BİR DAKİKA… BİR DAKİKA…

09 Ağustos 2011 13:50 / 1764 kez okundu!

 


Suriye bizim niçin “iç meselemiz”miş?

“Sabrın son anlarına geldik…” diyerek Başbakan ne demek istiyor? Davutoğlu, hangi “mesajlarımızı kararlı bir dille Suriye’ye anlatacak?”

Beşar Esat “Türkiye’nin mesajını (ki bu ABD-AB-Nato’nun mesajıdır) almazsa, söylenenleri kabul etmezse” ne olacak?

Niçin ve kim adına Suriye meselesi bizim için bir “dış mesele” değil?

Suriye’ye, “bundan sonraki süreçte – Suriye’nin vereceği cevaba göreymiş- gereği yapılacak” olan şey nedir?

Hey millet neler oluyor?

Başbakan ve ilgili bakanlar savaş tamtamı çalıyor, görüyor musunuz?

Nato adına Libya’ya gönderilemeyen Türk ordusu, sınır komşumuz Suriye’ye mi gönderilecek acaba?

“Bir dakika sayın hükümet, Suriye bizim niye iç meselemiz?” oluyormuş, denmeyecek mi? Kapitalist sistemin egemenleri bakımından Afganistan, Irak, Libya, Suriye, İran vb ülkelerin “sorunları” bir “iç mesele”ydi, böyle söylendi ve yuttuk. Şimdi bizim iç meselemiz oluyor. Nasıl iştir bu?

Yarınlarda Türkiye de birilerinin “iç meselesi” olmasın?

Suriye niye iç meselemizmiş biliyor musunuz: Onlarla “ 850 km sınırımız var”mış. “Akrabalık, tarih, kültür bağlarımız var”mış! İşte bu nedenle “iç meselemiz”miş!

İşte bu sayılan gerekçelerle –başbakanımızın gerekçeleri- Türkiye de birilerinin bir “iç meselesi” neden olmasın? Olursa ne olacak?

Görünen o ki Türkiye’ye bir “taşeron” rolü biçilmiş. Bu rol halka açık açık anlatılmıyor. Yüzlerce yıldır komşu olarak yaşadığımız insanlara karşı işgalci rolü üstlenmek, komşuluğa sığar mı?

Başbakan şu anda ciddi bir halk desteğini arkasına aldığı için böyle bir maceraya girişebilir. Ama bu taşeronluk rolüne destek olunmamalıdır. Kaddafi’yi yıkma adına Libya halkının üzerine aylardır binlerce ton bombalar atılıyor. Aynı şeyler Suriye’ye de yapılacak ve bu işte Türkiye baş rolü oynayacak olursa, halklarımız arasına ekilecek düşmanlık tohumlarının vebali ağır olacaktır. Bu tutum halklarımız lehine değildir ve karşı çıkılmalıdır.

Bu ülkede; “Bir dakika Sayın Başbakan. Suriye egemen bir devlettir. Onların iç sorunları vardır ama kendi sorunlarıdır, onların sorunu bizim iç sorunumuz değildir. Suriye’yi, İran’ı kendi sistemine zorla dahil etmek isteyen güçlerin taşeronu olunmamalıdır…” denemeyecek midir?

Kürt sorunu başta olmak üzere bir yığın sorunla boğuşan ülkemizin başına yeni bir bela sarılmaktadır. Umarım Türkiye’nin Batılılar adına duyurmaya çalıştığı “ayak tıpırtısı” Beşar Esat’ı yola getirir de yeni bir “iç mesele”den kurtuluruz.


Muammer SAKARYALI

09.08.2011


Son Güncelleme Tarihi: 15 Ağustos 2011 00:25

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.