YAKLAŞAN SAVAŞ TEHLİKESİ

14 Nisan 2018 13:44 / 469 kez okundu!

 

 

Türkiye devleti tarih aklı olan bir devlet. Yaklaşmakta olan bu yeni tehdide karşı geçmişten çıkardığı dersler doğrultusunda verecektir kararlarını. Hatta öylesine bir rol üstlenebilir ki yaklaşan savaş tehdidini ortadan kaldırmaya, en azından kendi bölgesi dışında tutmaya katkı koyabilir. Bunun imkanı var. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın son krizde üstlendiği rol ile, daha önceki Katar krizindeki çözücü tutum bunun işaretidir. Gelişmelerin ülkemizin ve insanımızın zararına olmamasını dileyelim.

 

******

 

YAKLAŞAN SAVAŞ TEHLİKESİ

 

Devletler yeni bir topyekun savaşa hazırlanıyor. Suriye bunun provasıdır. İkinci dünya savaşının provası İspanya iç savaşında yapılmıştı. O savaşın taraf devletleri, silahlarını, savaş taktiklerini, ittifaklarını İspanyol halkı üzerinde test etti. Şimdi seçilen kurban Suriye halkıdır. Yedi senedir Suriye halkının çektiği, pişmiş tavuğun başına gelmedi. Dünyanın en mağdur halkıdır Suriye insanı.

İspanya'daki provada İspanyolları aslanların önüne atan Falanjist general Franco idi. Suriye'de bu işi yapan BAAS kuklası Esat'tır. Bugün Franco nasıl anılıyorsa gelecekte de Esat öyle anılacaktır. Eğer bir geleceğimiz olursa.

Doğal olarak Türkiye de bu büyük savaşa hazırlanıyor. Kendi silahlarını yapmaya, başkalarına olan silah ve mühimmat bağımlılığını azaltmaya, S400 ler gibi ihtiyacı olan ama elinde olmayan savunma sistemlerini temin etmeye çalışıyor. Tehlikenin nereden geleceği henüz belli olmadığından safını tam belirlememiştir. Gerçi saflar da netleşmiş değildir ama giderek belirginleşmektedir. ABD, İngiltere, Fransa üçlüsü neredeyse kesin. Almanya ve İtalya şu anda kararsız. AB Bölünmüş durumda. Japonya ve Avustralya tavırsız. İsrail, Suudi Arabistan ve Mısır da bu üçlü bloğa yakın.

Diğer tarafta Rusya, Suriye ve İran net. Çin henüz net değil ama bu bloğa yakın. ABD tehdidi altındaki Kuzey Kore'nin de bu tarafta yer alma ihtimali yüksek. Yine de ne olacağı belli olmaz. Birinci dünya savaşı öncesi İtalya, Almanya'ya yakındı ama savaş başlayınca İngiltere, Fransa, Rusya cephesine geçiverdi. Türkiye'nin işi zor. Bir yanda içinde yer aldığı ama kendisine ihanet etmiş batı ittifakı, diğer yanda bölgesel gerekler ve sorumluluklar nedeniyle birlikte hareket etmek durumunda olduğu Rusya bloğu. Seçim yapmak kolay değil. Herkesle iyi geçinmek zorunda. Tabi kendisine yönelik tehdit oluşturulmasına müsaade edemez.

Bir bakıma durum birinci dünya savaşı öncesini andırıyor. O zaman da Osmanlı, mümkünse savaş dışı kalmak, o olmazsa İngiltere cephesi ile hareket etmek istiyordu ama kader, buna imkan vermedi.

Osmanlı, İttihatçıların bu toprakların insanlarına yaptığı en büyük ihanet sonucu Almanya'nın bir 'ölecek insan deposu' olarak padişah Mehmet Reşat'ın istememesine rağmen Goben ve Breslau zırhlıları provokasyonu ile savaşa sokuldu ve devlet çöktü, binlerce vatan evladı şehit oldu, toprakları talan edildi.

Türkiye devleti tarih aklı olan bir devlet. Yaklaşmakta olan bu yeni tehdide karşı geçmişten çıkardığı dersler doğrultusunda verecektir kararlarını. Hatta öylesine bir rol üstlenebilir ki yaklaşan savaş tehdidini ortadan kaldırmaya, en azından kendi bölgesi dışında tutmaya katkı koyabilir. Bunun imkanı var. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın son krizde üstlendiği rol ile, daha önceki Katar krizindeki çözücü tutum bunun işaretidir. Gelişmelerin ülkemizin ve insanımızın zararına olmamasını dileyelim. Ne yazık ki böylesi zor bir dönemde katkı yapacak aklı başında bir muhalefetimiz yok. Onlar dünyanın geleceğini görmekten yoksunlar ve başka tellerden çalmaktalar. O çaldıkları çalgılar ise Türkiye'nin yararına değil.

 

Firuz TÜRKER

14.04.2018

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.