Bu seçim ne getirmeli?

13 Nisan 2015 15:04 / 860 kez okundu!

 

 

1- HÜKÜMETİN DURUMU

Seçim sonucu öncelikle hükümeti AKP tek başına kurabilmelidir. Bu AKP için 276+1 vekil demek oluyor.
AKP bu eşiği gayet rahat geçebilir. Bu durumda diğerlerinin ne aldığı o kadar da önemli olmayacak.

2- YENI ANAYASA AÇISINDAN

AKP’nin 330+1 vekil alması daha iyidir. Bu durumda yeni anayasayı AKP tek basına referanduma götürebilir. AKP bu rakamı yakalayabilirse, HDP’nin barajı aşması önem taşımaz. Kararı referandum sonucu halk vereceğine göre AKP’nin bu rakamın altında kalmasını talep etmek gericilik olur, statükoculuk olur. HDP’nin yeni anayasayı AKP ile değil CHP ile yapmak istediği bu noktada dikkate alınması gereken bir gerçek olarak önümüzde durmaktadır. Yeni anayasayı HDP muhtemelen yine boykot edeceğine göre AKP yeni anayasa konusunda HDP’ye güvenemez. Bu bakımdan AKP’nin en az 330+1 vekil çıkarması seçim sonuçları açısından en hayırlı olanıdır. CHP ve MHP zaten yeni anayasa istemiyor. Bu durumda HDP’nin de samimiyetsizliği netleşecektir. Yine boykot yapar ve sorumluluk almazlar. Sorumluluk alırlarsa gönüllerinde yeralan CHP’ye yaranamazlar çünkü. CHP ve HDP’yi aynı yerde tutan şey, her ikisinin de devletçi sistemden yana olmalarıdır. Yani ırkçılığa, tekçiliğe karşı olması HDP’yi kemalist olmaktan alıkoyamıyor.


3- AKP’nin TEK BAŞINA ANAYASA YAPMASI AÇISINDAN

AKP 367 ve üzeri oy alırsa… Bu durumda AKP tek başına anayasa yapabiliyor. Ama hem AKP’nin bu rakamı yakalaması zor hem de yakalasa dahi AKP’ye sokak şiddeti ile yeni anayasa yaptırmazlar. Bunun başını da HDP ve paralel yapı çeker. Yeni anayasa yapılamamış olur. Bunun çok da istenen bir durum olduğunu düşünmüyorum. O zaman halk referandumla en iyi kararı verecektir. Halk karar verdiğinde anayasayı AKP tek başına yaptı da denemeyecektir.


4- HDP VE BARAJ AÇISINDAN

Barajı sıfırlayan önerileri AKP getirdi.Başta HDP olmak üzere diğerleri konuyu gündeme dahi almadı. Şu anda hiç kimsenin barajdan söz etmeye hakkı oldugunu düşünmüyorum.
Seçim meydanı kuruldu. Barajı aşabilen aşar; aşamayan da şikayet edemez. HDP’nin bağımsızlarla girip, mecliste olmayı garanti ederek sorumlu davranması en iyi yol olacakken, HDP başka bir yol seçti. Barajı aşabileceklerini düşünmüyorum. Kürt siyaseti mecliste temsil edilmelidir. Bu olmadığı takdirde bunun sorumluluğu HDP’nin olur. Zaten HDP dışındaki diğer Kürt partileri de HDP’ye mesafeli duruyor. Demek ki diğer Kürt partilerı HDP’nin statüko yanlısı tutumunu görüyor.
HDP yan yana durduğu eskı tip “solcu” kırıntıları ile bir fayda elde edecek gibi görünmüyor. Secim sonrası Demirtaş gibilerinin tasfiye edilerek, HDP’de Apo’ya daha yakın bir çizginin, yani sağduyunun hakim olmasını umuyorum.


5- KOALİSYON BEKLENTİLERİ AÇISINDAN

Pek olur gibi görünmüyor ama teorik olarak bunu da dikkate alalım. AKP yeni hükümeti tek başına kurabilecek vekil sayısını elde edemese bile, her koşulda yine birinci parti olur. Bu durumda AKP’nin koalisyon ortağı MHP olur. Yani HDP barajı aşar da AKP’yi tek başına hükümet kuracak coğunluğun altında tutabilirse; bu durum MHP’yi iktidar yapıyor. Demek ki HDP’nin şu anki siyaseti en cok MHP’ye çalışıyor. Zaten HDP güçlendikçe, MHP’de güçleniyor. O zaman yeni anayasayı hepten unutmamız gerekir. En istenmeyen sonuçtur bu.
HDP’nin 35 ya da 55 vekil alması kendilerine bir fayda sağlamaz. Yeni anayasa isteyenlere de fayda yerine zarar getirir yani. Hükümet ya da koalisyon ortağı olmayacaklarına göre, bağımsızlarla değil de parti olarak girme kararı; bile bile statüko yanlısı bir karar olarak görünüyor. O zaman HDP’nin baraj altında kalması istenen bir durum oluyor. Baraj altında kalmali ki, seçim sonrası oturup siyasetini bir gözden geçirsin.

 

6- AKP’ YE BAKIŞ AÇISINDAN

Öncelikle AKP’nin tek başına hükümet kurabilmesini ve yeni anayasayı referanduma tek başına götürebilmesini desteklediğimizi söyledik. Böyle kritik bir dönemde öncelikle karar mekanizmalarının dümeninde AKP’yi görelim.Bunu destekleyelim. Diğerleri güven vermiyor çünkü. Diğer senaryolar demokrasinin gelişimine katkıda bulunması açısından kabus senaryosudur. Hele hele HDP bu siyasetle barajı aşarsa Abdullah Öcalan dahil hiç kimse HDP’yi yeni anayasa yapımına zorlayamaz. Dertleri farklı çünkü.
AKP’yi destekleyelım.
Ama bu destek kerhen destektir.
Yani, yine yetmez ama evet diyoruz AKP’ye.
AKP de, şu danışman siyasetinden kendisini bir kurtarmalı. Merkez bankasına yüklenmek hataydı. Yeni anayasanın seçimden sonra gündeme gelmesi gerekiyor. Bu konuda güvenebileceğimiz tek parti olan AKP’den bunu bekliyoruz.
AKP konuları 20. yy değerleri açısından ele alıyor. Bu yüzden Osmanlıcılık söylemlerini filan bırakmalı. 21. yy değerlerine gelmeli. Bu da en kaliteli ürünü en ucuza üreterek dışarıya satmaktır. Bilgiye, teknolojiye dayalı yeni bir eğitim sistemi kurmaktır. Öyle saçma sapan bağımsız emperyal Osmanlı hayalleri AKP’ye zarar veriyor. AKP ideolojik angajmanlara girmemeli. Daha cari açığını çözememiş, ekonomik büyümesi artık bir noktada tıkanmış olan ve yeni demokratik bir anayasa yapamamış bir Türkiye’nin; Osmanlı halifeliği yaparak İslam dünyası liderliğine soyunması fayda yerine zarar getirir. Yani işimize gücümüze bakalım. Demokrasiyi geliştirmenin yollarını bulalım. İdeoloji işlerine girmeyelim. Şu başkan danışmanlarına da itibar etmeyelım.
Gelişmekte olan burjuva demokratik devrimi sürecini ileriye götürmeye bakalım. Başkanlık sistemi olabilir ama nasıl bir başkanlık sistemi istendiği ortaya konmalı. Başkanlık sisteminin altı ancak federatıf olursa olabılır o. Seçim döneminde de başkanlık sistemi vurgusu yerine yeni anayasa vurgusu yapılmalıdır. Başkanlık sistemi ve yeni barajsız seçim sistemi; Kürt, Alevi, Gayrimüslim sorunlarının çözümleri de yeni demokratik bir anayasa ile birlikte ele alınmalı.
AKP’yi geriletmek değil AKP’yi ileriye doğru yöneltmek doğru siyaset olur.
Yeni sol olarak böyle bakıyoruz.
Bu şekliyle de HDP ile ittifak eden eskı tip “solcu” kırıntıları ile net olarak karşı karşıya duruyoruz. AKP’ye bizim de bazı konularda eleştrilerimiz var. Ama biz eleştirilerimizi yine AKP ile yan yana durarak, karşısına geçmeden yapıyoruz. AKP’nin karşısına geçtiğiniz anda CHP’nin yanına düşüyorsunuz çünkü. Farkımız bu.
Bizim yaptığımız AKP’nin solunda durarak AKP'ye eleştirel destek vermektir. HDP’nin “solcuları” ise, AKP’nin de sağında duruyor.
Bu nedenle, bu seçimde de desteğimiz AKP’ye gidiyor.
Özellikle de Markar Esayan, Orhan Miroğlu ve yoldaş Mehmet Uçum’a seçimde başarılar dilerim.
Bu bakış açıları ile genel seçim sonuçlarının hayırlı olmasını dilerim.


Hakan DEMİRCAN
10.04.2015

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.