SEFERİHİSAR

30 Ekim 2010 23:32 / 3565 kez okundu!

 


İşte Seferihisar…
İlçenin İzmir girişinde bir yatılı bölge okulu var…
Bir site gibi…
Size ilk hoş geldin diyecek yer orasıdır…
Hele pazar günleri akşama doğru İzmir’den geliyorsanız minibüsle, o çocukların İzmirli, Seferihisarlı olmadığını hemen anlarsınız...

Hele okulun ilk açılışında evlatlarını okula bırakan anaların gözyaşları yürek kıyar… Bingöl’de, Bitlis’te aklım erer yatılı bölge okullarına. Çocukları “rehabilete” etmek, yeni dillerini öğretmenin kolay eğitim ortamı düşünülmüştür…
Ve tüm yatılı bölge okulları yerleşim alanlarının en az iki kilometre uzağındadır. Seferihisar’da da 2 km. uzaktadır…
Ama neden Seferihisar?
Mübadelelerde boşaltılmış bir yerleşkenin yeni sosyal yapılanması düşünülmüş olmalı…
Ama bugün de ayni işlevde ama doğu ve güneydoğu kökenli ailelerin çocukları ağırlıkta…
Öğretmenlerin işi kolay olmalı. Çocuklar Türkçeyi anlatacak kadar biliyorlar!!!!!
İlerliyoruz ilçeye…
Bir rampadan görünür; hemen tamamını görürsünüz. Ve girişlerde olan levhada şu kayıtlar vardır: Seferihisar, nüfus 27000, rakım 100. Bu tabela üç ay evvel değişti. Daha önce nüfus 17000 idi. Seferihisar 10000 artmış iki tabela değişiminde… Bu artış alınan göçtendir.
Peki, ne oluyor da artıyor? İlçede ekonomik yapı, sınai bir üretim yok. Tamamen tarım ve turizme dönük bir yaşamdır. Bu on bin artış nasıl bir yerdedir? Ne yapar?
Seferihisar, ilçe merkezi olarak ve mücavir alanları olarak değerlendirilebilir bir yer.
Mücavir alanları: Sığacık, Ürkmez, Özdere’dir.
Deniz kenarındadırlar.
Turizmi ise kapalı alan turizmidir. Yani yazlıklar, plaj. Dıştan gelenleri konaklatan otel, motel, pansiyonculuk vardır ama boyutu çok düşüktür. Narenciye ve zeytindir ana ekonomik ürünü.
Bir mahallesi var Seferihisar’ın. Tepecik mahallesi. İlçe çıkışında bir köprü vardır. Bu köprüden iki km. uzaklıktadır. 7500 nüfuslu bir mahalledir. Mahalle sakinleri hepsi doğu ve güneydoğu kökenlidir. Bunlar tarım işçiliği yaparlar. Mandalina, zeytin toplarlar. Mevsimliktir işleri. Kendi içlerine kapanık yaşarlar.
Dört sene evvel bu mahalleye kitlesel saldırılar olmuş. Nedeni ise bir otomobil park etme olayı imiş. İlçe bu mahalleyi kuşatmış. Sloganları tahmin edersiniz…
Hiç biri terk etmemiş.
Ailecek çalışıyorlar.
Mandalina toplama gündeliği 25 lira… Zeytinin de... Ev temizliği günlük 50 lira.
Orada yaşayıp denizi görmeyen kadınlar var. Bulundukları mahalle denize dört km. uzakta olduğu halde.
Bu kapanıklık doğaldır ki egemen ideolojiyi yani tutuculuğu yükseltiyor. Kimlik korkusu şimdilik yok ama hep aynı mahallede kapalı yaşıyorlar.
Mandalina bahçelerinde, zeytinliklerde ötekileştirilmiş duygular içindeler.
Bense gündelikleri mevsimlik olmak kaydıyla 25 lira olan bu insanların o parayı cebine koyarken, aklında yaşadığı ama dillendiremediği “eşit, özgür, demokrat” bir ülkenin özlemi olduğunu düşünüyorum.
Dahası var da.
Bir şiirle bitirelim bugünkü Seferihisar’ı.

“Özlemler ektik
Nutuklar eskidi
Gülmeyi çın çın dileriz.
Merhaba sıcaklığı cihana değer.
Özlemler ektik
Gül bitecek sabırlardayız…"


Kerim Yılmaz Kurucu

23.10.2010 - Seferihisar

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
31 Ekim 2010 02:43

nuhungemisi

Beynine, diline sağlık Kerim... Hüzünlendirdin, derin düşüncelere attın beni... Umarım hepimiz alınması gereken dersleri alır bu gidişten... Sen elinden geleni yaptın işte... İyik ki sana ısrar etmişim, bize köşe yazarı ol diye... Canım kardeşim, sevgilerimle.
31 Ekim 2010 00:12

ERTUĞRUL BARKA

Sayın KURUCU,

Hakkında çok olumlu düşünceler olan Belediye Başkanı'nız Tunç SOYER ile görüşünüz ve bu görüş, düşünce ve duygularınızı paylaşın. Seferihisar'ımız için iyi ve güzel olanları el ele birlikte üreteceğiz.
Güzel yazınız için de kutluyorum.
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.