SONBAHARIN KIRMIZI YAPRAKLARI

17 Kasım 2010 09:02 / 3809 kez okundu!

 


Direnmenin bir yolu da belki zamanı gelince, anlamlıca dökülmektir.
Zamansız geliveren sonbaharda döktü bazı yapraklarını sarmaşık. Sanırım, belki de bilerek, isteyerek. Sararmamıştı bile daha hiç biri. Yaşam dolu kırmızı bir avuç yaprak. İçlerinde gökyüzünün mavi umutları saklı.

-----------------------------------------------------------------------------------------

Bre dur!..Yeter.. Çek elini üzerimizden.

*

...Ve bir gün, birdenbire, bir sonbahar geldi... Birdenbire... İnsanlar, daha uyanmadan yepyeni bir günün içine. Güneş doğmadı...
Uzak denizlerin ötesindeki uzak yerlerden kopup gelen koyu bir sis sardı her yanı. Kör bir sis, sağır bir sis... Öylesine beyazdı ki kararttı, kapkara etti her yanı. Halbuki daha yazdı!.. Denizdi, başaktı, fidandı, daldı. Ne varsa, yeryüzünde kımıl kımıl; donakaldı.

*

Ağaçlara, duvarlara, saçaklara tutunup gökyüzüne uzamak istercesine dirençli, tutkulu bir bitki vardır. Dal budak... Yüzlerce kol, binlerce yaprak. Yaprakları yürek biçimi. Yaşamanın yeryüzündeki simgesidir sanki. İştahlı, bin yürekli, bin dudaklı. Sımsıkı sarılmış kolları hayata. Her gün yeni yeni yapraklar açıp, ölüme inat yüzlerce, binlerce yürek biçimli yapraklar doğarak yenileye yenileye hayatı. Ölüme inat. Her gün biraz daha uzanır gökyüzüne... Kimilerine göre sarmaşıktır, bu... Kimilerine göre ise yaşamın ta kendisi, dal budak salmış.
Yerle gök arası sımsıcak ve kımıl kımılken hayat, rüzgarlarla türkü söyler. O binlerce yaprak... Ve, ilerlemiş bir yerinde bu sevinçli yazın, gitgide kızarır her bir yaprak. Bir bakarsın ki sarmaşık, masmavi gök üzerine çekilmiş bir bayrak. Yüzlerce, binlerce yürek biçimli yaprak, bir kökten beslenip, yaşamın özsuyundan alarak gücünü, birleşip, kocaman ve bir tek yürek biçimi bir bayrak oluvermiştir sanki. Yürekte dolaşan kan, al. Al yaşamanın rengi... Kırmızı yapraklar efil efil, dalga dalga. Her gün biraz daha gökyüzüne uzanırken bu hayat. Erişmek istercesine gök katında asılı duran güneşe. Güneşte saklı yaşamın ölümsüzlük gizine. Değdirip kırmızı yapraklarından yürek biçimi dudaklarını güneşin ateşten ölümsüzlük tasına. Yanan dudaklarındaki ateşi dal budak ve binlerce yaprak, gövdesinden indirip yeryüzüne, sunabilmek için tüm canlı kardeşlerine... Her gün bir yaprak, her gün bir yaprak uzanmakta iken gökyüzüne sarmaşık, dalga dalga, mavi gökte, bu bayrak ölümsüzlüğü almak için uzanır... İken... Çok uzaklardan, soğuk denizlerin, soğuk ötelerinden kopup gelen yaban bir rüzgar, katıp önüne o kapkara bembeyaz sisi, çöküverdi, üstüne... Bir sis ki, yaşama inat.
Yapraklarla rüzgarın türküsünün en tatlı yerinde ve kımıl kımılken hayat yer üzerinde. Sis sardı, kuşattı. Tüm kımıltı ve yapraklar, öylece kalakaldı. Özsuyu iyice bir çekildi derine. Sisin inemeyeceği kadar, toprağın altındaki yerine.. Kırmızı yaprakları ile sarmaşık direndi, hayatın türküsünü tekrarlayıp kendi kendine... Özsuyuna güvenip, hayatın hep yenileneceğine inanarak. Ama zamansız da olsa, gelen sonbahardı. Yaşama inat... Sarmaşığın, aklında hep o masmavi gökler, umutlarında ışıl ışıl bir güneş... Özsuyu, toprağın en gizli yerinde, derinde. Sarmaşık direndi, sise inat.
Direnmenin bir yolu da belki zamanı gelince, anlamlıca dökülmektir.
Zamansız geliveren sonbaharda döktü bazı yapraklarını sarmaşık. Sanırım, belki de bilerek, isteyerek. Sararmamıştı bile daha hiç biri. Yaşam dolu kırmızı bir avuç yaprak. İçlerinde gökyüzünün mavi umutları saklı.

*

Kimi dama düştü...
Kimi toprağa...
Gün gelir bir rüzgar eser, damlardan kurtulur.
Gün gelir, güneş açar, topraktan göverir, çiçek olur.

*

Belki de, kırmızı yapraklar
Karşı koymak için sise
Umutlarını saklayıp köke
Kopuverirler gövdeden kopan bir yürek gibi...
Karışmak için sonsuzluk ırmağının sularına.
Belki de.

*

Madem ki, görmesek de gökyüzünde güneş vardır.
Sarmaşıkta hayat dal budak, bin bir yürek, bin bir yaprak.
Madem ki, özsuyu toprakta saklı.
Özsuyu özünü sarmaşığa verecektir elbet.
Ve elbette ki, bir gün, elbette ki sarmaşık.
Güneşe değecektir.



Mehmet Çerezcioğlu
1983 sonbaharı - İzmir
O Eylul'ün döktüğü bütün Dostlar'a ithaf.....

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Diğer Mehmet Çerezcioğlu Yazıları
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.