Beyin göçü

09 Ağustos 2012 13:55 / 1209 kez okundu!

 


Benim ve yakın çevremin şu sıralar aklını bolca kurcalayan konu: Beyin Göçü…

Bir diğer tabirle 'Yemeyenin malını yerler' felsefesi...

Yaşadığımız gezegende her yıl finansal iniş çıkışlar oluyor. Eğitim, sağlık, hukuk sektörlerinde dalgalanmalar, artmalar, azalmalar derken tüm bunları sağlayan adamlar/kadınlar ve onların değerli emekleri göz ardı ediliyor.

Bütün bu dalgalanmaların, artma ve azalmaların, aç kalmaların, tok yatmaların sebebi aslında dünyayı yönetenlerin işi.

Hayatımızı sürdürdüğümüz şu koskoca evrende birilerinin sahipliğimizi üstlendiği su götürmez bir gerçek. İşin acı yanı pek azımızın bunun farkında olması.

Ülkeler bazında konuşacak olursak kimin eli kimin cebinde belli değil. Dünyada yaklaşık 7-8 milyar insan yaşıyor ve yöneten bir avuç zeki(!) adam.

Diyeceksiniz ki bunlar kapitalist beyinler. Evet öyleler. Lakin unutmamalıyız ki kapitalizm öncelikle iyi fonksiyonel edilmiş, küresel gelişmeleri iyi stabilize etmiş, pembe beyinler gerektirir. Kapitalizm bilgelik işidir bir bakıma…

Genelden özele inelim ve gelelim Türkiye’ye…

Ki ülkemi eleştirmek her baba yiğidin harcı değil son günlerde.

Fakat yine tutamayacağım işte kopasıca çenemi...

Ülkemizde işsizlik her geçen yıl artıyor, çünkü vasıfsız eleman çok, açığımız çok, aç çok…

Et yiyen bir beyinle ekmek yiyen bir beyinin düşünme kapasitesi bir olur mu hiç?

Her yıl yaklaşık üç üniversite açılıyor, yüksek okullar da dahil. Ama her yıl açılan fabrika sayısı bir. Üçe bir gibi komik rakam çıkıyor ortaya. Ki bazı yıllar o da yok, çünkü istihdam sorunumuz var. Fabrika açmak yerine kapatıyoruz. Hal böyle olunca da işsizler kervanı her geçen yıl yeni yolcularla yoluna devam ediyor.

Asıl konumuz olan beyin göçü sorunu işte tam da burada patlak veriyor. Doktorumuz halinden memnun değil,avukatımız da, zira öğrencilerimiz 16-17 yaşlarında eğitim sistemine küskün, kızgın. Niçin beyin göçü yapmasınlar?

Niçin yapsınlar derseniz size naçizane birkaç sözüm var: Beni bir öğrenci olarak düşünün, çok iyi çalışan bir beynim var ve hafife alınmayacak bir zekam. Ülkemde zekamı kullanabileceğim alan yok, varsa bile dar, üç verip bir alıyorum. Niçin zekamı daha iyi kullanabileceğim bir kulvara taşımayayım, neden değerimi bilecek olan ülkelerde çalışıp, hakettiğim yaşamı sürdürmeyeyim? Ülkem bana gerekli iş alanını sağlayamıyorsa, bana kullanabileceğim sahalar açmıyorsa, eşek gibi çalışıp karın tokluğuna sayılabilecek minimum bir maaş alıyorsam, hiç kimse kusura kalmasın ama ben beyin göçü yaparım arkadaş.

Yapanı da desteklerim.

İnsan gibi yaşamak, emeğimin karşılığını en iyi şekilde almak benim en temel hakkımdır.

Vatan hainimi mi diyorlar? Varsın desinler...

Bazı örümcek beyinler gibi 'Ya sev ya terk et' demiyorum ama şunu söyleyebilirim sanırım:

''Ya hakkımı ver ya da yolcudur abbas, bağlasan durmaz''...



Gökhan YILMAZ

09.08.2012

Son Güncelleme Tarihi: 09 Ağustos 2012 15:20

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.