez okundu!

 

 

Susika Simo 1925 yılında Ermenistan’ın Alagaz (Elegez) bölgesinde Kürt ve Ezidi bir ailenin kızı olarak dünyaya geldi.

Sovyetler Birliği’nde doğup büyüyen Susik, üniversitede aldığı tıp eğitiminin ardından bir süre Gürcistan’da bir hastanede çalışır. Ancak Susik’ın içinde durmaksızın çalan bir ritim vardır ve kısa süre sonra hastanedeki işini bırakarak bu ritme kaptırır kendini.

Yaşadığı toplumun baskıcı tavrı ve hâkim olan feodal tutumuna rağmen içindeki tutkunun izini süren Susik, Sovyetler Birliği ve Ermenistan’ın ilk Kürt kadın dengbeji olur.

 

****

 

Kadın Dengbej Susika Simo’yu Unutmayalım

 

Susika Simo 1925 yılında Ermenistan’ın Alagaz (Elegez) bölgesinde Kürt ve Ezidi bir ailenin kızı olarak dünyaya geldi.

Sovyetler Birliği’nde doğup büyüyen Susik, üniversitede aldığı tıp eğitiminin ardından bir süre Gürcistan’da bir hastanede çalışır. Ancak Susik’ın içinde durmaksızın çalan bir ritim vardır ve kısa süre sonra hastanedeki işini bırakarak bu ritme kaptırır kendini.

Yaşadığı toplumun baskıcı tavrı ve hâkim olan feodal tutumuna rağmen içindeki tutkunun izini süren Susik, Sovyetler Birliği ve Ermenistan’ın ilk Kürt kadın dengbeji olur.

Susik bulunduğu şartlarda çok güç olan bir başarıya imza atarak 1946 yılında 21 yaşındayken Kürt halkı adına ilk kez sahneye çıkıp Kürtçe klam söyleyen kadın dengbej olur.

Ermenistan’ın başkenti Yerevan’da radyo yayınları yapmaya başlayan Susik, yalnızca Ermenistan değil Gürcistan ve pek çok Sovyet ülkesinde de klamlar seslendirir.

Susik, aşık olduğu Ermeni bir sporcu olan Kulya Neftelyan ile evlenir. Kendi etnik kökeni dışında biriyle evlenmesi Susik’ın içinde olduğu toplumun tepkisini çeker. Lakin müziğinde nasıl ki toplum normlarını yıktıysa sevdiği insan için de aynı cesurlukla hareket eder. İlişkileri sahneye de taşınır, birlikte sahne alır ve düet yaparlar.

Susik sahneyi sanatçı Egîdê Cimo ile de paylaşır. ‘Kavalın miri’ olarak anılan Cimo çalar, Susik da söyler.

Kürtçe ve Ermenice ezgiler seslendiren Susik, Ermenistan’daki Filarmonya sahnesinden de klamlarıyla geçer.

Bu sahne, ülkede yaşayan hakların kültür ve sanatlarını diğer insanlarla paylaştıkları büyük bir alandır.

Susik sadece halkının ezgilerini seslendirmekle de kalmaz, Kürt halk oyunlarını da sahneler. Öyle ki kendisine bu sebeple ‘Gula Govende’ diye de hitap edilir.

Aynı zamanda bir sosyalist olan Susik, 1965’lerde Ermenistan’daki Kızıl Meydan’da konserler verir. Bu konserlerde biletlerin günler öncesinden tükendiği ve dinleyicilerin onu dinlemek için saatler öncesinden sıraya girdiği anlatılır.

İdeolojisini sanatıyla da harmanlayan Susik’ın bu alandaki unutulmaz bestelerinden biri Leninê Mezin (Büyük Lenin) eseridir.

Dönemin şartları el vermediğinden Susik hiç kaset çıkaramaz lakin eserlerinin bir kısmı bugüne taşınabilmiştir.

Susik, 1977’de Erivan’da yaşamını yitirir.

Susik’ın cesur adımlarla açtığı bu yol sadece kendisi için değildir, o pek çok Kürt kadına da örnek olur. Tabir-i caizse o bir ateş yakmıştır ve ardından gelen kadınlar bu ateşi koca bir meşaleye dönüştürür.

 

Murat AKKUŞ

07.03.2019, Iğdır

 

 

Son Güncelleme Tarihi: 08 Mart 2019 15:03

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.