Ve sonbahar kapıda…

29 Ağustos 2018 12:31 / 837 kez okundu!

 

 

Çocukluğumuzda yaz başıboşluğuna son verip okulların açıldığı mevsim olduğu için, biraz mesafeli olmuşuzdur çoğumuz bu canım mevsime. Yaş aldıkça sonbahar da anlam değişimine uğrar. Doğanın en olgun halinin sesini dinlemeyi sevmeye başlarız. Derin ve demli bir havası olur herşeyin.

 

****

 

Ve sonbahar kapıda…

 

Mevsimlerin en güzeli. En duygu yüklü olanı. En yumuşağı. En şefkatlisi. En çok hikaye anlatanı. En iyi anlayanı. Sarıp sarmalayanı…

Hüzünlüdür sonbahar, benim gibi hüzün sevenlerdenseniz sonbaharı da seviyorsunuz demektir. Ama bu hüzün insanı derinleştiren, çoğaltan, kendi içine bakmaya teşvik eden, hayata anlam katan bir hüzün bana göre. Doğurgan bir hüzün. Doğa uykusuna hazırlanırken sevdaları, arayışları, kavrayışları, sırları, soruları uzun kış döneminde birlikte mayalanmak üzere koynuna alıyor adeta. Duyguların demlenme zamanı başlıyor çünkü. Belki bundan ağırdır sonbahar; yazın uçarı neşesi, baharın toy sevinci yoktur sonbaharda. Sonbaharda “Günler hazinleşir, geceler uhrevileşir” Yahya Kemal’e göre.

Ne kadar çok sonbahar şiiri var farkında mısınız; yaza veya kışa yazılmayan nice şiir, sonbahar için dile gelmiş. Hepsinde bir kırılganlık, yoğunluk, hüzün var. Enteresan insanın sonbaharla ilişkisi. Farklı bir ruh haline geçiriyor herkesi. Ve belki bu ruh hali yaratıcı kılıyor, ilham veriyor, insana dair dışavurumları tetikliyor ve ortaya bu sayede sanat çıkıyor, edebiyat çıkıyor; tarih sonbaharın ürettikleriyle insana dair yeni katmanlar ekliyor sayfalarına.

Ama bana hiç bitişleri çağrıştırmıyor sonbahar. Tam tersine başlayışı gibi geliyor hayatın yeniden. Evet göçmen kuşlar gider, yapraklar dökülür, doğa ıssızlaşır ama bir yandan da şehirler canlanır. Festivaller başlar, sergiler açılır, yeni filmler, yeni kitaplar, yepyeni maceralar başlar. İnsanın doğada yaşadığı içe dönmeyi, şehir kendine çağırarak böler. Belki de bu dengelenmeye ihtiyacımız olduğu için döngü öyle olagelmiştir.

Çocukluğumuzda yaz başıboşluğuna son verip okulların açıldığı mevsim olduğu için, biraz mesafeli olmuşuzdur çoğumuz bu canım mevsime. Yaş aldıkça sonbahar da anlam değişimine uğrar. Doğanın en olgun halinin sesini dinlemeyi sevmeye başlarız. Derin ve demli bir havası olur herşeyin.

Sabah yürüyüşlerinde artık hafiften serin esen rüzgar bana eşlik ediyor, yavaştan dökülmeye başlayan yaprakları seyrediyorum. Yaşamanın, insan olmanın, fark edebilmenin, doğayı duyabilmenin şükrünü yaşıyorum. En sevdiğim seyahatleri de sonbaharda yapıyorum ama ille de doğada olmayı seviyorum. Konuşuyorum ve de doğayla; dertleşiyorum, halleşiyorum, onu dinliyorum.

Siz de tatil bitti modunda biraz tatsız, hafif durgun, belki buğulu günlerdeyseniz, öneriyorum kendinizi doğaya ve sonbahara bırakın. Sarıyor, kucaklıyor, sağaltıyor sonbahar. Onun olgun tadına varın. 

 

Meltem GÜRLER

28.08.2018

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.