Ölüm oruçları ya da “fedai intiharı” nasıl biter?

25 Mart 2019 12:00 / 1166 kez okundu!

 

 

Ne yazık ki günümüzde hala ölüm oruçlarını politik olarak kullanma heveslisi yapılar mevcut. Hendekleri kazıp “halk savaşı” başlatarak Öcalan’ı kendi elleriyle tecrit edenler alçakça bir suskunluk içindeyken, bu politikadan habersiz zavallı gençler bilerek ölüme itiliyor.

 

****

 

Ölüm oruçları ya da “fedai intiharı” nasıl biter?

 

Ne yazık ki günümüzde hala ölüm oruçlarını politik olarak kullanma heveslisi yapılar mevcut. Hendekleri kazıp “halk savaşı” başlatarak Öcalan’ı kendi elleriyle tecrit edenler alçakça bir suskunluk içindeyken, bu politikadan habersiz zavallı gençler bilerek ölüme itiliyor.

Üstelik yanlış ölüm orucundaki Leyla Güven bile “Fedai eylemlerinde BULUNMAMANIZI istiyorum” diye haber gönderiyor. Buna rağmen üst yönetimin, onlara bilerek, bilmeyerek destek çıkanların rezil suskunluğu sürüyor. 

Twitter’da şöyle yazdım: “Leyla Güven; kendisi yanlış yaparak ağır çekim intiharla fedai oluyor ama hızlı çekim intiharcılara karşı çıkarak doğru yapıyor. Destek bildirisi imzalayan “aydınlar” yanlış; -eğer varsa- “Ölümle oynamayın, ölüm oruçlarını hemen durdurun; politik mücadele ayrı bir sanat” diyen doğru yapıyor. İrfan Aktan sanki böyle demeye getirerek doğruyu arıyor... (Ölüme seyirci kalmak)

Zaten, imza bağımlısı aydınlar “ölüm oruçları hemen bitirilsin” demedikçe; devlet acilen ‘görmezden gelme’ politikasını bırakıp ölüm oruçlarına fiilen son vermedikçe; fedai eylemleri devam eder, cenazeler çoğalır. PKK/HDP ise “tecrit” meselesine çözüm için zavallı Kürt gençlerini ölüme sürmek dışında sivil, politik başka adımlar olduğuyla yüzleşmek ihtiyacında bile değil ne yazık ki... 

RTE nefretiyle gözleri kapanmış, ‘başı açık kadın gerilla’ fotoğrafından haz duyan; zamanın ruhundan, değişimden ürken, fikirlerini değiştirme tembelliğinden hoşnut Oblomovcu, İslamofobik, eskinin sahte romantik devrimcileri, aydınları!..

Bu konuda yanlış destekler vererek, ölüme teşvik bildirilerine imza atarak ya da sessiz kalıp uluslararası kamuoyundan destek bekleyerek, Türkiye’yi zora sokacak kararlar umarak; Doları gün be gün takip edip, zıplama ihtimallerinden haince zevkler devşirerek; 

sonuçta PKK/HDP’nin kötü politikalarına, berbat taktiklerine, yeni suçlarına suçlarına ortak oluyorsunuz sad 

Saflarınızda cesur bir özeleştiriye, atılımcı bir yenilenmeye hiç bu kadar ihtiyaç olmamıştı.

Dağlarda ya da hapislerde, ülke içinde ya da dışında, Kürt ya da Türk gençlerinin ölümlerine dur demenin biricik yolu aslında bellidir:

PKK, Türkiye’ye karşı savaşmaktan vaz geçtiğini açıklamalı; güçlü bir özeleştiri ile tüm izleyenlerini demokrasi, özgürlük, barış, refah ve adalet için Türkiye ile birlikte çalışmaya davet etmelidir!

Böyle bir adım hem Türkiye’nin hem de tüm Mezopotamya’nın kaderini değiştirir. Ölümlerin, savaşların, gözyaşlarının çoğu anında biter...

Bu yüzden, PKK/HDP saflarında buraya yoğunlaşmayan her fikir, her taktik artık daha da kirlidir... 

Her gelen gün, yeni gençlerin ölüm haberleriyle kirlendikçe; “neden PKK/HDP’yi böyle bir adım atmaya zorlamak için çabalamadım?” sorusuyla daha çok yüzleşeceğiz sad

Vesselam.

 

İlhami MISIRLIOĞLU

25/03/2019, İstanbul

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.