VEYA BAŞKA BİR ŞEKİLDE

04 Mayıs 2020 18:41 / 538 kez okundu!

 

 

CHP demokrasiye inanmayan, diktatoryal eğilimli bir partidir. İstiklal Mahkemelerinde 2 değil, tek şahit bile olmadan söylentiyle insan idam ettiren bir rejim kurmuş partidir. Kendi dışındaki ideoloji ve görüşlere hazımsızdır. Hele onların bir de iktidar olmalarını asla sindiremez. CHP ve CHP'lilerin gözünde onlar, her kim olursa olsun gayri meşrudur ve hangi yolla olursa olsun mutlaka devrilmeli, yargılanmalı, mahkum edilmeli, hatta idam edilmelidir. Bu zihniyet tam bir İttihat Terakki zihniyetidir. Babıali'de Nazır tokatlamak, istemediği Sadrazamı devirmek, bunu yapamıyorsa suikastla öldürmek, Padişaha emirler dikte etmek gibi eylemleri kendine hak gören bir zihniyettir.

 

****

 

VEYA BAŞKA BİR ŞEKİLDE

 

CHP demokrasiye inanmayan, diktatoryal eğilimli bir partidir. İstiklal Mahkemelerinde 2 değil, tek şahit bile olmadan söylentiyle insan idam ettiren bir rejim kurmuş partidir. Kendi dışındaki ideoloji ve görüşlere hazımsızdır. Hele onların bir de iktidar olmalarını asla sindiremez. CHP ve CHP'lilerin gözünde onlar, her kim olursa olsun gayri meşrudur ve hangi yolla olursa olsun mutlaka devrilmeli, yargılanmalı, mahkum edilmeli, hatta idam edilmelidir. Bu zihniyet tam bir İttihat Terakki zihniyetidir. Babıali'de Nazır tokatlamak, istemediği Sadrazamı devirmek, bunu yapamıyorsa suikastla öldürmek, Padişaha emirler dikte etmek gibi eylemleri kendine hak gören bir zihniyettir.

 

CHP yalnız yönetsel kadrosu ile değil, tüm parti örgütleriyle ve de seçmeniyle darbeci zihniyet taşıyan bir partidir. Darbecilik bu parti için bir genetik koddur. Devleti kurduğu iddiası, bu partinin, her 'ahval ve şeraitte' devletin kendisine ait olduğu düşüncesine yol açmıştır. Onu başkalarına 'yar etmektense', zayıflatmayı dahi göze almıştır.

 

Darbe yoluyla iktidarı ele geçirmek 1950'de ilk seçimi kaybettiklerinden beri CHP'lilerin yüreğini tutuşturan harlı bir ateştir. Demokrasi adına söyledikleri tamamen asılsızdır. Ülkeye demokrasiyi getirdiklerini iddia etmektedirler. Kime karşı getirmişlerdir 'demokrasi' dedikleri çok partili seçim sistemini; kendilerine karşı. Yani onlar demokrasiyi getirmeden önce ülke neyle yönetiliyormuş? Demokrasi getirdiklerine göre herhalde demokrasi olmayan bir yönetimle. Yani kendi kendilerine demişlerdir ki 'Nazizm, faşizm gibi bütün otoriter rejimler yıkıldı, bizim milli şef-ebedi şef rejimi de fazla ayakta kalamaz, iyisimi biz kendimiz şöyle demokrasi var dedirtecek bir şey yapalım da bunun önünü keselim' mi demişlerdir. Hayır bu bile onlara dışarıdan dikte edilmiştir. NATO'ya giriş şartıdır. Onlar demokrasi dedikleri ucubeyi, emirle uygulamaya koymuşlardır. Ve de tarihin tanıdığı en komedi seçimiyle, 'açık oy gizli sayımla' seçim yapıp kazanmışlardır.

 

Böyle saçmalık olmaz oy gizli, sayım açık olmalıdırdan kaçamayınca da 1950 seçimlerinde hezimete uğrayarak seçimi kaybetmişlerdir. İşte o günden itibaren de bir daha asla seçim kazanamayacaklarını kavradıklarından Demokrat Parti'yi askere darbe yoluyla devirttirmenin taşlarını döşemeye başlamışlardır.

 

Bu huy, bu anlayış hala sürmektedir. Bugün Özgür Özel'e ve Canan Kaftancıoğlu'na benzer sözleri söyleten bu kerameti kendilerinden menkul anlayış kaynağını, darbe ortamının iyice olgunlaştığına  hükmeden İnönü'nün, mecliste Demokrat Partililere söylediği “Artık sizi ben bile kurtaramam” sözünden almaktadır. ''Erken seçimle veya başka bir şekilde sistem değişecek'' ne demektir? Erken seçim şartları hiç yok gibidir. Üstelik yeni sistemde bu alınması çok zor olan bir karardır. Hem meclis hem de Cumhurbaşkanı mutabık kalmalıdır. Mecliste böyle bir karar alabilecek muhalefet çoğunluğu yoktur. Cumhurbaşkanı da onlardan değildir. Demek ki iş 'başka bir şekle kalıyor; nedir o? Bu söz rastgele söylenmiş bir dil sürçmesi değildir.

 

Peki o 'başka şekle' güçleri var mı? Yok. Öyle bir şeyin İnönü'nün değimiyle “Şartların oluştuğu” bir ortam da yoktur. Yine İnönü'ye göre  “Şartlar tamamlandığında halklar için ihtilal meşru bir haktır''. Özgür Özel'e, Canan Kaftancıoğlu'na ve tüm CHP'lilere göre de böyledir. Bu partiyi demokrasi dışı anlayışlı ve darbeci yapan zihniyet bu zihniyettir. Onlar buna 27 Mayıs'tan beri 'devrim' diyorlar.

 

Fakat ne seçim ne de darbe şartları yoktur. Özellikle 15 Temmuz'dan sonra halkın seçtiği iradeye sahip çıkma bilinci daha da artmıştır. Onlar da biliyor ki böyle bir şeye teşebbüs ederlerse başlarına gelecek olanlar, FETÖ'cülerin başına gelenden daha beter olacaktır. Aslında buna teşebbüs edecek cesaretleri de yoktur. Ama yine de bu yarayı kaşımaktan medet ummaktadırlar. Kuru sıkı atmaktadırlar. Ama bu tür söylemlere ve düşüncelere karşı durmak, bunlara karşı mücadele etmek, faşizan eğilimlerin zayıflamasına, demokrasi bilincinin güçlenmesine hizmet eder. Yani halkın eğiliminin yönetimi belirlemesi anlayışına. Üstelik 'iyi saatte olsunlar'ın saçma bir maceraya baş vurma ihtimalleri de vardır. Onun için demokrasiye inanç ruhunun diri tutulmasında yarar var.

 

Artık geçti o günler; o düşünceler hayal. Ama onlar çıkmamış canda umut vardır sanmaktadırlar.

 

Firuz TÜRKER

02.05.2020

 

Son Güncelleme Tarihi: 04 Mayıs 2020 18:56

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.