HAAAYIR mı, hayır mı? Yoksa ne?

18 Temmuz 2010 22:51 / 1372 kez okundu!

 


Sihirli bir kelime bu. Bu kelimeyi kullanmak çok dikkat istiyor. Konuşma esnasında ya da bir fikri, bir anlatımı kaleme alırken, ifade ederken (hayır) kelimesini kullanmak ses tonuyla veya cümlenin yüklediği anlamla doğrudan ilişkili. Bu kelimeyi kullandığınızda geriye dönüş yok.

Geriye dönebilmek için mazeret üretmeniz, "ama, fakat" gibi kelimelerden medet beklemeniz gerekiyor.

Keza aynı kelimeyi (hayır'ı) kullanırken yumuşak bir tonda kullanır, cümle içerisinde anlam yüklerken dolaylı onayı ifade etmek istiyorsanız, karşı bir ifade kullanmadığınızın da göstergesi oluyor. Mesela yeni bir işe başlıyor veya ilişkiye giriyorsunuz, muhatabınız sizden bir cevap bekliyor, siz (hayırlısı olsun) diyorsunuz yani olumlu ya da olumsuz bir görüş belirtmemekle birlikte muhatabınıza inisiyatif tanıyorsunuz.

Peki (evet) öyle mi? Bu kelime başlı başına bir anlam. Buna yükleyebileceğiniz fazlaca bir şey yok. Cümle içerisinde hangi tonda kulanırsanız kullanın veya ifade edin, doğrudan onayınızı ifade etmiş oluyorsunuz. Nedeni önemlidir ama onay olduğundan katıldığınızı, inandığınızı, devam etmek istediğinizi muhatabınıza belirtiyorsunuz. Onun bu ifadeye söyleyecek fazlaca bir şeyi yok.

Şimdi bu belirmeyi yaptıktan sonra; toplum olarak önümüzde cevaplanması gereken hayati anlamda bir soru duruyor.

EVET Mİ? HAYIIIR MI?

Yani refendumda (mührü) hangi soruya onay olarak vereceğiz? Bazılarının dediği gibi, cevap vermeme “lüksümüz” olamaz.

EVET demek kolay, gerekçeleri yıllardan beri bize bakıyor.

HAYIR diyeceksek, adama sorarlar; NEDEN HAYIR?

Bu hayır'ın gerekcesi, evet'in yeteri kadar cevabı olmadığı için mi? Yoksa mevcut sistemin değişime uğramasını istemeyişimiz mi?

Burada kimse “kıvırmamalı”. Açıkca onaylayacağı “hayııır”ın, hayır'lara vesile olmayacağını, mevcut vesayetci oligarşik yapının devamına onay vereceğini söylemeli ve onun getirilerinin işine geldiğini söylemelidir. Sonra da ortaya çıkıp DEMOKRASİ dersleri vermeğe kalkmamalıdır.

Şimdi bakıyorum (HAYIIIRCI) cephede bir hazırlık var. Aslında anayasanın tamamının değişmesi gerekiyormuş, yani değiştirilmesi dahi teklif edilemeyecek maddelerin de değişmesi gerekiyormuş, bu olmayınca da evet demenin fazlaca bir kıymeti yokmuş, dolayısıyla AKP değişikliliğine onay vermek, gerçek değişikliliğe revizyon yaptığından, ileride bu maddeler bir daha gündeme gelmeyebilirmiş. Onun için HAYIIIIR denmeli, AKPye bir ders verilmeliymiş.

Hani adam adama derler ki; yahu arkadaş kulağın burada, doğrudan göstersene ne dolanıp duruyorsun!

Ben soruyorum bu arkadaşlara, bu değişiklik paketi görüşülürken nerelerdeydiniz? Mecliste değişme teklif edilmeyen maddelere siz değişiklik teklif ettiniz de, azınlığa hükmeden anti-demokrat AKP, önerinizi “RET” mi etti?

Sevgili arkadaşlar! Tabii ki çevre sorunlarımız, yerel sorunlarımız, hatta doğal detoks, kültür sorunlarımız var. Daha birçok çözüm önerilecek sorunlarımız, tartışılacak konularımız var. Ama bu hayati bir konu bence ve topluma söylenecek, önerilecek, tartışılacak ve karar verilecek bu sorun öncelik taşıyor.

Zaman dar, süre kısa. Değerli fikirlerinizle bir platform oluşturmakta fayda var sanıyorum. Sizlerin de özgün görüşlerinizi, yorumlarınızı bekliyorum.


İsmail Hakkı Atılgan

18.07.2010

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.