TÜRKİYE KATAR İLİŞKİLERİ GENİŞLİYOR

07 Aralık 2021 23:33 / 130 kez okundu!

 

 

Cumhurbaşkanı Katar'a bir resmi ziyaret gerçekleştiriyor. Yani Türkiye Cumhuriyet'i adına orada. Bir sürü yeni işbirliği anlaşması imzalanıyor. Kılıçdaroğlu Katar'ı sevmiyor. Çünkü Katar 'seküler' değil. Kılıçdaroğlu 'seküler'. Katar'la işbirliğini ise hiç sevmiyor. Çünkü ona göre Katar'la işbirliği Türkiye'yi değil, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı güçlendiriyor, Kılıçdaroğlu'nun elini zayıflatıyor. Kılıçdaroğlu Türkiye kamuoyuna Katar'ı kötü göstermek için onunla ilgili her yalanı söylüyor...

 

****

 

TÜRKİYE KATAR İLİŞKİLERİ GENİŞLİYOR

 

Cumhurbaşkanı Katar'a bir resmi ziyaret gerçekleştiriyor. Yani Türkiye Cumhuriyet'i adına orada. Bir sürü yeni işbirliği anlaşması imzalanıyor. Kılıçdaroğlu Katar'ı sevmiyor. Çünkü Katar 'seküler' değil. Kılıçdaroğlu 'seküler'. Katar'la işbirliğini ise hiç sevmiyor. Çünkü ona göre Katar'la işbirliği Türkiye'yi değil, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı güçlendiriyor, Kılıçdaroğlu'nun elini zayıflatıyor. Kılıçdaroğlu Türkiye kamuoyuna Katar'ı kötü göstermek için onunla ilgili her yalanı söylüyor. Örneğin tank paleti fabrikasının Katar'la yapılan anlaşmayla sadece palet değil, aynı zamanda tank da yapar hale getirilmesini, güya şimdiden tank da üretiyormuş gibi göstererek 'tank-palet fabrikası Katar'a peşkeş çekildi' diye göstermeye çalışabiliyor. Fütursuzca 'Katarlı öğrenciler sınavsız tıp fakültelerine alınıyor' yalanını servis edebiliyor.

 

Kılıçdaroğlu ve ekibi 'seküler' olmayan başka kimleri sevmiyor? Suriye Milli Ordusunu sevmiyor. Onların yerine halkını canavarca bombalatıp ülke nüfusunun üçte birinin ülkeden kaçmasına yol açan 'seküler' Esad'ı seviyor. SMO askerlerinin Yukarı Karabağ savaşında Azerbayca'nın yanında savaşmaya gitmesini 'cihatçılar oraya taşındı' diye yorumluyor. Fakat BM Kararlarını hiçe sayarak Azeri topraklarını 30 yıl işgal eden işgalci Ermenista'ın yanına koşan 'seküler' PKK militanlarına ses etmiyor.

 

'Seküler' olmayan Libya'nın meşru hükümeti 'Ulusal Mutabakat'ı sevmiyor. Türkiye ile anlaşma yaptılar diye onlara da gıcık oluyor. Halbuki UMH ile Türkiye arasında yapılan anlaşma, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki çıkarları için verdiği mücadelesinde bir sur görevi görüyor. UMH Yerine sivil halka karşı katliamlar gerçekleştiren ve UMH'ni devirmeye çalışan emperyalizmin yetiştirmesi ve beslemesi darbeci 'seküler' Hafter'i seviyor.

 

Başka hangi 'sekülerleri' seviyor Kılıçdaroğlu ve şürekası? Mısır'da sivil halktan binlerce kişiyi öldürerek darbe yapan, İhvan'ın lideri Mursi'nin bütün dünyanın gözü önünde kafes içinde ölmesini keyifle izleyen, CIA oğlanı darbeci 'seküler' Sisi'yi seviyor, 'şeriatçı' İhvandan nefret ediyor. Rabia işaretini 'terör örgütü simgesi' olarak görüyor.

 

Cemal Kaşıkçı'yı 'kuzuların sessizliğinde' İstanbul konsolosluğunda canice katlettirip parçalara ayırtarak yaktıran Suudi Veliaht'ını, kadınlara 'otomobil kullanma hakkı' verdi diye seküler bulup seviyor.

 

Türkiye iktidarını kendisine gümüş tepside sunacağını sandığı, F35 leri de onlara ödediğimiz paramızı da bir türlü geri vermeyen, üstelik yaptırım üzerine yaptırım uygulayan, Gülen'e kol-kanat geren, Türkiye'ye el altından ekonomik saldırı tezgahlayan, Mormon tarikatı üyesi Flake'i Türkiye'ye büyükelçi gönderen 'seküler' Biden'ı da çok seviyor.

 

Kılıçdaroğlu'nun haklı olduğu bir konu vardır. Ortadoğu'da 'seküler' denilen güçlerle 'geleneksel' arasında kıyasıya bir mücadele vardır. Bu mücadelede 'geleneksel' olan antiemperyalist tutum alıyor. Emperyalistler ise 'seküler' denilen güçlerin arkasında duruyor. Geleneksel olanın kökleri bu topraklardır. 'Seküler' kategorisine alınan güçler ise elma ağacına tutturulmaya çalışılan armut aşısı gibidir. Kılıçdaroğlu ve ekibi 'seküler'dir.

 

Firuz TÜRKER

07.12.2021

 

Son Güncelleme Tarihi: 12 Aralık 2021 18:31

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.