Demokrasi açmazı

25 Şubat 2012 21:45 / 1684 kez okundu!

 


Yargı, hukuk, mit, pkk, kck, agos, tmff, şike skandal, offf ki ne of. Bitmek bilmez bir parodi zinciri ve başrol oyuncuları ise beceriksiz pandomim dehası.

Bir bardak suda kopan fırtınalar, ileri demokrasi adına mücadele veren çekirdek Akp kurmayları, amma destekçilerinin hala anti-demokrat olması, modernleşmeyi kıçından anlamak, geleceğe yürür iken geçmişin oltasını hala muhasip gibi kayıt envanterinde taşımak… Bitmeyecek, sonu gelmeyecek çelişkiler argümanı ve ben merkezli bireyin her şeyi kendi dekoru ve uhdesi zannetmesi.

Devlet zafiyete uğrar mı veya devlet ve hükümet arasındaki ince ayrım ortadan kalkar mı diye düşünmeksizin kalkışılan hal ve hadiseden başka bir şey değil gördüklerimiz. Şüpheleniyorum ulan… Bir Tosun Paşa misali kandırıkçılar mı türedi diye? İyi ya, ya gerçek Tosun Paşa bir gün çıkar gelirse diye beklemiyor da değilim?

Açıkçası Demokrasi, baskın grup ve kurumların veya cemaat ve cemiyetlerin tahakkümü değildir. Demokrasi bir özgürlük projesidir ve bu projede ise Nietzsche’nin fikirlerine katılmamak da elde değildir:

‘’Özgürlük Bizi Birbirimizden Ayıran Mesafeyi Korumaktır.’’

Artık kişi ve kuruluşlar o kadar iç içe geçti, o kadar birbirleri ile haşır neşir ki, düşmanlık bağlamında dahi arada bir mesafe kalmadı, aynı Berlin Duvarı gibi yerle bir oldu bütün mesafeler…

Zaten en büyük zırvalıklar ve demokrasi esnemesi ise, genelde aranan demokratik tahlillerde saklı olmuştur hep… Mesela Çoğulcu Demokrasi, Katılımcı Demokrasi adına daimi surette birbirine geçirilmiş insan grupları ve içine edilmiş ideolojik merkezler çıktı karşımıza ve toplum mühendisliği edası ile daimi surette birbirine geçirildi hep, yoktur birbirinden farkınız üfürükçülüğü ile…

Bu ise insanların ve grupların özgürlüğünü tesis eden temel mesafeleri ortadan kaldırdı ve böylece mesafesizlik bataklığında, hak ile hukuk ise artık bir mesafe özelliğini koruyamaz hale geldi.

İnsanların sevgi adına ortaya koyduğu eylemelere dikkat ettiniz mi hiç eninde sonunda diktatöryaya dönüşmesi kaçınılmaz halde mesafeleri kat ediyor ve sevgi adına hep mesafeler aradan kaldırılıyor. Yok, arkadaş, politika bir MANTIK hadisesidir ve SEVGİ denen bireysel etkinliği, grup ve cemiyet ilişkilerine bulaştırmayacaksın, aksi halde adam kayırmalar, ötekileştirmeler, gruplaşmalar ve çatışmalar gırla gidiyor.

Daha fecisi ise SEVGİ eyleminin yol açtığı bu faciayı onarmak adına daha tümel bir SEVGİ kavramı ortaya atılıyor ve bu sefer iç içe geçen gruplar bireyler, birbirlerine karşın birbirlerini kullanan bir pragmatist bataklığa dönüşüyor. İktidar için güç birlikleri, işbirlikleri falan filan…

SEVGİSİZ KALIN DA MANTIKSIZ KALMAYIN DEMOKRASİ ADINA…


Mehmet Fatih DOĞRUCAN

25.02.2012

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.