SURİYE

24 Ocak 2011 21:59 / 2430 kez okundu!

 


Birinci Gün

Suriye’nin en küçük kenti Darra’ya Ürdün sınırından girdik. Darra, Hıristiyan’lar için önemli kent. Darra tarihi bir kent. Eski kent içinde 15 bin kişilik amfi tiyatro var. 1173 yılında Eyyübiler tiyatroyu kaleye çevirmişler. Kent içinde halka halka sütunlar var. Aspendos’u andıran tiyatroyu göremiyoruz.

Geç kaldık. Dünyanın en eski üçüncü camisinin bulunduğu kent Darra. Birincisi Suudi Arabistan, ikincisi ise Kahire’ deymiş. Caminin orijinalinde ortası açıkmış, avlu içinde ibadet ediliyormuş. Caminin duvarlarında sütunlar depreme dayanaklılığı sağlamış. Ürdün- Jerash’tan gelen sarı sütunlar ile bazalt kolonlar yan yana. İki farklı renk çeşitliliği ile görünüm pek hoş. Caminin minaresi çan kulesiymiş, sonradan değiştirilmiş.

Suriye’nin güneyinde Şam’a 130 km. uzaklıkta olan Busra kentindeyiz. Busra, Horon bölgesinin orta yer seviyesinde ve Arap dağı batısında yer alıyor. Akdeniz’in doğusunda hayati öneme sahip kentlerden biri. Doğu ile batıyı bağlayan medeniyetlerin merkezi olmuş. Nebatiler, Romalılar, Bizanslılar ve İslam dönemine ait tarihi eserler güzelliğini bütün mimari ayrıntılarıyla koruyor.

Dev Roma antik tiyatrosu, hamamları, mabedleri, kiliseleri, özellikle mimari üstünlüğü ile kilise yapımında örnek olan Katedrali ve Katedralin ortasına yapılan kubbesi çok güzel. Müslümanlar tarafından ilk yaptırılan mescit Mescid-ül Ömeri ile Hz. Muhammed’in devesinin çöktüğü yer anlamına gelen Mebrek Naka ismiyle yapılan mescit görülmeye değer.

Busra, Nebatiler döneminde başkentmiş. Roma döneminde Arap vilayetinin başkenti ardından Bizans’ın kültürel metropol kenti, daha sonra da Eyyubiler’in kenti olmuş. İslam döneminde önemini korumuş. Ancak Emeviler’in Şam’ı başkent yapmaları sonucu konumu zayıflamış. Haçlıların, kenti ele geçirme ve işgal etme girişimlerine direnmişler. Kalenin yapımı ve kentin imarını Eyyubiler yapmış. Volkanik siyah taşları harika.

Busra’dan Şam’a hareket ediyoruz.

İkinci Gün

Suriyeli rehberimiz bilgi verirken; ülkelerinin çöl ve Akdeniz iklimi olduğunu ve çöl oranının yüksek olduğunu söylüyor. Kış sadece iki aymış. Enflasyon oranı yok denecek kadar az: 0.8.

Suriye 1946 yılında kurulmuş. Ortadoğu'da Lübnan, İsrail, Ürdün, Irak ve Türkiye ile komşu bir ülke. Akdeniz'e kıyısı var. Suriye’nin nüfusu 23 milyon. Halep, Lazkiye, Humus, büyük şehirlerinden.

1963'ten beri ülke Baas Partisi tarafından yönetilmekte; devletin başı 1970'ten beri Esad ailesinden biri olmuş. Suriye'nin şimdiki devlet başkanı, ülkeyi 1970'ten öldüğü 2000 yılına kadar yöneten Hafız Esad'ın oğlu Beşşar Esad.

Akdeniz'in doğusunda yer alan Suriye'nin batısında dağlık bir kütle yer alıyor.

Kuzey-Güney yönünde uzanan Ensariye dağları Türkiye'deki Nur Dağları’nın bir uzantısı şeklinde, Anti-Lübnan dağları olarak İsrail'e kadar kıyı boyunca uzanıyor. 1000 m yükseklikteki bu dağlar kıyıya paralel uzanması nedeniyle deniz etkisinin Suriye'nin iç kısımlarına sokulmasını önlüyor. Suriye'nin iç kısımlarında çöl şartları etkili. Suriye'nin güneydoğusunda Suriye Çölü yer alıyor. Suriye'nin 2/3 si çöllerle kaplı.

Akdeniz kıyısında Akdeniz iklimi egemen. Tarım ve hayvancılık halkın temel uğraşı. Suriye'nin yeraltı kaynakları arasında petrol ve fosfat çok önemli. Günde 250 bin varil petrol ihracatı yapıyorlarmış.

Suriye etnik yapısının çoğunluğu Araplardan oluşuyor. Kürt ve Türklerin oranı hemen hemen aynı yaklaşık % 10 civarlarındaymış.

Dini gruplar ise farklılık arz ediyor. Nüfusun çoğunluğu Sünni % 74 oranındaymış. Aleviler % 12, Hristiyanlar % 10, Dürziler ise % 3 oranındaymış. Az sayıda diğer İslami hizipler, Yahudi, ve Yezidi’ler de Suriye’ de yaşıyorlar.

Suriye, tarih boyunca Kenanlılar, İbraniler, Aramiler, Asurlular, Babilliler, Persler, Yunanlılar, Romalılar, Bizans, Araplar, Selçuklular, Haçlılar ve Osmanlı Devleti tarafından yönetilmiş. Başkenti Şam Emevi İmparatorluğu'nun merkezi ve Memlûk Devleti'nin bölgesel yönetim merkezi.

Şam, 1260 yılında Memlük İmparatorluğu’nun başkenti olmuş, 1400 yılında, Timur tarafından saldırıya uğrayıp yok edilmiş. 1517'de Osmanlı egemenliğine girmiş ve tam 403 sene boyunca Osmanlı tarafından yönetilmiş. I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı yönetiminden çıkmış.

1920'den 1946'ya kadar Fransa yönetiminde kalmış. 1946'daki bağımsızlık ilânından sonra, 1958 Şubat'ında, Mısır ile Birleşik Arap Cumhuriyeti'ni kurmuşlar. Bu birliktelik, ancak 3 yıl sürmüş ve iki ülke 1961 yılında ayrılmışlar. Suriye, Altı Gün Savaşı'nda Golan Tepeleri'ni kaybetmiş. İsrail, 1981 yılında burayı, tek taraflı olarak ilhâk etmiş. Bu işgal, bugün halâ iki ülke arasında sorun olarak devam ediyor. İsrail vizesi almış pasaportlu şahıslar Suriye’ye giremiyor.

Suriye yönetimsel olarak on dört ile bölünmüş. En yüksek yönetimsel bölüm olan il Suriye'de “muhafaza” olarak adlandırılıyor. On dört il, “mıntıka” olarak adlandırılan altmış ilçeye, ilçeler de “nahiye” diye adlandırılan 206 bucağa bölünmüş. Bucaklar, en küçük yönetimsel birim olan köyleri içinde barındırıyor. Osmanlının yönetim yapısı aynen korunuyor.



Suriye’de özgürlüklerin de, siyasetin de sınırlarını 1963 tarihli sıkıyönetim yasası belirliyor. Golan Tepeleri’nde işgalci konumundaki İsrail’le teknik olarak hala süren savaş bu yasanın bahanesi. İslamcı muhalefeti 1982’de 40 bin kişinin öldüğü Hama katliamıyla ezen Baas rejimi, azınlıkların siyaset yapmasına geçit vermiyor. Kürt partileri yasa dışı. Hatta Kürtler vatandaş bile sayılmıyor. Baas Partisi’nin lideri, referandumla devlet başkanı oluyor. Çok partili seçim yok. Anayasa gereği meclisi kontrol eden Baas Partisi’nin yanında tescilli birkaç parti, ancak rejimin 1972’de muhalefeti sisteme eklemlemek için oluşturduğu Ulusal İlerici Cephe’ye kabul edilirse siyaset yapıyor. 2000’de babasının ölümüyle dümene geçen Beşşar Esad’dan reform beklentisi yüksekti. Özgürlüklere geçirilmiş kelepçenin neden kırılamadığına dair en iyimser tevil şu: Esad reforma arzulu ama Basçı kadro direniyor.



13 Ekim 2009 tarihi itibariyle Türkiye ve Suriye arasında imzalanan anlaşma gereği, taraflar arası vize uygulaması kalkmış. İki ülkenin vatandaşları pasaport kontrolüyle 90 günlük serbest dolaşma hakkına sahipler.

Şam’da tam gün tarihi kenti geziyoruz. Straight Caddesi, Bab Touma Hristiyan Mahallesi, Aziz Paulus Penceresi, Aziz Ananias Kilisesi, Osmanlı Vali Konağı Azem Sarayı, Ulusal Müze, Emeviye Camisi, Hamidiye Çarşısı, Mimar Sinan tarafından yapılan Süleymaniye Külliyesi gezilmeye değer yerler. Osmanlı’nın son padişahı Vahdettin’in de mezarının bulunduğu Külliye’nin avlusunda diğer Osmanlı sultanları yakınlarının mezarlarını da ziyaret ediyoruz.


Bülent Tokuçoğlu


 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
12 Mayıs 2013 18:16

sami

''Beşşar Esad’dan reform beklentisi yüksekti. Özgürlüklere geçirilmiş kelepçenin neden kırılamadığına dair en iyimser tevil şu: Esad reforma arzulu ama Baasçı kadro direniyor. ''

''Bülent abi kahin gibisin, geleceği görmüşsün. Şimdi Suriye yapamadığı demokratikleşmenin bedelini en ağır şekliyle ödüyor...

Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.