İdeolojik Körlük ve Politik Saplantının Mimarı

28 Ekim 2019 18:52 / 739 kez okundu!

 

 

Suriye ve Barış Pınarı konusunda Oya Baydar tarafından kafası karıştırılmaya çalışılan bugünün üniversitelilerine duyurulur. Aman dikkat!

 

****

 

İdeolojik Körlük ve Politik Saplantının Mimarı

 

Oya Baydar, Barış Pınarı harekatını kınayıp, bir grup aydınla birlikte bildiri yayınlayarak CHP'yi 'içi yanarak' harekata destek verdiği için eleştiriyor. >>> CHP’ye mektubumuzdur! - Oya Baydar

1974'de bir kez kandım buna benzer sözlerine Oya Baydar'ın, ki o sırada 15 Temmuz'da Kıbrıs'ta faşist Sampson darbesi yapılmış ve yasal cumhurbaşkanı Makarios kendisini helikopterle Malta'ya atarak canını zor bela kurtarmıştı. Garantör ülkelerden birisi olan Türkiye bu darbeye karşı koymak için diğer iki garantör ülkeye çağrıda bulundu. Makarios'un İngiliz üslerini çıkarma eğiliminden rahatsız olan İngiltere oralı olmadı. Kıbrıs'taki darbenin arkasındaki asıl güç olan faşist askeri cunta tarafından 7 yıldır yönetilen diğer garantör Yunanistan da bize kulak asmadı.

Başbakan Ecevit’in diplomatik temaslarından sonuç alınamayınca, Türkiye duruma tek başına müdahale etmeye karar verdi. 20 Temmuz sabahı “Barış Harekatı” başladı.

Üç gün süren harekatın ardından Türkiye ateşkesi kabul etti (22 Temmuz, 17.00). Harekatın üçüncü gününde Rum tarafında da beklenmeyen bir gelişme oldu. Darbe lideri faşist Sampson, başkanlık görevini, Temsilciler Meclisi Başkanı Glafkos Klerides’e devrettiğini açıkladı. Sampson hala hapis cezasını çekiyor. Klerides, 5 ay boyunca, Makarios tekrar adaya dönünceye kadar başkanlık görevini yürüttü.

Kıbrıs’ta ateşkes sağlanmasıyla birlikte, Yunanistan’da da iktidar değişti ve 7 yıl süren cunta dönemi sona erdi. Paris’ten Atina’ya çağırılan Karamanlis “ulusal birlik hükümeti” kurdu. Böylece Türkiye’in iddiası bir anlamda doğrulandı, Barış Harekatı dolaylı yoldan da olsa Rumların yanısıra, Yunanistan’a da demokrasi ve barış getirmiş oldu.

Yaklaşık 5 ay sonra, 7 Aralık 1974’te adaya dönebilen Makarios ise, Glafkos Klerides’ten devraldığı görevi, hayatını kaybettiği 3 Ağustos 1977’e dek devam ettirdi.

ABD'nin büyük baskılarına rağmen atılan bu adım sırasında TSİP üyesiydim ve Kitle/İlke dergilerinde 'Bağımsız Kıbrıs' savunularak Türkiye'nin bu adımına karşı çıkılmıştı. 'Nato ordusu adaya barış getiremez' sloganıyla hem birinci hem de ikinci harekatı eleştiren TSİP'in bu politikasının mimarı da Oya Baydar idi frown 21 yaşında bir üniversiteli olarak mırın kırın etmeye çalıştıysam da o sıradaki TSİP İzmir yöneticileri Aybey ve Abidin tarafından 'ikna' edildim frown Hatta TSİP 1975 Temmuz'unda Aydın'da 'Bağımsız Kıbrıs' mitingi yaptı. Biz İzmir'den gelenlerle birlikte 50 kişiydik, etrafımızı çevirip bizi linç etmek isteyenler ise 500 kişiydi. Polis bizi zor kurtardı frown Gerçeklerden bu kadar kopmamızı getiren ideolojik körlük ve politik saplantımızın mimarlarından olan Oya Baydar'ın yaklaşımında bir milimlik bile gelişme olmamış. Neredeyse aynı cümlelerle hala kendisini önemseyenleri yanlış yollara sürüklemeye devam ediyor. 45 yıl aradan sonra hala izleyici buluyorsa bu onun başarısı ama şimdi izleyenlerinin şaşkınlığıdır frown

Çünkü o günden sonra Kıbrıs'taki katliamlar sona erdi. Türk tarafına geçip direkten Türkiye bayrağını indirmeye çalışan ve vurularak ölen motosikletli eylemci dışında iki taraftan da ölen olmadı. Rum tarafı yüzünden iki ülke birleşemedi (Annan planını Türk tarafı kabul etti, Rumlar reddetti) ama 'Nato ordusu' ola TSK, bir anlamda adaya 45 yıllık bir barış getirmiş oldu, üstelik NATO'ya ve ABD'ye rağmen wink

Suriye ve Barış Pınarı konusunda Oya Baydar tarafından kafası karıştırılmaya çalışılan bugünün üniversitelilerine duyurulur. Aman dikkat!

Vesselam.

 

İlhami MISIRLIOĞLU

28.10.2019

 

Son Güncelleme Tarihi: 28 Ekim 2019 19:08

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.