CEM KARACA: AVRUPA MERKEZCİLİĞİN TUZAĞINI FARK EDEN; YERLİ, TUTKULU, YARATICI, SIRADIŞI MÜZİSYEN

08 Şubat 2020 18:09 / 9668 kez okundu!

 

 

"Politik konulardaki inişleri ve çıkışlarıyla da dikkati zaman zaman üstüne toplasa da Cem Karaca; aslında Avrupa Merkezciliğin, Anadolu insanı ve özellikle de sanatçılarımız için tuzak olan yanını keşfetmiş; tutkulu, yaratıcı, yenilikçi, sıra dışı gerçek bir müzik adamıydı." 16. Ölüm ve şimdi de doğum yıldönümünde onu saygı ve sevgiyle anıyorum. Katkıda bulunduğum "Beni Bekleme Kaptan" belgeselinin kısa yolu ilişiktedir..."

 

****

 

"ARKADAŞIM CEM KARACA"

 

Cem Karaca ile hem Türkiye'de hem de Türkiye dışında sonu arkadaşlığa varan diyalog şansım olmuştu... Bu yüzden kendimi hep şanslı saymışımdır.

 

Cem, fikir babası ve başkanı olduğum Kırmızı Karanfil Müzik Festivali'nin 5 kişilik üst komitesindeydi. Kırmızı Karanfil Müzik Festivali’ni, komitedeki Şanar Yurdatapan, Cem Karaca ve Timur Selçuk'un katkılarıyla 2 kez İzmir’de (1978, 1979), 3 kez de (1984 Lahey, 1985 Lahey, 1987 Amsterdam) Hollanda’da gerçekleştirmiştik. Elbette İzmir'de ve Hollanda'da, komünistler ve tüm ilerici gençler işin ardındaki temel güçtü... Sahne şovuyla, şarkılarıyla Cem Karaca her daim tüm Kırmızı Karanfillerin ana figürü olmayı başarmıştı.

 

İzmir'den Anılar

1978 yılında Demokrat İzmir ödülleri gecesinin sahne arkası yönetimini İGD olarak üstlenmiştik. (İzzet Şenol ve Hasan Arda ana sorumlulardı) Gecede Cem Karaca da kısa bir konuşma yapıp öyle şarkılarına başlamak istedi. Cem, Aydınlık gazetesinin çıkışını dile getiren bir telgraf mesajını aniden araya sokuşturunca uyarıldı, hatta konuşması kesintiye uğratıldı :( Salonda slogan kavgasının başladığını gören Cem Karaca hemen şarkıya başladı ancak kimse dinlemeyip ikinci şarkının da akibeti aynı olunca, sahneden ayrıldı. 

Herkes Cem Karaca'yı bizim çizgimizde diye düşünürken yaşanan bu olayla küçük çaplı bir kriz oluştu.

Ertesi sabah Cem Karaca Kemeraltı'ndaki İGD merkez şubeye geldi. En üst katta 2 saati aşkın sohbet ettik. Gece bir PDA'lı bir akrabasının evinde kaldığını, Aydınlık'ın çıkışına ilişkinin telgrafın o evde kendisine gecede okuması için verildiğini, okuyunca da bu kadar tepki geleceğini beklemediğini belirtti. Derin politik konularda hem zekice hem de naiv yaklaşımlarını atlaya zıplaya tartıştıktan sonra, yeni Kırmızı Karanfil'i konuşarak işi tatlıya bağladık :)

 

Sürgün yılları

Yıllar sonra Hollanda'dayken bir de baktım ki komitenin çoğunluğu "dışarıda" ;-) Timur Selçuk ülkedeydi, yardımcım Ufuk ise ne yazık ki tutukluydu. Cem Berlin'de, Şanar ise Köln'deydi. Lahey'e gittiğimin birinci ayının sonunda, komitenin çoğunluğu kabul ederse, Karanfil'in Hollanda'da yapılabileceğini düşünmüştüm. Ancak politik nedenlerle araları biraz limoni olan Şanar ve Cem'i barıştırmak da bana düştü. İkisinin büyük katkısı ve HTİB'in (Hollanda Türkiyeli İşçiler Birliği) desteği olmasaydı 1984, 1985 ve 1987 yıllarında Hollanda'da 3 kez gerçekleşen Karanfil'i yurt dışında yaşatamazdık...

Ceviz Ağacı'nın ilk hallerini Cem Karaca'dan dinleyip üzerine sohbet etmek; Almanya'da yaptığı kimi bestelerini konserde dinleyen bir İrlandalı müzisyenin "bu şarkıdaki melodiler bizim müziğimizden" demesini, Cem'in inanamaması üzerine kendisine bu benzerliğin örneklerle ispatlanması ve ardından Kelt müziğiyle Anadolu müziği arasındaki ilginç tarihi paralellikler üstüne yapılan tartışmalar ve o konudaki derin muhabbetimiz hala unutamadığım harika bir duygu selidir. 

 

Turgut Özal'ın çağrısı ve Adnan Kahveci'nin süreci kolaylaştırmasıyla Cem Karaca mücadelesine ülkede devam etmeye karar verdi. Bu konuda radikal solun onu uzlaşmacılıkla suçlama ucuzluklarına hiç prim vermedim ve Şanar'ın "şu ortamda Türkiye'ye dönmek, Evren cuntasına destek anlamına gelir" rezervini de aşarak onu hep destekledim. Biz 1987'de Amsterdam'da üçüncü yurt dışı Karanfil'ini yaparken o artık Türkiye'sindeydi ve "Zaptiye Rap Rap" diye haykırıyordu...

 

Ülkeye Dönüş

1992'de Özal'ın 141, 142 ve 163. Maddeleri ceza yasasından çıkarmasıyla birlikte 10 yıllık sürgün hayatım sona erdi ve ben de döndüm Türkiye'ye... 

 

İlkinde rastlantıyla karşılaştık ve hasretle sarıldık. İkinci de ise İstiklal Caddesinde müzik yaptıkları mekanda biraz erkenden buluşup saatlerce geçmişten ve gelecekten konuştuk.

 

Türkiye'de değişim yaratmak isteyenlerin, bunu dinle çatışarak yapabileceklerine hala inanmalarına, hayretle bakıyordu Cem. Benim dışarıda başladığım o sırada da hala devam ettirdiğim "1000 yıl önceyi anlama ve bugünle arasında bağ kurma" çabamı da ilgiyle izleyenlerdendi. Anadolu Tasavvufu'nu, El Farabi, İbni Sina, İmam Gazali, İbni Rüşd eksenindeki sıçramaları, kırılmaları karşılıklı heyecanla konuşup durduk. Üçüncü buluşmayı ise bir türlü yapamadık :( 

 

Politik konulardaki inişleri ve çıkışlarıyla da dikkati zaman zaman üstüne toplasa da Cem Karaca; aslında Avrupa Merkezciliğin, Anadolu insanı ve özellikle de sanatçılarımız için tuzak olan yanını keşfetmiş; tutkulu, yaratıcı, yenilikçi, sıra dışı gerçek bir müzik adamıydı.

 

Yıllar sonra TRT'nin çabasıyla yapılan, katkımın da olduğu belgeseli bir kez daha izlemek ve Cem Karaca'yı ölüm yıldönümünde hasretle anmak için galiba doğru zaman ;-) 

 

https://www.dailymotion.com/video/x2gwfib

 

İlhami MISIRLIOĞLU

 

Not: Cem Karaca belgeseli 9 Şubat 2013 Cumartesi günü TRT 1 televizyonunda "Beni Bekleme Kaptan" adıyla 17.20'de ekrana gelmişti. 

Cem Karaca’nın 70’li yılların başında birlikte çalıştığı Moğollar’dan Cahit Berkay  ve Turhan Yükseler, 70’li yılların sonlarında, en dinamik eserlere birlikte imza attıkları Dervişan’dan Taner Öngür, 12 Eylül askeri darbesinin ardından yurttaşlıktan çıkarılan sanatçılar listesinde Karaca ile yer alan  Şanar Yurdatapan, yeni kuşak besteci & şarkısözü yazarı ve solistlerden Teoman, Cem Karaca’nın oğlu Emrah Karaca, İlhami Mısırlıoğlu ve Sedat Sarıcı ile yapılan röportajlar da belgeselde yer aldı.

Cem Karaca'nın Kırmızı Karanfil Müzik Festivali içindeki yerini anlatarak dahil olduğum belgesel'in yönetmeni Zafer Akturan ve Sema Cabbaroğlu idi.

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.