'YAŞ'' KARARLARININ ÇIKMAZINDA TÜRKİYE PANORAMASI

08 Ağustos 2010 16:54 / 1111 kez okundu!

 


En asgarisinde ortak noktalarda buluşmak ve yürümek mutlaka çok doğru, fakat demokrasinin en asgarisinde buluşmayı anlayamıyorum. DEMOKRASİ buluşma noktasından ziyade birleşme noktasıdır. REFERANDUM'da HAYIR'da buluşmak baskıcı, oligarşik devletçi yapıya betondan kale kazandırmak demektir.

Gerçekten olağanüstü günler yaşamaktayız. Bu yaşananlar bundan on yıl önce olsa herhalde borsa dip, faiz ve döviz tavan yapardı.

Açılım böyle birşey olsa gerek.

Düşünüyorum da, abandone olmuş durumdayız. Şu 12 eylül anayasasını hazırlayanlar gerçekten ne yaptıklarını biliyorlarmış.

Önce CUMHURBAŞKANLIĞI seçiminde "411 el kaosu"nu yaşadık. Arkasından bazı siyasi parti kapatma isteklerini ve sonuçlarını izledik. Derken bir gün AÇILIM adı altında bir tartışmadır başladı. Ne olduysa ondan sonra oldu. Bir taraftan ERGENOKON ve DARBE girişimleri açığa çıkarken, bir taraftan da ekonomik kriz tüm dünyayla beraber ülkemizi de kıskaca almağa başladı. Ne hikmetse tüm olumsuzluklara rağmen hem siyasette hem ekonomide KAOS, KRİZ, KORKU beklentileri hep boşa çıktı.

Hemen hemen toplumun tüm katmanları bir anda herşeyi tartışır, değerlendirir oldu. Bir taraftan belgeler ortalığa saçılırken, diğer taraftan demokratik talepler tüm manipülasyonlara rağmen gittikçe artmakta, herkes herşeyden haberdar olmaya başlamakta. Gittikçe STATÜKO sıkışmakta. Statükodan nemalananların rahatı kaçmakta, yerlerini en azından koruma için, toplumu ayrıştırmaktan çekinmemektedirler.

Hele bir de ANAYASA değişikliği ile siyasi otorite harekete geçince, otuz yıllık kurulu düzen temellerinden sarsılmaya başladı. Toplum nezdinde meşruiyetini yitiren yapı tekrar toparlanabilmek için bu sefer her türlü gizli açık kanallarını harekete geçirerek bunun önüne geçmeye çalıştı.

Bunları sade ve açık bir şekilde görüyoruz.

Değişikliğin meclis çalışmalarında şaşkına döndük. Sosyal demokrat tabir ettiğimiz SİYASET bırakın katkı koymayı, en sert muhalefet örneğini gösterdi, "ideolojik" olarak tam ters zannettiğimiz partilerle. Yanında bir de (zımmen) kurulmasına olanak sağlanan ''KÜRT''partisinin de aynı çizgide karşı çıkışını izledik.

Meclis dışına baktığımızda da durum farklı değil. Bir taraftan HSYK, DANIŞTAY, YARGITAY, AYM, diğer taraftan ''bir zamanlar devrimci'' zannettiğimiz hukuk örgütleri, sendikalar hepsi DEVLETÇİ oldu çıktı. Derken TERÖR acımasız yüzüyle, işbirlikçileriyle birlikte her tarafta boy göstermeğe can almağa başladı.

Hepsinde görünen, mevcut yapıya dokunulmaması üzerine mazeret üreterek REFERANDUMUN engellenmesine yönelik müthiş bir çalışma.

Buna şimdi bir de son ''kale'' olan "ORDU"daki terfi ve atamalar konusunun alışagelmişliğinin olmaması, hukuka göre siyasi otoritenin istediğinin olması eklenince gizli kapaklı hiçbir şeyin kalmadığını görmekteyiz.

DEMOKRASİ herhalde bu olmalı. Herkesin, her kesimin yaptıkları ya da yapamadıklarının, hesap verilebilinir hale getiriliyor olması olmalı.

Bir tarafta acemi erin eline ceza diye bomba verme, suçüstü yapılan bir sivil askerin provakasyonuna verilen cezayı kaldırma ve o cezayı veren savcı ve hakimleri tarumar yapıp dağıtma, teröristleri tespit eden heron görüntülerine rağmen önlem alınmayarak şehitler verme, diğer taraftan bazı ilçelerde yapılmaya çalışılan provakasyonlarda suçüstü yakalanmalar. Ama YAŞ atamalarında en ince politikalar üreterek, eski dayatmalara göre dediğini yaptırmaya çalışarak direnmeler.

Tüm bunları şartlanmışlıktan uzak bir şekilde değerlendirdiğimizde, sadece REFERANDUM ile değişikliği evet'e çevirmenin yetmeyeceğini de görmeliyiz. Önce değişimin sağlanması, daha sonra seçimlerde hangi parti gelirse gelsin ya da koalisyon ortamı olsun toplumun kazanımlarını, toplumla beraber korumanın yasal demokratik yollarını mutlaka kullanmalı ve gelişimi için baskıcı olmak durumundayız.

Benim gördüğüm resimde gelecek beklentim bunlar. En asgarisinde ortak noktalarda buluşmak ve yürümek mutlaka çok doğru, fakat demokrasinin en asgarisinde buluşmayı anlayamıyorum. DEMOKRASİ buluşma noktasından ziyade birleşme noktasıdır. REFERANDUM'da HAYIR'da buluşmak baskıcı, oligarşik devletçi yapıya betondan kale kazandırmak demektir.


İsmail Hakkı Atılgan

08.08.2010

Son Güncelleme Tarihi: 10 Ağustos 2010 23:04

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.