ZAHİDE

28 Ağustos 2019 16:13 / 267 kez okundu!

 

 

Bir güzel insan. Ben İGD Beşiktaş şube yönetim kurulunda iken o da Kadıköy yönetimindeydi. Zaman zaman şubelerin ortak kurullarının toplantılarında bir araya gelirdik. İyi bir insan izlenimi bırakmıştı bende. Aynı siyasi görüşü paylaştığın her insana karşı sıcaklık hissetmeyebilirsin. Kimileri itici oluyor. Zahide onlardan değildi. Sessiz, sakin; alçak sesle konuşan, kolay sinirlenmeyen, insana güven veren biriydi.

 

****

 

ZAHİDE

 

Bir güzel insan. Ben İGD Beşiktaş şube yönetim kurulunda iken o da Kadıköy yönetimindeydi. Zaman zaman şubelerin ortak kurullarının toplantılarında bir araya gelirdik. İyi bir insan izlenimi bırakmıştı bende. Aynı siyasi görüşü paylaştığın her insana karşı sıcaklık hissetmeyebilirsin. Kimileri itici oluyor. Zahide onlardan değildi. Sessiz, sakin; alçak sesle konuşan, kolay sinirlenmeyen, insana güven veren biriydi.

 

Yıllar sonra Türkiye demokrasisi önemli bir darbe yedi; 12 Eylül. Baskı en yüksek düzeydeydi. İnsanlar sorgusuz sualsiz alınıp götürülüyor, işkencede öldürülüyor, cenazesi ya sokağa bırakılıyor ya da herkesten habersiz kimsesizler mezarlığına gömülüyordu. Cumhuriyet tarihinin en karanlık, en zorba, en hain, en kalleş dönemlerinden biriydi.

 

Her şey yasaktı. Siyasi partiler, sendikalar meslek örgütleri, dernekler... Aklınıza toplumsal sivil kurum adına ne geliyorsa. Bütün siyasal  ve toplumsal yapılar darmadağındı. Biz kendi örgütlülüğümüzü korumaya çalışıyorduk. O zamanın düsturu, 'nerede bir TKP'li varsa TKP oradadır' idi.

 

Ben yeni evlenmiştim. Hem eşim hem ben, ailelerimizle ilişkimizi kesmiştik. Evimizi bilmiyorlardı. Gizlilik açısından bunun önemli olduğunu düşünüyorduk. Çok kimse bilinen adresini terk etmek zorunda kalmıştı. İşin ilginci bu duruma düşmüş bazıları şimdi Suriyeliler hakkında olumsuz şeyler düşünüp söylüyor. Neden evler terk edilmişti; çünkü bütün bu adresler askeri timler tarafından basılıyor, bulunan kimileri yargısız infaz ediliyor ya da doğrudan işkenceye götürülüyordu. Ne yargısı. Sağlam kalırsan aylar sonra DGM önüne çıkarılıyordun.DGM dediğin İstiklal mahkemesi gibi bir şey.

 

Bu açıdan oturduğumuz ev güvenli sayılırdı. O nedenle yerini yurdunu terk etmek zorunda kalan bir kaç eş dostu, partinin talimatıyla evimizde barındırdık. Bundan hiç gocunmadım. Benim de evlenmeden önce başkalarının evinde kaldığım olmuştu.

 

Bir gün çat kapı parti bağlantım olan arkadaş Zahide'yi getirdi; bir süre sizde kalacak dedi. Sevinmiştim. Onun nasıl biri olduğunu biliyordum az çok. Ne kadar kaldı hatırlamıyorum. Ama kaldığı sürece çok uyumlu idi. Hiç sorun yaşamadık desem yeridir. Gitme zamanı geldiğinde biraz burulmuştu içim.

 

Ama asıl gitme zamanı şimdi imiş. Duydum ki vefat etmiş. Duyunca bir yumruk geldi göğsümün üstüne oturdu. Son zamanlarını bilmiyorum. Belki o da pek çokları gibi CHP ya da HDP'yi destekliyordu. Belki benim gibi Erdoğan'ı destekleyenlere kızıyordu. Hiç önemli değil. O eski güzel günlerin anısına hakkımda ne düşünse umurumda değil.

 

Güle güle Zahide; güle güle güzel insan. Son istirahatgahında huzurla yat. Belki sen önem vermeyeceksin ama Allah sana rahmet etsin. Eğer benden yana bir hakkım varsa helal olsun. Senin de bende hakkın varsa helal et. Hepimizin gideceği yer orası. İkiye bir, bir çukur. Umarım orada görüşmek kısmet olur. 

 

Firuz TÜRKER

22.08.2019

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.