Leyleği Havada Görmek

04 Şubat 2018 17:47 / 663 kez okundu!

 

 

“Bendeniz Mustafa Cengiz Bilir. Ege'nin incisi İzmir'de uzun yıllar boyunca yaşam sürdüm. İlk yurt dışı seyahatimi 1988 yılında İsviçre’ye yaptım. O yıllardan bu yana da 10-15 günlük git gellerle yaklaşık olarak 30 ülkeye ve 100 şehre keşifler gerçekleştirdim. Türkiye’nin ise bugüne kadar dörtte üçünü gezip gördüm.” Gezginler dünyasında Benjamin Button'a benzerliğiyle dikkat çeken M. Cengiz Bilir’in yazılarına devam...

******

 

Leyleği havada görmek

“Ateş önce kendini yakar,
su kendini ıslatır,
ve yol önce kendinde yürür.
Belki de bu yüzden; bütün korkularından sıyrılıp,
kendinde yürüyebilmektir yaşamak... (MCB)

 
Bendeniz Mustafa Cengiz Bilir. Ege'nin incisi İzmir'de uzun yıllar boyunca yaşam sürdüm. İlk yurtdışı seyahatimi 1988 yılında İsviçre’ye yaptım. O yıllardan bu yana da 10-15 günlük git gellerle yaklaşık olarak 30 ülkeye ve 100 şehre keşifler gerçekleştirdim. Türkiye’nin ise bugüne kadar dörtte üçünü gezip gördüm diyebilirim. 2017 yılının Kasım ayı başlarında yol ve hayat arkadaşımla birlikte Nepal’den başladığımız uzun erimli gezimizi Hindistan ve Tayland rotasında sürdürmekteyiz. An itibariyle Laos’tayız. Kendimi ne turist ne de gezgin olarak tanımlamak istemem. Daha çok kendi halinde gezen birisiyim demem pek makbul olacaktır. Seyahatlerim sırasında ziyaret ettiğim ülke ve kentlerde özellikle tapınakları, mümkün olduğunca mezarlıkları, yerel pazarları, kentin arka sokaklarını ve kırsalı gezmeye özen gösteririm. Bir kenti yürüyerek ya da mutlaka toplu ulaşım araçlarını kullanarak gezmek olmazsa olmazımdır. Taksi ve pahalı ulaşım araçlarını zorunlu olmadıkça kullanmamak benim için birer hayat felsefesidir. Çoğunlukla belirlediğim bütçenin dışına çıkmam. Giderlerimin pek çoğundan tasarruf etmeye çalışsamda, beslenmemden asla ödün vermem ve bu konuda tutumlu olmaya çalıştığım görünmemiştir. Yolda olan bir kişinin beslenmesine özen göstermesi ve sağlığına dikkat etmesi gerektiğine inananlardanım. Öte yandan gezilerim sırasında genellikle bütçeme uygun hesaplı hostel, pansiyon ve konukevlerinde kalmak önceliğimdir. Bunun yanı sıra Couchsurfing (herhangi bir bedel ödemeden, bu işe gönüllü kişilerin evinde konaklama sistemi) olanaklarından da yararlanmayı fırsat bildiğim bir başka gerçektir.

Yolculuklarım boyunca mutlaka günlük tutarım. Günlüğün dışında daha sonra yazacağım uzun metinler için kısa notlar aldığımda olur. Bunun yanı sıra çeşitli kaynaklardan da yararlanırım. leylegihavadagorduk.com sitesinin kurucusu ve yazarıyım. İlgili seyahat blogunu kurmaktaki amacım; gezi boyunca yakınlarımın ve ailemin sorularına ayrı ayrı yanıt vermek yerine, bu şekilde toplu yanıt verebilme kolaylığını tercih etmiş olmamdır. Ancak sitedeki yazılarımı okuyan ve beni takip eden seyahate meraklı kişilere de bir faydam dokunursa, bu beni ayrıca mutlu eder. Gittiğim ülkelerin güzel, iyi ve olumlu yanlarını olduğu kadar, kötü, çirkin ve olumsuz yanlarını da yazmaktan çekinmem. Hatta bu tür ülkelerin insanlarının yaşadıkları sorunları da paylaşmayı ilke edinenlerden olduğumu söyleyebilirim. Sosyal medya hesaplarımda gezdiğim ülkelerle ilgili sürekli olarak; pembe şeker paylaşımlarda bulunup ülkeyi güllük gülistanlık bir yermiş gibi göstererek insanları yanıltan biri olmaktan hep uzak durmuşumdur ve bu tür popülist tavırlardan doğrusu kaçınmış bir kişiyimdir. 

Bir gezi öncesi; rota, bütçe, ekipman, olasılıklar ve beklenilmeyen haller konusunda bir hazırlık yapmış olsam da, yola çıktıktan sonra bazen planımın dışına çıkarak kendimi yolun olağan akışına bırakmışlığım da olmuştur. Gezide güvenlik konusunda önsezilerime güvenirim. Kendi ülkemde tehlikeli olduğunu bildiğim için girip çıkmadığım mekan ve çevreler benzeri yerleri gezi sırasında da ziyaret ettiğim görülmemiştir.

Alıp başımı gitme hayalimin; ilkokul çağlarımda tanıştığım çizgi romanlarda ve ortaokul sıralarında bir solukta tüm eserlerini okuduğum Jules Verne’nin kitaplarında betimlenen coğrafyaları keşfetme isteğiyle başladığını söyleyebilirim. Fakat eğitim, askerlik, evlilik, çocuk büyütme, iş yoğunluğu, mal-mülk edinme, ev ve tencere-tava taksiti ödeme, boşanma, yeni bir yuva kurmaya zaman ayırma gibi nedenlerle bu hayalimi hep ertelemek zorunda kaldım. İtiraf etmeliyimki; korktum, sahip olduklarımdan vazgeçemedim, yakınlarımın bana ihtiyaçları olduğunu düşündüm, açıkçası göze alamadım. Sonra bir gün; hayallerini gerçekleştiremeden bu dünyadan göçüp giden babamı ve “AN’lar” şiirinin yazarı Borges’i düşündüm. İçim acıdı… Kendim için cesur bir adım atmamdaki en büyük neden olan bu iki dramatik olay üzerine iki yıl önce; hayat arkadaşımın da desteğiyle, her şeyi geride bırakıp yola çıkmaya karar verdim. Bir yıllık planlama ve bir yıllık hazırlık sürecinin ardından da 01.11.2017 tarihinde tek yön bir Nepal-Katmandu biletiyle yollara düştük. İyiki de düşmüşüz. Çünkü hayatta hiçbir şey için geç değilmiş, bunu öğrendik.

Seyahat amacımı; yeni kültürleri keşfetmek, tatmadığım yerel lezzetleri tatmak, farklı coğrafyalarda yaşayan insanların yaşam koşullarına, acı ve sevinçlerine tanık olup bunları başkalarıyla paylaşmak olarak özetleyebilirim. Ayrıca çıktığım bu yolun, şimdiye kadar kendime yaptığım en iyi yatırım olduğunu da belirtmek isterim."

 

M. Cengiz BİLİR

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.