'MİLLETİN AÇTIĞI BU DEMOKRASİ KAPISI BİR DAHA ASLA KAPANMAYACAK'

15 Temmuz 2019 20:31 / 794 kez okundu!

 

 

Cumhurbaşkanlığı tarafından, 15 Temmuz 2016 darbesinin 3. Yıldönümü dolayısıyla gerçekleştirilmiş bir kısacık film, ülkemin de benim de hayatımın bir kısmını özetlemiş gibiydi...

1. 27 Mayıs 1960 darbesinde ilkokul üçüncü sınıftaydım. Sabah okula giderken sokak başını kesen bir asker “eve geri dön, ihtilal oldu” dedi. Eve geri döndüm. Halk CHP destekli darbeye karşı direnemedi, bir yıl sonra sahte davalara dayanarak Başbakan Menderes ve iki bakanını idam ettiler. Ancak aynı halk, 3 yıl sonraki ilk seçimde ve ardından gelen 1965 seçimlerinde Menderes çizgisine yakın olanları iktidara getirdi.

2. 12 Eylül 1980 darbesinde İGD, TKP davaları nedeniyle fotoğraflarla aranmaya başladım....

 

****

 

Milletin açtığı bu demokrasi kapısı bir daha asla kapanmayacak!” 

YOUTUBE.COM

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü

#15TemmuzDestanı

 

Cumhurbaşkanlığı tarafından, 15 Temmuz 2016 darbesinin 3. Yıldönümü dolayısıyla gerçekleştirilmiş bir kısacık film, ülkemin de benim de hayatımın bir kısmını özetlemiş gibiydi...

1. 27 Mayıs 1960 darbesinde ilkokul üçüncü sınıftaydım. Sabah okula giderken sokak başını kesen bir asker “eve geri dön, ihtilal oldu” dedi. Eve geri döndüm. Halk CHP destekli darbeye karşı direnemedi, bir yıl sonra sahte davalara dayanarak Başbakan Menderes ve iki bakanını idam ettiler. Ancak aynı halk, 3 yıl sonraki ilk seçimde ve ardından gelen 1965 seçimlerinde Menderes çizgisine yakın olanları iktidara getirdi.

2. 12 Eylül 1980 darbesinde İGD, TKP davaları nedeniyle fotoğraflarla aranmaya başladım. Bir süre zor koşullarda saklandım, sonra TKP organizasyonuyla sahte pasaportla ülke dışına çıktım. Saklanırken de, yurt dışında da ülkemde yeniden demokrasi için çaba gösterdim. Cunta, darbe öncesi kendisinin de el altından kışkırttığı sağ/sol çatışmalarından yorulmuş halkı, bu kez de sindirmeyi başarmıştı. 1982 Kasım ayındaki anayasa reformuna % 92’lik destek verip bir an önce seçimli, partili yaşama dönülmesi pragmatizmini gösteren o halk, 1983 Mayıs ayındaki seçimlerde ise darbe lideri Evren’in işaret ettiği emekli general Turgut Sunalp’ın Milliyetçi Demokrasi Partisi’ni (MDP) değil, tersine “sakın seçmeyin” dediği Turgut Özal’ın Anavatan Partisi’ni çoğunlukla iktidara getirdi. Ben de 10 yıllık politik mültecilikten sonra 1992 yılında Turgut Özal’ın 141, 142 ve 163. maddeleri TCK’dan çıkarmasıyla yeniden ülkeme döndüm. 

3. Diğer darbeler gibi 15 Temmuz 2016 darbesi de Nato’cu, Amerikancı askerler aracılığıyla yapıldı. Bu kez doğrudan CİA kontrolünde ve Gülenciler eliyle... Yanlış Erdoğan nefreti nedeniyle CHP’lileri ve içinde eski yoldaşlarımın da olduğu çoğu solcuyu “Ak Parti devrilecek” diye umutlandıran ve bir biçimde destek verir duruma düştükleri bu darbe girişimi, dünya ve Türkiye direniş literatürüne girecek biçimde bir halk karşı koyuşuyla engellendi. Halk ilk kez gövdesini tanklara siper ederek bu hayasızca oyunu bozdu. Ben de emekli bir eski eylemci olarak darbe anından itibaren direnen halkın yanında tavır aldım. 

Eski yoldaşlarıma da değişik kanallardan çağrılar yaptım ve özetle dedim ki

Ne oldu tumturaklı Marksist tahlilciliğimize? Hani sınıfsal değerlendirmeler, kitlelerin gücüne inanç, halkın darbeciliğe direnişinden ders çıkarmalar? Varsa yoksa "darbe değil tiyatro" söylemleri ve kaçtığına koşan, kızdığına tapan "tersinden RTE sevdalıları"... Her olanı biteni tek kişinin planına, oyununa bağlayarak aslında kendinizi bile bile RTE'ye zincirlediğinizi fark etmek için emin olun bu günden daha uygun bir tarihsel an olamaz...

Başaramadılar diye "tiyatro" dediğinize göre; yoksa siz de, bir darbeye ancak başarılı olduğunda mı darbe diyebilenlerdensiniz?

Dünyanın gözü önünde gerçekleşen ve tarihe geçen muhteşemlikte bir "darbeye karşı sivil direniş" olmuşken; kendinizi yanlış tahlillerle bu sürecin dışına düşürmeyin ne olur? 

Kelepçelenip götürülen ve ekranlardan izlenen darbeci askerlere üzüleceğinize; "biz nasıl oldu da kendimizi bu kadar sefil bir halk karşıtlığına sürükledik?" diye düşünmek iyi olurdu...

Bundan sonrasında aşırılıklar olmaz mı? Elbette olacaktır. Ancak bu aşırılıklara karşı da duracak olanlar da yine, darbeye direnen halkla kolkola olanlar olacaktır. 

Türkiye yeni ve güzel bir güne uyandı... Gelin siz de uyanın artık; daha fazla gecikmeden, amasız fakatsız olarak darbeyi, darbeciliği lanetleyin... 

Aşırılıklarla mücadele edebilmek için, önce gelin darbe karşıtlarıyla barışın, yan yana durun... Her şeyi bir kişiye ya da komplolara bağlayarak kendinizi politikanın dışına düşürmeyin. Herkese sükunet, sağlıklı düşünme yetisi ve halkına inanç duyabilme becerisi dilerim.

İşte böyle...

3 yıl sonra dönüp yeniden geri baktığımda görüyorum ki söylenecek her şey söylenmiş. Başka söze gerek yok!

Darbeye karşı halkın sokaklara dökülerek 251 kişinin ölümü, binlerin yaralanması pahasına darbecilerin oyununu bozmasıyla artık ülkemizde darbe yapmak o kadar kolay olmayacak. 

Umarım bu kısa filmde de çok güzel biçimde dile getirildiği gibi “milletin açtığı bu demokrasi kapısı bir daha asla kapanmayacak!” 

Vesselam.

 

İlhami MISIRLIOĞLU 

15/07/2019

 

Son Güncelleme Tarihi: 20 Temmuz 2019 13:15

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.