Kim Oluyor Onlar!..

16 Temmuz 2010 21:23 / 1601 kez okundu!

 


Leydimize acizane bir açıklama…
Esasında hadsizliğe densizliğe yakıştırılan insanların bir türlü duyamayıp, kızım sana söylüyorum gelinim sen anla, tarzında aracı şahıslara söylenen efelenme türküsü nakaratıdır bu. Halbuki haddini hududunu bilen insan tarafından kolay kolay sarf edilen bir medeniyet cümlesi de değildir zaten.

Çünkü insanların kim olduğunu sorgulamaktansa kim olduğunu bildirmek esastır medeniyetin hukuki kollarında… Fakat siz eğer haksızsanız kim olduğunu bildirmek yerine kim olduğunu sorgularsınız. Neredeyse hemen her cümleniz ‘’sen kimsin’’ diye başlar… ‘’kim oluyorsun sen’’ ile devam eder, baskın çıkma şirretini ele geçirdiyseniz ‘’haddini bil’’ ile sonuçlanır. Fakat bu İngilizcenin Fallacy diye adlandırdığı safsata mantığının sonuçsuzluğunda sadece bir racon retoriğidir ve sonuçsuzluğuyla ise aynı cevaba maruz kalmanız an meselesidir. ‘’Esas sen kim oluyorsun’’ diye başlayıp ‘’sen haddini bileceksin’’ ile sonuçlanır.

Hani bu tip insanları resmedecek olsak; maddi ve manevi kıymetini yüksek görüp, elalemin bir türlü anlayamadığı insan tipleridir. Hani bunlar esasında bir ergen kavgasında şimdi “sen kimsin” diye sorma nezaketini, ergenliğinin “sen benim kim olduğumu biliyor musun” kabalığı ile sözüm ona yontabilmiş tiplerdir. Bunlar değeri kendinden menkul şahıslar olmayıp genelde anne ve baba unvanının veya variyetinin kanatları altında değer kazandığını düşünen veya elde ettiği bir eş sayesinde toplumun katmanlarına aşağılayıcı ivme ile bakan insan tipleridir.

Gerçi bu tip insanlara eleştiri yöneltmeden önce, onlara bu hakkı meşrulaştıran daha kötüleri de var. Mesela bu şahısların densizliğine direnmek yerine onların bu densizliğine alkış tutup, onun eşi üzerinden yerini sağlamlaştıranlar… Yok yok bu kadar meridyen altı konularda yazamam ve yazmamalıyım, çünkü onlar büyük burunlarını her yere sokma cüretini, sırf densize yaranmak için gösterse de, ben her normal insan gibi Zeus’u Hades’e yeğlerim.

Neyse konuya geri dönecek olursak; asaletin bir edinim olmayıp bir kazanım olduğu, modern dünyamıza rağmen, asaleti hala elde etme edinimine yönelen ve bunun için kendini yükseltmektense etrafını aşağılayan ve bu aşağılama argümanına sadece bir eş sahipliği ile yeltenen insanlar bazen bir şeyi göz ardı ederler. Göz ardı ettikleri ise insanların olabilesi onurları ve gururlarıdır.

Kendi yazdığım bir hikayeyi anlatayım sizlere daha önce çeşitli yerlerde yayımlanmış olan…

Karınca Gururu

Bir gün Ormanın kralı aslan yattığı yerde sıkılmış olacak ki, ormanın içinde gezip uzun süredir ilgilenmediği tebası ile haşır neşir olmaya karar verir.

Teker teker gezerken bütün tebası olan orman varlıklarına selam vermeyi de ihmal etmez. Tabii bu durumdan teba çok hoşnuttur ve aslanın etrafında ise dört dönmektedir. İşte bu ilgi karşısında morali yerine gelen aslan keyiflenip gerinirken, o sırada yerde yaprakların arasında ufak bir karıncanın hızla bir yere gittiğini görür ve ona da seslenir.

-Merhaba karınca kardeş, böyle nereye gidiyorsun?

Fakat karıncada herhangi bir tepki veya cevap hareketi yoktur. Aslan bu sefer bir daha ses eder.

-Heyyyy! Karınca kardeş, duymuyor musun sana seslendim.

İlginçtir ki karınca yine cevap vermez, halbuki ufak bir karıncanın, koca bir kral aslanın sesini duymamasına imkan yoktur. Bunun üzerine Aslan, pençesi ile karıncanın önünü keser ve yine temkinli davranıp incitmemek için şöyle sorar;

-Yahu karınca duymuyor musun, duymazlıktan mı geliyorsun? İkidir sana sesleniyorum, duymama ihtimalin yok gibi geliyor bana ve sen cevap vermiyorsun yine de…

İşte o zaman karınca artık cevap vermek gerektiğini anlar ve der ki;

-Bir de selam bekliyorsun düşüncesiz varlık, geçen gün seni gördüğümde sana selam vermek için ayağına kadar geldim ve sen beni görmeden ezip geçtin anca daha yeni toparlanıyorum.

Bu sefer Aslan tebanın bu küstahlığına şöyle cevap verir.

-Yahu küçücük karıncasın, görmemişiz işte basıp geçmişiz, ne yani kibir mi gurur mu sergiliyorsun şimdi sen bize?

Karınca ise bu duruma şöyle cevap verir.

-Küçücük bir karınca gözüne batmıyor da, küçücük bir karıncanın gururu mu gözüne batıyor? Sence hangimiz daha gururlu, daha kibirliyiz?

Hani kısaca anlattık asaletmeap, yanlış anlaşılmasın hani, başlatılan şirretlikle cevap verip esas sen kim oluyorsun demek yerine, âcizane hududunuzu izah etmek istedik. Yani medeniyetsizce kim olduğunuzu sorgulamak yerine medeni bir şekilde kim olabileceğimizle hududunuzu belirledik. Tekrar tekrar reverans, tekrar takrar seremoni vs. vs. sayın leydim.

Not: Bir zamanlar bulunduğum yerde yaşananları anlattığım bu hikayede kişi olay ve kurumlar, hayal ürünüdür.


Mehmet Fatih DOĞRUCAN

Temmuz 2010, Uşak

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.