Serinkanlı Değerlendirme Zamanı

18 Nisan 2017 16:22 / 278 kez okundu!

 

 

Sonuçlar resmi değil ama kesin. Yaklaşık 3 puan ve bir milyon üçyüzbin fark var. 2000 Yılındaki ABD başkanlık seçimlerinde sonucu Florida'daki 537 oyluk fark belirledi. Al Gore'un itirazı üzerine oylar bir kaç kez yeniden sayıldı ve farklı farklı sonuçlar çıkması üzerine konu ABD Yüce Mahkemesine taşındı. Mahkeme 5 e karşı 4 oyla Bush lehine karar verdi ve karar uygulandı.

 

CHP, referandum sonucuna itiraz edeceğini açıkladı. Oyların yeniden sayılması mı yoksa referandumun yeniden yapılması için mi itiraz edeceğini açıklamadı. CHP'nin itiraz etme yasal hakkına saygı duymak gerekir. İtiraz eder, haklı ya da haksız çıkar. Bunun bir politik getirisi ya da zararı olup olmayacağı da CHP'yi ilgilendirir.

 

Benim düşünceme göre referandum sonucu üzerinde 'şaibe' yaratmaya çalışmak doğru bir iş değil. Sonucu kabullenememe, daha doğrusu kendi kendine kabul ettirememe, yani hazımsızlık ruh halinin dışa vurumu. YSK Başkanı'nın itiraz edilen konularla ilgili açıklamaları hiç de makuliyet sınırları dışında değil. Yine de itiraz etmek isteyen elbette etmeli.

 

Bunlardan netice alınabileceğini sanmıyorum. Referandum sonucu iki tercih arasında çok büyük bir fark olmadığını gösteriyor. Fakat fazla oy alan tercihin bu yüzden geçerli sayılmaması düşüncesi boş hayal. Bu hayalin peşinde koşmak yerine durumu kabullenmek ve yeni duruma göre partilerin siyasi stratejiler oluşturmaya yönelmesi daha mantıklı.

 

Genel seçimler 2019'da. Daha iki yıl var. Hayır cephesinin de kazanma ihtimali olan bir tablo var önümüzde. İki yılda köprülerin altından çok sular akar. Partilerin durumları, konumları değişebilir. Şartlar çok farklılaşır. Hayır cephesi de bu perspektifle bir strateji çizer ve hayır oylarını tek bir aday üzerine konsolide edebilirse neden kazanmasın? Bu bana daha makul ve demokratik bir yaklaşım olarak geliyor. Yani şeytan taşlamak yerine daha somut işlerle uğraşmak daha akıllıca bir iş gibi görünüyor.

 

Hayır cephesi 2019 seçimlerini kazanırsa bu değişikliği ortadan kaldıracak ya da bugünkü itirazları doğrultusunda değiştirecek bir girişimde bulunabilir. Hem de bunu, bütün yetkileri eline geçirmişken yapmaya çalışması ne kadar 'demokrat' davrandığı konusunda da bir ispat imkanı verir. Her şey değiştirilebilir. Yeter ki bu değişikliği en yetkili mercie, yani seçmene, yani halka kabul ettirin. Ve de eğer hakkınızın yenildiğini düşünüyorsanız, hak yenilmeyecek bir sistem önerin ve bunu hayata geçirmek için çaba harcayın. Bahaneler arkasına saklanmayın. Haklıysanız, halk size inanacaktır. Buna da önce kendiniz inanın. Bu bir 'mücadele' değil, bir siyasi rekabet. Rakibinizi yenmek, ezmek yerine, geçmeye çalışın. Bu imkanın olmadığı doğru değildir.

 

'Evetçi'ler açısından durum nedir? O kesimde bir zafer sarhoşluğu görünmüyor. Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Bahçeli'nin açıklamaları bu yönde. Tam tersine onlar derslerini çalışmaları gerektiğini şimdiden kavramış izlenimi veriyorlar. 'Hayırcı'lar da bu yönde enerji kullanmaya başlamazlarsa yine geri kalacaklar.

 

Böyle yaklaşılırsa gereksiz gerilim de doğmaz. Gerilimden, kutuplaşmadan şikayet edenler bunu güçlendirecek işler yapıyor. Ama gerilimden fayda umanlar tam tersi bir sonuç alacaklardır.

 

Firuz TÜRKER

18.04.2017

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.