HDPKK NE YAPMALI?

30 Mayıs 2020 08:43 / 1405 kez okundu!

 


"Unutmayalım ki bir ülke, bir partinin (HDP’nin); silahlı şiddet uygulayan, canlı bombacı, çocuk askerci, ayrılıkçı bir örgütlenmenin legal vitrini olmasına, ancak GEÇİCİ bir süre izin verebilir; eğer o parti, silahlı örgütü (PKK’yi) silahlarını bırakmaya ikna etmek için sahici, inandırıcı bir çaba içinde olduğunu ispatlarsa..."

 

****

 

HDPKK NE YAPMALI?


Durumu özetleyelim: Bir arkadaşım “HDP liler mağdur mu, zalim mi..?” diye sorarak devam etmiş: “Ne zaman HDP’lileri eleştirsek hemen, “Amacınız nedir, HDP her gün mağdur ediliyor vb. vb.” Neden mağdur ediliyorlar, kim mağdur ediyor? 30 yıldır mağdurluğu kendilerine savunma zırhı yapmışlar. HDP’yi önce örgüt mağdur ediyor, sonra da devlet. Norveç’te İsveç’te de olsanız, şiddet uygulayan bir örgüt tarafından yönetilirseniz, şiddete karşı tavır almazsanız başınıza benzer şeyler gelir. 

 

Misal ben ile sen her gün PKK şiddetini eleştiriyoruz, Mecliste siyaset yapan bir parti neden eleştirememektedir, onlara kim engel olmaktadır? PKK şiddetinin hangi Kürde faydası vardır? PKK şiddeti var oldukça HDP’lilerin gün yüzü görmeyeceğini ben ile sen biliyoruz da HDP'liler bilmiyorlar mı?” demiş.

 

Çok da güzel demiş smiley 

 

Başka bir arkadaşım da bu notun altına yorum eklemiş ve “PKK silah bırakırsa elimizdekinden de oluruz diye düşünen bir kitle de var ortada...”

 

Önce çok önemsedim bu sözleri onun söylemesini, sonra birden fark ettim ki burada sadece HDP içindeki Türk radikal solcularını kastediyor. Oysa “PKK silah bırakırsa elimizdekilerden de oluruz diye düşünen kitle” asıl olarak, HDP’nin ana omurgasını oluşturan PKK yanlısı Kürtlerdir. O kesimin unutulmasına takıldım smiley İyi ki takılmışım... 

 

HDP’nin yararlı ayrışmasını ben de destekliyorum. Bu ne anlama geliyor?

 

1. HDP içindeki Kürtler öncelikle sırtlarındaki kenelerden kurtulmalıdır. Yani ona yamanmış küflü Türk solculardan; ormanda saklandığı için hala 2. Dünya Savaşının devam ettiğini düşünen eskimiş Türk komünistlerden; sırtını YPG’ye dayamakla övünen gerilla özentisi marjinallerden arınmalıdır.

 

2. İslamofobik cephelerde kabul görme arayışlarını terk etmelidir.

 

3. “Seni başkan yaptırmayacağız” biçimindeki boşa çıkmış, başarısız politikasının hem Türkiye’ye hem Kürtlere ne kadar zarar verdiğini kabullenip, bunun özeleştirisini yapmalıdır.

 

4. Hendekçiliğin, ayrılıkçılığın, USA kuklası olmanın, canlı bombacılığın, çocuk askerciliğin, ‘başı açık silahlı kadın gerilla’ övgücülüğünün, silahlı şiddet taraftarlığının, saf kesimlere “Kobani’de Sosyalizm kuruluyor” diye yutturulan PolPotçuluğun açık öz eleştirisini yapmalıdır.

 

5. Unutmayalım ki bir ülke, bir partinin (HDP’nin); silahlı şiddet uygulayan, canlı bombacı, çocuk askerci, ayrılıkçı bir örgütlenmenin legal vitrini olmasına, ancak GEÇİCİ bir süre izin verebilir; eğer o parti, silahlı örgütü (PKK’yi) silahlarını bırakmaya ikna etmek için sahici, inandırıcı bir çaba içinde olduğunu ispatlarsa... 

 

6. HDP geçmişte elde ettiği -ne yazık ki aşırı bile sayılabilecek- şansını, küstahça ve hendek kazarak yanlış biçimde kullanmıştır. Bu konularda ciddi bir özeleştirisini görmedik, tersine darbeciler, darbe özlemcileri dahil bütün iktidar karşıtlarına sonsuz desteğini ilan ediyor, yeri geldikçe de bu desteği veriyor, bununla övünüyor ve üstelik karşılığını bekliyor. Artık bu politikaya son vermelidir.

 

7. HDP'ye bu ve benzeri konularda eleştirici yaklaşmanın, onun içindeki Kandil baronluğunu yeterince bilmeyenler ve çevredeki naif destekçileri için yararlı olacağını düşünüyorum. 

 

8. Eleştirileri nedeniyle HDP'den ayrılanları anlıyorum ama keşke içerdeyken daha açık biçimde ses verselerdi diyorum.

 

9. Hala HDP'de olanları da bu yüzden hala ‘önemsiyorum’ ve kof kabadayılıklara, hendek savunuculuğuna, şiddet taraftarlığına karşı daha net tavır almaya çağırıyorum.

 

10. Bu ülkeyi, Ak Parti, HDP ve diğer kimi kesimlerin içindeki kategorik şiddet karşıtlarının; yeni bir adil kardeşlik hukukunda uzlaşarak, özgürlükçü çizgide, yeniden birlikte değiştirmeye, demokratikleştirmeye devam etmesini istiyorum. 

 

11. Böyle bir adım hem Türkiye’nin, hem tüm yakın coğrafyamızın kaderini bağımsızlık, özgürlük ve refah yolunda sonsuza kadar değiştirecektir. 

 

Vesselam.

 

İlhami MISIRLIOĞLU

30.05.2020

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.