Demir Küçükaydın'a Açık Mektup-2

20 Mart 2018 13:33 / 673 kez okundu!

 

 

Afrin’in düşmesini, PKK/PYD’nin orada kendisinin beklediği "şahane" direnişi gerçekleştirememesini pek “garip” bulan Demir Küçükaydın, ikinci bir açık mektubu hak ediyor. Canlı bombacılara, hendekçilere, başı açık gerilla kız güzellemecilerine, Suriye’de devlet ihtimali biçimindeki elma şekerine kanıp kendi ülkesindeki barış sürecine bomba koyanlara tek laf edemeyen ama Pol Pot artıklarının Afrin’de sosyalist bir yönetim kurduğunu sanan #kategorikmuhalif çevrenin rahatsızlığını da anlamak lazım tabii.

******

 

Demir Küçükaydın'a Açık mektup-2

Demir Küçükaydın 68 kuşağının temsilcilerindendir. Politik macerası TİP, FKF, DÖB, DEV-GENÇ, Filistin'de eğitim, hapisler, Kıvılcımlı çizgisinde çalışma, Vatan Partisi, Sarıkamış'ta askerlik sonra yurt dışında Troçkist çizgide aktiflik, arada bir gelip gittiği Türkiye'de de sistemli olarak radikal, marjinal sol dergi ve gazetelerde yazılar yazarak sürdü. Türkiye'ye özgü sentezi arayan ama "Marksizm'den yararlanma" yerine "Marksizm'den yaralanma" tercihi nedeniyle etki gücü çok sınırlı kalan Küçükaydın, kendi blogundaki yazılarıyla çabasını sürdürüyor. https://demirden-kapilar.blogspot.com.tr/

Sanal dünyadaki tanışıklığımız, toplantılarda bir kaç kez karşılaşmamız ve bir kez de evimdeki saatler süren kaliteli, verimli bir sohbetle devam etti. Gezi'den sonra yollarımız hızla ayrıldı. Kendisini hala önemsediğim için onu eleştiren, dostça uyaran bir AÇIK MEKTUP yayınladım.

Aradan geçen zamanda aramızdaki açı daha da büyüdü. Afrin harekatı sırasında yazdığı "Afrin Değil Erdoğan Düşecek!" yazısına karşı ve 2 gün sonra Afrin düştüğünde de bu düşüşü "garip" bulmasını eleştiren bir yazı yayınladım. Beni "AK Parti yalakası" olmakla suçladı ve mücadelesinin "Türk devletine karşı" olduğunu vurguladı. Bana da bu durumda kendisine ikinci bir mektup yazarak durumu tarih için belgelemek düştü.

Yani Afrin’in düşmesini, PKK/PYD’nin orada kendisinin beklediği "şahane" direnişi gerçekleştirememesini “garip” bulan Demir Küçükaydın ikinci bir açık mektubu hak etti.

***

Sevgili Küçükaydın, son yazın, “O kadar çok yanlış yaptım, o kadar yanıldım ki; şimdi bunlar için bir teori cımbızlamalıyım arşivlerden, olmadı teori uydurmalıyım”ın vücut bulduğu yazı olmuş.

Garip olan “Afrin değil Erdoğan düşecek” üfürmelerinizdi;

Garip olan, akıl almaz Erdoğan nefretinizle, geçmişteki deneyimlerinizi kalp para haline getirmenizdi;

Garip olan demokratlığı, bir kere kazanılınca hep göğüste taşınılacak madalya sanmamızdı; ki izlediğiniz akıl almaz yanlışlıktaki politik strateji ve taktik önerileriniz sonucunda o madalyalarınız sokak satıcılarının tezgahlarına düştü; kimsenin beş para vermediği o madalyalarınızın yerdeki hüznü yine de içimi acıtıyor;

Garip olan, milliyetçilik konusundaki sıra dışı bakışınızı şiddetsever, canlı bombacı, hendekçi, Kürt milliyetçisi saflarda etkili kılacağınızı sanma hayalinizdi;

Garip olan çok kişinin anlamadığı Enternasyonal ve Ulus Devlet açmazını açma çabalarınızı, tamamen yanlış saflarda yapmanızdı;

Garip olan, ‘geçmişten günümüze politika ve din’ bağlantısını bu kadar iyi çözümlemiş birisinin; tüm politik geçmişini Apo ve PKK’nin kurduğu kumar masasında kaybediyor olmasıdır;

Garip olan, “bu topraklarda sahici bir değişim olacaksa bu ancak müslümanların değiştiği kadar olur” yaklaşımına bu kadar katkıda bulunmuş birisi olarak; tarihi bölünmenin doğru tarafında durup, değişimin, dönüşümün kolaylaştırıcısı olmayı bırakmanızdır;

Garip olan #DoğruyaDoğruYanlışaYanlış yaklaşımını terk edip #kategorikmuhalif safın teorik liderliğine soyunmanızdı; sonuçta kimsenin umurunda olmayışınızın katmerlenmesi ise acıklıydı...

Bir insan deneyimlerini bu kadar mı kötü kullanır, birikimlerini bu kadar mı berbat harcar... Ve hiçbir ciddi özeleştiri yapmadan, “işi kitabına uydurarak” “yola devam yoldaşlar!” demeyi sürdürür...

Sonuçta da en çok pohpohladığı kesimler ona en az güvenen olur; onu en çok anlayanlar ise onun bu durumuna yine de en çok üzülenlerdir ve onu eleştirdiği için de ondan “Ak Parti yalakası” ‘ödülü’nü alır.

Dura dura da okusan, inci gibi ipe de dizsen, durum bu kadar yalın aslında.

Gerçek dost acı söyler: “O kadar çok abarttım ve yanlış yaptım ki, şimdi bunlara bir teori icad etmeliyim” çabanızı üzülerek izliyorum 😞

Canlı bombacılara, hendekçilere, başı açık gerilla kız güzellemecilerine, Suriye’de devlet ihtimali biçimindeki elma şekerine kanıp kendi ülkesindeki barış sürecine bomba koyanlara tek laf edemeyen ama Pol Pot artıklarının Afrin’de sosyalist bir yönetim kurduğunu sanan #kategorikmuhalif çevrenin rahatsızlığını da anlamak lazım tabii. #YetmezAmaEvet

Ayağını bu toprağa basmaktan, sentez aramaktan vaz geçişin bedeli ne yazık ki çok ağır oluyor :(

Vesselam.

İlhami MISIRLIOĞLU

 

DEMİR KÜÇÜKAYDIN'A AÇIK MEKTUP-1

 

Son Güncelleme Tarihi: 22 Mart 2018 12:34

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.