YEREL SEÇİMLERDE KADINLAR NEREDE?

01 Ocak 2019 12:05 / 770 kez okundu!

 

 

Bu sorunun cevabı çok basit! Seferihisar Belediyesinin devrim niteliğindeki yerel yönetim modelinde kadınlar başköşede. Kadınlarla kol kola bu başarıyı yakalayan Tunç Soyer Seferihisar’da gösterdiği sosyal belediyecilik örneğini İzmir’e uygulayabilmesi için aday gösterilmelidir bence. Ona, bu fırsatı vermeli CHP. Eğer ülkesini seviyorsa ve büyümek istiyorsa! Kadınları görüyorsa onlara değer veriyorsa ve ekonomik özgürlüklerini önemsiyorsa Tunç Soyer’i aday göstermelidir. Bu başarılı modelin ölçeğini büyütmek mümkündür İzmir için.

 

****

 

YEREL SEÇİMLERDE KADINLAR NEREDE? SEFERİHİSAR MODELİNDE KADINLAR NEREDE YER ALIYOR? 

 

Bu sorunun cevabı çok basit! Seferihisar Belediyesinin devrim niteliğindeki yerel yönetim modelinde kadınlar başköşede. Kadınlarla kol kola bu başarıyı yakalayan Tunç Soyer Seferihisar’da gösterdiği sosyal belediyecilik örneğini İzmir’e uygulayabilmesi için aday gösterilmelidir bence. Ona, bu fırsatı vermeli CHP. Eğer ülkesini seviyorsa ve büyümek istiyorsa! Kadınları görüyorsa onlara değer veriyorsa ve ekonomik özgürlüklerini önemsiyorsa Tunç Soyer’i aday göstermelidir. Bu başarılı modelin ölçeğini büyütmek mümkündür İzmir için.

Neden Seferihisar’da yakaladığı başarıyı uygulamalı İzmir’e Tunç Soyer? Çünkü İzmir; 4 milyon 300 bin kişilik nüfusuyla büyük bir emekli kenti. Çok fazla iş olanağı olmayan,  insanların ucuz iş gücüyle çalıştığı bir kent. Yüzbinlerce kadının ekonomik özgürlüğünün olmadığı bir kent. Bir çok yoksul kadının insan gibi yaşayamadığı bir kent tıpkı ülkemizdeki diğer bir çok kent gibi. Yani İzmir’de kadınların mutsuz olduğu bir kent.

Dolayısıyla bu büyük kentte belki de 1,5 -2 milyon insan yoksulluk ve açlık sınırında yaşıyor. Türk-İş Kasım ayı için 4 kişilik bir ailenin açlık sınırını 1943 TL, yoksulluk sınırını da 6 bin 328 TL. olarak açıkladı. 2 bin 400 TL maaşımla evim olmasına rağmen yoksulluk sınırında yaşıyorum bende İzmir’de yaşayan milyonlarca emekli gibi.

İşte bütün bunlardan dolayı İzmir’de özellikle kadınların evlerinden çıkarak üretime katılmaları çok önemlidir. Bunun nasıl olacağını Tunç Soyer aday olduğunda anlatacaktır herkese.

Tunç Soyer’in belediyecilikte devrim yapmasıyla bakalım neler oldu: Ben bir sosyolog olarak ülkemiz deki belediyeciliği değerlendirdiğimde tıpkı Ovacık Belediyesi gibi Seferihisar modelinin bir devrim olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Özellikle kadınlar açısından.

Tunç Soyer’le ilk kez 3 Ekim 2015 Cumartesi günü tanıştım. 1.’nci Urla Yerel Tohum Takas Şenliğini düzenliyorduk. Şenlik için Diyarbakır’dan (Amed) barış tohumlarıyla gelen Mezopotamya Ekoloji Hareketi Koordinatörü barış tohumlarını Tunç Soyer’e sunmak istedi. Cumartesi günü olmasına rağmen bizi makamında kabul etti Tunç Soyer. Ülkem için ve insanlık için daha verimli çalışmalar yapabilmek için erken yaşta Tarım Bakanlığı’ndan emekli olduğumu ve projelerimi düşlerimi paylaştım kendisiyle. Bana; “istediğiniz projeyle gelin, çalışalım” dedi. Dikkatinizi çekerim; “bakalım” demedi “çalışalım” dedi. Ve o günden beri hiçbir projemi geri çevirmedi. Birlikte zaman zaman çalışmalar yaptık büyük bir keyifle… Çalışmalarımız sırasında bana bir kadın olarak çok değer verdi saygılarını iletti her zaman.

Seferihisar İlçe Tarım Müdürlüğü’ne 1987 de atandım ve 5 yıl çalıştım. Seferihisar ülkemizdeki birçok yer gibi çok kötü yönetiliyordu. Tunç Soyer’le bu şirin ilçede büyük bir değişim oldu.

Öncelikle tarımın bitme noktasında olduğu köylülüğün kalmadığı küçük çiftçiliğin yok olduğu ülkemizde “başka bir köylülük mümkün“ dedi ve tarımcı özde bilim insanlarıyla çalışarak tarım seferberliğini başlattı. Bu çalışmalarda hep kadınlar aktif rol aldılar. Tarımsal üretim kooperatifleri kurdu. Sadece kadınların üye olduğu 100 ortaklı Hıdırlık Tarımsal Kalkınma kooperatifi yıllardır başarıyla çalışıyor. Orhanlı Tarımsal kalkınma kooperatifi yıllardır çiftçilerin elinde kalan Mandalinaları çevreye hiç zarar vermeyen tesislerde kurutarak yurt dışına ihraç ediyor. Daha başka bir çok kooperatif te küçük çiftçiler (öncelikle kadınlar)  örgütlenip  birlikte güçlenerek çalışıyorlar.

Kadınlar üretim kooperatiflerinde ürettikleri her türlü emeklerini  (yemek, süs eşyası tarım ürünleri, kışlık yiyecekler vb.)  Seferihisar Belediyesi’nin hiçbir ücret almadan tahsis ettiği pazarlarda değerlendiriyorlar. Küçük çiftçiler ürünlerini aracısız tüketicilerle buluşturuyorlar.  Bu pazarlar dolayısıyla 5 bin kişi ( % 80’i kadındır) istihdam edilmiş Seferihisar’da. Kadınlar ekonomik özgürlüklerini kazandılar. Evlerinden çıkıp pazarlarda ürünlerini satarak sosyalleştiler. Ve dolayısıyla çok mutlu oldular. Hıdırlık Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nin ürünleri tüm Türkiye’ye ulaşıyor. Dileyen herkes Hıdırlık kooperatifini ziyaret ederek bilgi alabilir kadınlarla dayanışma içerisinde olabilir. Seferihisar belediyesi kooperatif kurmak isteyenlere destek oluyor. Kooperatifçilik, küçük çiftçilik ve başka kadınlara yönelik birçok konuda İzmir merkezde de çeşitli eğitim çalışmaları yapıyoruz birlikte. (Ben İzmir Yerel Tohum Topluluğu Eş sözcüsüyüm. Bu çalışmaları Başkanın eşi Neptun Soyer’le birlikte planlıyoruz ve yapıyoruz.)

Seferihisar modelinde kadınlar baş köşede demiştik. Evet, Hıdırlık tarımsal kalınma kooperatifinin başkanı bir kadın. Neptun Soyer. Neptun hanım aynı zamanda İzmir Köy-Koop genel başkanlığını yürütüyor.

Seferihisar’a 12 km uzaklıktaki Urla’da rant uğruna vahşi yapılaşmayla taş, taş üstünde kalmayıp milyonlarca zeytin kesilirken (2000-2004 yılları arasında Urla İlçe Tarım Müdürlüğü istatistik şubesi sorumlusu olarak çalıştığım için zeytin varlığını biliyorum) Seferihisar zeytinciliği geliştirmek için çaba harcıyor. Kaliteli yağ elde etmek için zeytinyağı fabrikası kurdu. Zeytincilikle ilgili etkinlikler yapıyor. Hiç bir zeytini kesmiyor. Başka yere taşımıyor. O; 2 bin yıllık bilge zeytinler bu güzel ilçede mutlu yaşıyorlar tıpkı insanlar gibi. Zeytin deyip geçmeyelim.2 bin yıla kadar yaşayan bu dostlarımız iklim ve çevre koşullarına çok dayanıklılar. Hiçbir bakım olmasa da yine ürün verirler. Dolayısıyla olası bir açlıkta bir parça ekmekle yaşamın sürekliliği saylayacak tek canlıdır zeytin ağaçları. Hem yağı hem meyvesi yaşamsal öneme sahiptir.

Asıl önemlisi zeytin toplama işini her yerde kadınlar yapıyor. Zeytincilik yüzyıllardır kadınların ekmek parası. Zeytincilik bittiğinde köylü kadınlar işsiz kalacaktır.

Yaşamsal müştereklerden olan yerli tohumlar için Seferihisar yerel tohum çalışmalarına başladı. Can Yücel’in vasiyeti üzerine ülkemizde ilk kez büyük bir yerel tohum bankası kurdu. Tohum deyip geçmeyelim. Tohum yaşam demektir. Bağımsızlık demektir. Tohumsuz bir yaşam mümkün değildir. Yerel tohum hareketini tüm ülkemize yaymak için çalışmalar yapıyorlar halen. Bu alanda çalışmalar yapmak isteyen her bölgeye ulaşıyorlar. Bu çalışmalara Neptun Hanım hanımda gidiyor. Yine kooperatifçilik konusunda da Türkiye’nin her bölgesine gidiyor Neptun Hanım.

Eski ve kaybolmakta olan birçok yerel tohumu üretip yaygınlaştırıyorlar Can Yücel tohum merkezinde. Birçok buğday çeşidi çoğaltıldı ve köylerde kadınlar tarafından ekmek yapılıyor ve satılıyor artık. Kadınlar bu ekmekler den para kazanıyor. Tarım zehirleri kalıntılarına karşı yaptığımız çalışmalarda ve diğer bir çok ekoloji hareketlerinde her türlü desteği bizlere sağlıyor Tunç Soyer. Doğaya ve insana çok saygılı iyi bir yaşam savunucusudur kendisi

Sosyal belediyeciliğe çok önem veriyor Tunç Soyer’in. Genelde kadınlara yönelik birçok atölye etkinlik vb. bütün sanatsal konularda çok başarılı çalışmalar yapılıyor Seferihisar’da. Kadınlar burada kendi belgesellerini çekiyorlar. Ulamış Köyü’nden kadınlar tiyatro yapıyorlar, belediyenin desteğiyle. Her kesimden kadın mutlu Seferihisar’da. Buyursun sosyologlar-psikologlar araştırma yapsınlar nasıl mutlu olabiliyormuş kadınlar.

En son Eş Sözcüsü Olduğum İzmir Yerle Tohum Topluluğu ve Dersim (Tunceli) Ovacık Belediyesi ve Seferihisar Belediyesi ortak olarak 1’inci Ovacık Yerel Tohum Takas Şenliğini gerçekleştirdik 12-13 Mayıs tarihlerinde. Bizzat kendisi o bölgeye giderek oradaki vatandaşlarımıza dokundu. Fatih başkanla bir sıcak ekmeği paylaştı. Türkiye’nin her bölgesinden gelen doğa ve insan dostları oradaki halkla kaynaştı. Önyargılar yok oldu. Ve birlikte çok uluslu şirketlere dur demek için start verildi.

Bir vatansever ve insan severdir Tunç Soyer. Ayrımcılık yapmayan kimseyi ötekileştirmeyen güzel bir insandır o. Seferihisar’a Doğu Anadolu’dan göçüp gelmek zorunda kalan vatandaşlarımızı Seferihisar halkıyla kaynaştırmak için araç vb. sağlıyor düğünlerine vs. gitmeleri için. Bu çok önemli. Ülkemizdeki bütün insanların kucaklaşması toplumsal barışı sağlar çünkü.

Sosyal belediyecilik tüm kesimleri kucaklamak için çok önemlidir. Tunç Soyer her türlü sanatsal faaliyete destek sağlıyor. Çocuk belediyesi uygulamasıyla çocukların kendilerini ilgilendiren alanlarda söz sahibi olmalarını sağlıyor. Çocuklar kendi binalarında belediyecilik yapıyorlar sözlerini söylüyorlar. 

Çok demokratik katılımcı herkesin kendini ait hissettiği bir yerel yönetim sergileniyor Seferihisar’da. Belediye kadrolarında kadınlara pozitif ayrıcalık veriliyor. Can Yücel Tohum Merkezi sorumlusu küçük çiftçilik yapan bir kadın. Ama 50 yaşında tarım ön lisans okuyor daha verimli olmak için. Tohum merkezinin sorumlusunun kadın olması çok anlamlı. Çünkü insanlık var olduğundan bu güne bütün tohumları ailelerini besleme içgüdüsüyle kadınlar koruyup taşımışlar. Çeyiz sandıklarının en değerli eşyası olmuş tohumlar. Şimdi de ülkemizin tek ve kapasitesi çok büyük Can Yücel Tohum merkezi güzel bir kadına ait. O tohumlara gözü gibi bakıyor bu merkezde.

Belediye çalışanlarının sendikal hakları başta olmak üzere bütün halkları veriliyor Seferihisar’da. Yıllık ücret artışları vb. hiç sorun olmuyor. Kısacası Tunç Soyer’le çalışan herkes çok mutlu. Tunç Soyer’in başarısının sırrı burada yatıyor zaten.

Tarım Bakanlığı’nda verimli çalışamadığım için 41 yaşında emekli oldum ve toplumsal çalışmalar başladım. Öncelikle tarım zehirleri kalıntılarının etkileri olmak üzere yerel tohumlar ve başka tarım konularında ekoloji mücadelesi veriyorum. Derdim bebeklerin çocukların Öykü Arin gibi lösemiye yakalanmamaları. Çünkü artık pestisitlerin birçok kansere neden olduğu kanıtlandı. Başkanın bu konuda duyarlı olması çok değerlidir. Yavaş şehir olduğu için vahşi bir yapılaşma değil planlı bir yapılaşma vardır Seferihisar’da. Bir kadın olarak Tunç Soyer’le yolum kesiştiği için çok mutluyum. Bu güne kadar çalıştığım ortamlarda hiç bu kadar saygı görmedim ve çalışmalarım konusunda bu kadar destek almadım. Ülkem ve insanlık ve özellikle kadınlar için yapacağımız çalışmalarda Soyer çiftiyle ortaklaşmak  umudumu çoğaltıyor. Ben de bu ülkede bir kadın olarak yaşadığım onlarca olumsuzluktan sonra Tunç başkanla çalıştıktan sonra çok mutlu oldum. Ve bundan enerji aldım güç aldım. Yaptığımız işlerden mutlu olmamız çok önemli. Hem verimliliği artırır hem de kişi sağlıklı olur. Bu da ve sağlıklı bir toplum yapısının oluşmasını sağlar.

İzmir Büyükşehir Belediye başkanı olduğunda milyonlarca kadına umut olacaktır Tunç Soyer. Bunu şimdiden görüyorum bir sosyal bilimci olarak. Zaten neler yapacağımızı konuşuyoruz şimdiden. Asla üstten dayatmacı değil katılımcı neler yapılacağına birlikte karar verilecek Herkesin kendini ait hissettiği bir yöntem belirleyeceğiz hep birlikte.

 Elbette Tunç Soyer mükemmel eşsiz bir insan olamaz. Bu doğaya aykırı çünkü. Ama çok güzel bir insan özünde. Başarılı bir yerel yönetici. Seferihisar başarısını İzmir’e taşımasına ve tüm Türkiye’ye örnek olmasına izin verilmelidir. Ona bu fırsatı tanımalı CHP. Tabii ki büyümek ve yerel yönetimler olarak ülkemize örnek olmak istiyorsa.

Narlıdere Belediye Başkanı Abdül Batur’un (benim yaşadığım ilçe) bir tek Pazar yeri bile kadınlara vermez iken sadece manavları düşünüyorken, sürekli gereksiz yol kaldırım yaparak rant için çalışıyorken vs. 5 bin kişiyi istihdam eden binlerce kadının ekonomik özgürlüğüne kavuşmasını sağlayan Tunç Soyer elbette değerli bir yerel yöneticidir.

Seferihisar’da kadınlar hiç şiddet görmüyor, öldürülmüyor, ötekileştirilmiyor. Zaten onların her türlü sorununu çözüyor belediye.

Tunç Soyer’in yerel yönetim modelinde kadınların ekonomik özgürlüklerini kazanmaları birinci sıradadır. Bütün çalışmalar bu doğrultuda yapılıyor. Kadınların emeğinin sömürülmediği haklarının çiğnenmediği bir çalışma ortamı sağlanıyor onlara.

Yerel yönetimler çok önemlidir. Çünkü merkezi yönetimlerin aynasıdır. Bir kadın düşünürün; Sevgili Zerin Kurtoğlu Şahin’in (Ege Üniversitesi Felsefe Bölümünde öğretim görevlisiyken barış imzacısı olduğu için görevinden alındı.) şu sözüyle yazımı sonlandırıyorum. ”Vicdanla demlenmiş akıl çok önemlidir.” Bütün insanları ama öncelikle kadınları ve çocuklarımızı sevgiyle kucaklıyorum.

 

Göknur YUMUŞAK

31.12.2018

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.