FAZIL SAY, ŞU ANDA BİR YANILMANIN EŞİĞİNDE Mİ?

07 Ağustos 2019 22:19 / 1507 kez okundu!

 

 

Zaten hayat yoldur, bir ömürlük maceramızı iyi yaşamak elimizdedir. Doğru seçimler yapmalı, hayatımızı ıskalamamalıyız.

Biz sıradan insanların yanlışı, çoğunluk kendimize zarar verir, Fazıl Say’ların yanlış adımları ise istemeden de olsa binleri etkiler, ülkeye zarar verir.

Biz onun peşine takılıp hata yapabiliriz ama o, Fareli Köyün Kavalcısı olarak bizi yanlış denizlere dökmemekle sorumludur.

 

****

 

   FAZIL SAY, ŞU ANDA BİR YANILMANIN EŞİĞİNDE Mİ?

 

Oryantalist Batının bağrındaki Doğulu Fareli Köyün Kavalcısı gibi olan Fazıl Say, bence şu anda bir yanılma noktasındadır.

Türkiye'nin her alanda oyun bozuculuktan, oyun kuruculuğa geçtiği; ülkede yerel ile evrenselin en estetik sentezlerine her alanda ihtiyacın doruğa çıktığı andayız. 

Gezi olaylarından hemen önceki, IMF denetiminden kurtulmuş, doların düşük, faizin düşük, enflasyonun düşük olduğu günlere benzeyen günlerdeyiz. O dönemde saçma bahanelerle üretilen Gezi olayları ülkeye milyarlarca dolara mal oldu. Ölen insanların, yaralananların kıymetini ise biçemiyorum :( Şu sırada da ülkemiz işgal, darbe girişimlerini, USD saldırılarını, ekonomik ambargoları, askeri tehditleri aşıp yeniden toparlanırken; faizlerin, enflasyonun ve doların düşmesinin keyfini çıkaracağına; büyük resmi gözden kaçıranlar tarafından yeniden tuzağa çekiliyor.

Kendimizi çok haklı sandığımız anlarda bile aradan birkaç yıl geçince aslında nasıl yanıldığımız ortaya çıkabiliyor. Türkiye’yi Akdeniz hidro-karbon kaynaklarından uzak tutmak isteyen USA, İsrail, S. Arabistan, BAE, Mısır, Güney Kıbrıs ve Yunanistan eliyle bize yine yanlış hedefler sunuluyor.

Kaz Dağları ile doğrudan ilgili olmayan, yanlış algıların peşine takılarak yapılacak yanlış çevrecilik günlerindeyiz yeniden. İyi, pozitif hiçbir şeyi görmek istemeyen, hatta tam tersini iddia eden Klasik #KategorikMuhalif çevre yeniden dehşetli bir faaliyet içinde.

Cahil bir muhalefet ülkemizin kaderi mi olmalıydı?

Türkiye zenginleşsin ama altın aramasın; enerji olsun ama nükleer olmasın; gazımız, petrolümüz çok olsun ama Amerika’nın dediğini yapalım, Akdeniz’e bulaşmayalım; istisnasız yapılan her köprüye karşı çıkalım ama yurt dışına gidip başkalarının köprülerinin görüntülerini sosyal medyada paylaşarak hava atalım; her tüneli, havaalanını kötüleyelim, açıldığında bir kulp takalım, sonra da unutalım; 15 yılda zeytin ağacı sayımızı 90 milyon adetten 180 milyon adete çıkaran hükumete “zeytin düşmanı” diyelim; orman yangınlarıyla en başarılı mücadele eden, orman alanını en çok arttıran ülke olduğumuz halde, “orman düşmanı iktidar” diye bir yalana tapalım; tarımda Avrupa’da 1., dünyada 7. ülke olduğumuz halde “tarımı çökerttik” yalanını tekrarlayarak kartopundan çığ yapalım; eskiden silahımızı, İHA’mızı, gemimizi, tankımızı, zırhlı araçlarımızı başta USA olmak üzere dışarıdan alır ama saman ihtiyacımızı kendimiz karşılarken, şimdi sadece bir miktar saman ithalini bahane edip savunma sanayiinde dünya listelerini altüst etmemizi görmezden gelelim; dünyanın Amerika ve Çin’den sonra 3. büyük gen bankasını kurmuş olan ülkemizin bu başarısını gölgelemek isteyenlerin yalanlarına sarılalım; dünyanın tek deniz altı boru sistemi ile Kıbrıs’a su taşımasını yapan hükumeti dövmeye devam edelim; su fakirliğimizi bilelim ama baraj yapmayalım… Bu liste daha da uzayabilir sad

Bu listeye ne yazık ki yer yer dahil olan kimi sanatçı arkadaşlarımız, dostlarımız için de bir iki sözümüz var.

Sanatçı duyarlılığımız kimi zaman yol göstericidir ama kiminde de yanıltabilir.

Oryantalist Batının bağrındaki Doğulu Fareli Köyün Kavalcısı gibi olan Fazıl Say, bence şu anda bir yanılma noktasındadır.

Üstelik Akdeniz ve Suriye’de savaş rüzgarlarının estiği bu tehlikeli momentte, peşinden gelenlerini, dinleyicilerini nereye götüreceği de sadece ona bağlı olmayan bir Fareli Köyün Kavalcısı…

Gidilecek yolu belli ki Kaotik süreçler belirleyecek. Ancak #kategorikmuhalif ya da #kategorikyandaş kesimlerin bu seçimden çok mutlu olmaması tercihimdir. Çünkü süreç, bu vesileyle her iki tarafın da az da olsa değişimine yol açacaktır. Bu alanda da sentezi aramak doğrudur, ölçümüz de estetik olmalıdır.

Alınacak epeyce yol var. Yol varsa umut da vardır.

Zaten hayat yoldur, bir ömürlük maceramızı iyi yaşamak elimizdedir. Doğru seçimler yapmalı, hayatımızı ıskalamamalıyız.

Biz sıradan insanların yanlışı, çoğunluk kendimize zarar verir, Fazıl Say’ların yanlış adımları ise istemeden de olsa binleri etkiler, ülkeye zarar verir.

Biz onun peşine takılıp hata yapabiliriz ama o, Fareli Köyün Kavalcısı olarak bizi yanlış denizlere dökmemekle sorumludur.

Vesselam.

 

İlhami MISIRLIOĞLU

07.08.2019

 

 Yazarın Fazıl Say ile ilgili önceki yazıları

> FAZIL SAY, ORYANTALİST BATI'NIN KALBİNDEKİ DOĞULU TRUVA ATI'DIR

> Fazıl Say 

 

Oryantalist Batının bağrındaki Doğulu Fareli Köyün Kavalcısı gibi olan Fazıl say, bence şu anda bir yanılma noktasındadır.

 

Türkiye'nin her alanda oyun bozuculuktan, oyun kuruculuğa geçtiği; ülkede yerel ile evrenselin en estetik sentezlerine her alanda ihtiyacın doruğa çıktığı andayız. 

Gezi olaylarından hemen önceki, İMF denetiminden kurtulmuş, doların düşük, faizin düşük, enflasyonun düşük olduğu günlere benzeyen günlerdeyiz. O dönemde saçma bahanelerle üretilen Gezi olayları ülkeye milyarlarca dolara mal oldu. Ölen insanların, yaralananların kıymetini ise biçemiyorum :( Şu sırada da ülkemiz işgal, darbe girişimlerini, USD saldırılarını, ekonomik ambargoları, askeri tehditleri aşıp yeniden toparlanırken; faizlerin, enflasyonun ve doların düşmesinin keyfini çıkaracağına; büyük resmi gözden kaçıranlar tarafından yeniden tuzağa çekiliyor.

Kendimizi çok haklı sandığımız anlarda bile aradan birkaç yıl geçince aslında nasıl yanıldığımız ortaya çıkabiliyor. Türkiye’yi Akdeniz hidro-karbon kaynaklarından uzak tutmak isteyen USA, İsrail, S. Arabistan, BAE, Mısır, Güney Kıbrıs ve Yunanistan eliyle bize yine yanlış hedefler sunuluyor.

Kaz dağları ile doğrudan ilgili olmayan, yanlış algıların peşine takılarak yapılacak yanlış çevrecilik günlerindeyiz yeniden. İyi, pozitif hiçbir şeyi görmek istemeyen, hatta tam tersini iddia eden Klasik #KategorikMuhalif çevre yeniden dehşetli bir faaliyet içinde.

Cahil bir muhalefet ülkemizin kaderi mi olmalıydı?

Türkiye zenginleşsin ama altın aramasın; enerji olsun ama nükleer olmasın; gazımız, petrolümüz çok olsun ama Amerika’nın dediğini yapalım, Akdeniz’e bulaşmayalım; istisnasız yapılan her köprüye karşı çıkalım ama yurtdışına gidip başkalarının köprülerinin görüntülerini sosyal medyada paylaşarak hava atalım; her tüneli, havaalanını kötüleyelim, açıldığında bir kulp takalım, sonra da unutalım; 15 yılda zeytin ağacı sayımızı 90 milyon adetten 180 milyon adete çıkaran hükumete “zeytin düşmanı” diyelim; orman yangınlarıyla en başarılı mücadele eden, orman alanını en çok arttıran ülke olduğumuz halde, “orman düşmanı iktidar” diye bir yalana tapalım; tarımda Avrupa’da 1. Dünyada 7. Ülke olduğumuz halde “tarımı çökerttik” yalanını tekrarlayarak kartopundan çığ yapalım; eskiden silahımızı, İHA’mızı, gemimizi, tankımızı, zırhlı araçlarımızı başta USA olmak üzere dışarıdan alır ama saman ihtiyacımızı kendimiz karşılarken, şimdi sadece bir miktar saman ithalini bahane edip savunma sanayiinde dünya listelerini altüst etmemizi görmezden gelelim; dünyanın Amerika ve Çin’den sonra 3. Büyük gen bankasını kurmuş olan ülkemizin bu başarısını gölgelemek isteyenlerin yalanlarına sarılalım; dünyanın tek deniz altı boru sistemi ile Kıbrıs’a su taşımasını yapan hükumeti dövmeye devam edelim; su fakirliğimizi bilelim ama baraj yapmayalım… Bu liste daha da uzayabilir ☹

Bu listeye ne yazık ki yer yer dahil olan kimi sanatçı arkadaşlarımız, dostlarımız için de bir iki sözümüz var.

Sanatçı duyarlılığımız kimi zaman yol göstericidir ama kiminde de yanıltabilir.

Oryantalist Batının bağrındaki Doğulu Fareli Köyün Kavalcısı gibi olan Fazıl say, bence şu anda bir yanılma noktasındadır.

Üstelik Akdeniz ve Suriye’de savaş rüzgarlarının estiği bu tehlikeli momentte, peşinden gelenlerini, dinleyicilerini nereye götüreceği de sadece ona bağlı olmayan bir fareli Köyün Kavalcısı…

Gidilecek yolu belli ki Kaotik süreçler belirleyecek. Ancak #kategorikmuhalif ya da #kategorikyandaş kesimlerin bu seçimden çok mutlu olmaması tercihimdir. Çünkü süreç, bu vesileyle her iki tarafın da az da olsa değişimine yol açacaktır. Bu alanda da sentezi aramak doğrudur, ölçümüz de estetik olmalıdır.

Alınacak epeyce yol var. Yol varsa umut da vardır.

Zaten hayat yoldur, bir ömürlük maceramızı iyi yaşamak elimizdedir. Doğru seçimler yapmalı, hayatımızı ıskalamamalıyız.

Biz sıradan insanların yanlışı, çoğunluk kendimize zarar verir, Fazıl Say’ların yanlış adımları ise istemeden de olsa binleri etkiler, ülkeye zarar verir.

Biz onun peşine takılıp hata yapabiliriz ama o, Fareli Köyün Kavalcısı olarak bizi yanlış denizlere dökmemekle sorumludur.

Vesselam.

 

İlhami Mısırlıoğlu

07/08/2019

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.