'KELEBEK' ETKİSİ

18 Mart 2019 16:20 / 816 kez okundu!

 

 

16 Mart 2019 Cumartesi 19.30 civarı araba çarpması sonucu en fazla 2-3 yaşında iken hayata veda etti. Eve gireli yarım saat olmuştu. Haber geldi, beyaz bir kediye araba çarptı diye. Oysa az önce kapıya geldiğinde onu sevmiş, sağ gözündeki çapağı silmiş, 'sen ne güzel kızsın' demiştim. Yolun karşısından kıskanç Tarçın bizi görüp gelince onu da mıncıklayıp girmiştim içeriye.

 

****

 

"KELEBEK" ETKİSİ

 

 

16 Mart 2019 Cumartesi 19.30 civarı araba çarpması sonucu en fazla 2-3 yaşında iken hayata veda etti. Eve gireli yarım saat olmuştu. Haber geldi, beyaz bir kediye araba çarptı diye. Oysa az önce kapıya geldiğinde onu sevmiş, sağ gözündeki çapağı silmiş, 'sen ne güzel kızsın' demiştim. Yolun karşısından kıskanç Tarçın bizi görüp gelince onu da mıncıklayıp girmiştim içeriye.

Bir telefonla kötü haberi alıp kapıya çıkınca, hemen yan tarafta kaldırımda buldum Kelebeğimi. Karşı komşu, onu yolda yatarken görünce kızı ile birlikte kaldırıma koymuşlar. Onu box'ın içine alırken, baş kısmından darbe aldığını fark ettim. Vücudunda bir şey yoktu. Kendinde değildi ve ne yazık ki can çekişiyordu. Hayvan ambulansını aradım, kısa sürede geleceklerini söylediler. Hava kararmıştı. Yaklaşık 45 dakika bekledim yanında, canını acıtmamaya özen göstererek okşamaya çalıştım. Kendinde değildi, ambulans gelmeden bir 10 dk. önce de öldü güzelim.

Geçen sene 3 tane bebeği olmuştu ve evimizin yan tarafındaki inşaatın girişinde bir yerde onları ikimiz birlikte büyütmeye çalıştık. Bir ara bir hafta ortadan kayboldu, yavrulara süt ve mama desteği sağladım ancak bir tanesi hastalandı, kuvöze falan kondu ama kurtarılamadı. Diğer 2'si inşaatın bahçesi temizlenirken korkup kaçmış. Ertesi gün sadece birini bulabildim, diğeri ise kayboldu (benim favorim). Kalan 1 tanenin adını Balım koydum. Bin bir güçlükle ve endişe ile 3. ayına gelebildi. Balım diye seslenince hemen bulunduğu yerden yanıma koşup geliyordu ama kendini elletmiyordu. Yağmurlar yağmaya başlayınca Balım'ı yakalamak için günlerce uğraştım ve sonunda yakalayıp, alt katımızdaki kedi evine koydum. Ona oyuncaklar aldım, orada mutlu ve güvende olduğu nasıl da belli oluyordu. Çılgınlar gibi koşturup oynuyordu.

Bizim sokakta, kedi seven ve birden fazla kediye evinde bakan genç bir çift vardı. Koca, kedilerinden bir tanesi öldüğü için çok üzgün olan karısına almak üzere yavru kedi var mı Hürriyet abla, diye sordu bana. Var ama ne gerek var ki, zaten 3 tane kediniz var, dedim. Almak için ısrar etti, istemeye istemeye verdim Balım'ı onlara. 1-2 gün sonra içim rahat etmedi, ne durumda olduğunu merak ettim ve telefonla aradım ama ulaşamadım. Bir hafta olmamıştı ki, akşamüstü acı acı miyavlayan bir kedi sesi duydum ama hava karardığı için de sesin sahibini bulamadım. Ertesi sabah tekrar duydum aynı sesi, yavru bir kedi sesi olduğunu anladım ve sokağa fırladım. Onu kedi evine almadan önce saklandığı yere baktım, kanlar içinde orada yatıyor ve sanırım bana sesleniyordu. Belli ki araba çarpmıştı ona da. Kaptığım gibi veterinere götürdüm bebeciği. Ertesi sabah gittiğimde öldüğünü söylediler. Kelebeğin çocuklarının ömürleri de kelebekler gibi kısacık olmuştu.

Kelebeği sözde sahiplenen çift, bir kez olsun bile beni arayıp, yarım ağızla bile olsa üzüldüklerini belirten bir şey söylemediler. Geri zekalılar, balkon kapısını açık bıraktıkları için, Balım 1. kattan atlayıp kaçmış, haberleri bile olmamıştı. Keşke hiç vermeseydim düşüncesiyle vicdan azabından kıvrandım günlerce.

Bari Kelebek bir daha doğurmasın, yavruları ortalıklarda ziyan olmasın diye, Hayvan Sağlığı Merkezi'ne götürüp rica ettim kısırlaştırma yapılması için. (Kısırlaştırma Merkezi çok yoğun oldukları için 2-3 ay sonrasına randevu verdi çünkü!?? Şaka gibi!!!) Veteriner Hekim tamam dedi, Kelebeği bıraktım, 1 haftaya yakın orada kaldı. Bu defa da hekim, ben yalnızım bu hafta, tek başıma ameliyat edemem, siz şimdi kediyi alın, daha sonra yapalım ameliyatını dedi. Benim de işlerim olduğu için ancak önümüzdeki günlerde ameliyat ettirmeyi planlamıştım ve yine hamileydi sanırım.

Kaza geçirdiği günün sabahı konserve mama (gün aşırı konserve mama günleri) vermiştim ona da. Yaş mama delisiydi pek çok kedi gibi.

Ancak sokakta geçirdikleri, yaşadıkları her gün bir mucize sanırım. Çocuklarının ömrü kadar kısacık olmasa bile o da adı gibi bu dünyaya erkenden veda etti. İyi huylu, terbiyeli, komik bir kediydi. Çok iyi bir anne idi. 16 Mart akşamı özgürlüğe kanat çırptı, bebekleri gibi o da melek oldu.

Hürriyet MISIRLIOĞLU

 18.03.2019

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Son Güncelleme Tarihi: 21 Mart 2019 12:39

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.