SEBZE MEYVE TERÖRÜ

15 Şubat 2019 11:39 / 386 kez okundu!

 

 

Bu da mı olurmuş, diyenler var mıdır? Olabilir. Çünkü ben de ilk duyduğumda 'bu da neyin nesi' diye geçirmiştim içimden. Halbuki olurmuş. Astronomik sebze meyve fiyatları, hükümetin uygulamaya koyduğu 'tanzim' satışları ile birden dip yaptı. Her ne kadar vurucu darbe bu uygulama ile geldiyse de, Hükümetin önlemleri bununla kalmadı. Denetimler, ceza uygulamaları, gıda spekülatörlerinin nefesini kesiverdi. Öyle ki; denetim ekiplerini halde dövmeye kalkacak, tehditler savurmalarına yol açacak ölçüde kendilerini kaybetmelerine yol açtı.

 

****

 

SEBZE MEYVE TERÖRÜ

 

Bu da mı olurmuş, diyenler var mıdır? Olabilir. Çünkü ben de ilk duyduğumda 'bu da neyin nesi' diye geçirmiştim içimden. Halbuki olurmuş. Astronomik sebze meyve fiyatları, hükümetin uygulamaya koyduğu 'tanzim' satışları ile birden dip yaptı. Her ne kadar vurucu darbe bu uygulama ile geldiyse de, Hükümetin önlemleri bununla kalmadı. Denetimler, ceza uygulamaları, gıda spekülatörlerinin nefesini kesiverdi. Öyle ki; denetim ekiplerini halde dövmeye kalkacak, tehditler savurmalarına yol açacak ölçüde kendilerini kaybetmelerine yol açtı.

İnsanın aklı durası geliyor. Bu derece mi? Sırf iktidarı yıpratmayı, bu arada Kılıçdaroğlu'nun deyimi ile 'malı da götürmeyi' amaçlayan izansızlık, serbest pazar ekonomisi denilen liberal anlayışa sığar mı? Şimdi buna 'gıda terörü' denilmesi yersiz mi?

Bu durumlarda aklıma hep, Ecevit'in başbakanlığındaki CHP-MSP koalisyonu gelir. Yağ kuyrukları, tüp gaz kuyrukları, akaryakıt kuyrukları, fueloil yokluğundan yanmayan kaloriferler, elektrik ocakları ile ısınmaya çalışmalar. Yeni nesil bunları bilmez. Eskiler hatırlar. Emperyalizm bir ülkeye ayar vermeye kalktığı zaman hep benzer yöntemler uygulanıyor. Bugün Venezuela'ya yaptıkları ve ülkemize yapmaya çalıştıkları gibi. İşin ilginci, daima kendisine 'yerli' işbirlikçiler bulur. Onların ağzına bir parmak bal çalar, sonra o ülkenin kanını, iliğini emer. Guaido böyle bir adamdır.

Ben artık 'ülkenin beka sorunu yok' diyenlerden, 'sebze meyve fiyatları almış başını gidiyor' diye feryat edip hükümeti suçlayanlardan ümidimi kestim. Onlar duracakları yeri çoktan seçmişler meğer. Görmek istemeyene tarif etmekten, anlamak istemeyene anlatmaya çalışmaktan daha imkansız bir iş yokmuş. Onlar fiyatlardan şikayet ederken halkı düşünüyor değiller. Halkın gönlünü hükümetten soğutmak derdindeler. Öyle olmasalar bu saldırılara alet olanları savunur duruma düşmezler.

Bu mücadele öyle kolay bir iş değil. Kafalar hep, şimdi nereden bir şey yaratıp da bunları sıkıştırsak şeklinde çalışıyor. Neden? Sıkıştırabilecekleri somut bir şey yok da ondan. O kadar çaresizler ki, yapılan olumlu işleri olumsuz göstermeye çalışmaktan, olmadı, suni olumsuzlukları organize etmek ya da var olanı teşvik edip bir de güya eleştirmekten başka yolları kalmamış. Her şeyden bir olumsuzluk çıkarma peşindeler.

Nereye kadar? Asla bıkmayacaklar. Onların derdi bağcı dövmek. Kendilerine inanan bir avuç gözü, gönlü, aklı kararmış bulabiliyorlar. O bulabildikleri yapmak istediklerine hiç yetmeyecek. Maymunun gözü açılmış artık. Hani hayvan terli. Üstelik her oyunlarını, her tuzağı açığa çıkarabilecek ve çıkaran bir yönetim var. Bu mücadele de böyle sürüp gidecek. Ta ki onlar pes edene kadar. Bu saatten sonra ben, bu milletin pes edeceğini sanmıyorum.

 

Firuz TÜRKER

11.02.2019

 

*****

 

OYUN TUTMADI

 

Ne güzel tezgahtı. Gıda fiyatları yükseliyor, ekonomik kriz var. Seçmeyin bu yönetimi.

Ekonomik sıkıntı var doğru. Ama bu kriz değil. Kriz olsa, sistem zorlukları aşamaz konuma gelmiş demektir. Halbuki zorlanıyor ama aşıyor. Tanzim satış oyunu bozdu. Bu konuyu yazmıştım ama sadece gerçekleri ifade etmek yetmiyor. Bir de gerçeklerin çarpıtılmasını deşifre etmek gerekiyor demek ki.

Türkiye liberal ekonomi uyguluyormuş, piyasaya müdahale doğru değilmiş. N'olur müdahale olursa. İncinir, kırılır, darılır mı? Küser vaz mı geçer? Böyle düşünenler şabloncu. Kalıplara sıkıştırmak istiyorlar. Bir oyun kurulmuş, bu oyun bozulsun istemiyorlar. Ellerinden oyuncağı alınmış çocuklar gibiler. Zor oyunu bozar. İskender kördüğümü çözmedi. Kılıcı ile parçaladı. Ama tarih çözdü diye yazıyor. Çünkü oradaki kehaneti gerçeğe dönüştürdü. Bilinen dünyanın hükümdarı oldu.

Sen serbest piyasayı manipüle edeceksin, 'dur' denilince müdahale olacak. İngiltere'den gece yarısı açtırdığın bankadan Türk Lirasının değerini düşürücü alım satım yapacaksın, Merkez bankası uyuyacak. Bunun adı mı serbest piyasa?

Demek istedikleri o ki canları çektiği kadar manipülasyon yapacaklar, sıkıştıracaklar bu, serbest piyasaya müdahale olmayacak, karşı atak gelince müdahale olacak. Hem yapacaklar hem de elini kolunu serbest piyasa ile bağlayacaklar ki sen havlu atasın. Bence istedikleri kadar ekonomik kalıplardan bahsedebilirler. Bu fizik kanunu değil. Onlar bile kesin değil. Toriçelli'nin deniz seviyesi açık hava basıncını aynı ölçüde ölç bakalım ölçebilirsen. O bir kabul. Ekonominin kanunları bundan vareste değil.

Kaldı ki bu yapılan müdahale de değil. Hamleye karşı hamle. Halkın yararını gözeten işler doğrudur. Gerisi boştur.

 

Firuz TÜRKER

12.02.2019

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.