PANDEMİ KOŞULLARI

01 Aralık 2021 12:17 / 260 kez okundu!

 

 

"Çoktandır yazmıyordum, biraz ben de kendi dertlerime düştüğümden, çokçası da  muhalefet tarafından çürütülmüş siyaset ortamından gına gelmiş olmasından. Benim de aklımın biraz fazla erdiği konu siyaset. Bunu yazmadıktan sonra da olmuyor. Ama bazen işte böyle düşüncelerimi toparlayıp yazıya dökebiliyorum. Pandeminin zorluklarıyla imtihanı geçmeye çalışan herkese hazreti Eyüp sabrı diliyorum. Yine uzun süre bu mecralarda görünmezsem sevenlerim merak ermesin. Pek problem yok." 

 

****

 

PANDEMİ KOŞULLARI

 

Zor koşullar insanların zayıflılarının öne çıktığı, dayanma güçlerinin azaldığı ortamlar yaratır. Pandemi böylesi bir ortam yarattı. Geçim ve yaşam şartları ağırlaştı. Böylesi durumlarda, daha önce pek zorluk görmemiş olanlar daha çabuk dökülür. İnsanlar çözülüp dağılır, kendi derdine düşer. Sosyallik ve dayanışma, tahammül  zayıflar. Bu duruma dayanmak, hele aşmak hiç kolay değildir.

 

Pandemi tüm dünyayı olumsuz etkiledi. Eskinin sağlam şatoları sarsıldı, zayıfladı. Ekonomiler küçüldü. Gelir düzeyi sınırlı kesimler yaşamlarını zar zor sürdürür oldu. Medeniyetin merkezi değişti. Artık güneş doğudan yükseliyor. Gelişmekte olan ülkeler, gelişmiş olanlara göre daha hızlı yol alıyorlar.

 

Bu tür zamanlar sosyal değişim zamanlarıdır. Fakat batıda bu türden bir gelişme gözlenmiyor. Statüko koruyucular hala güçlü ve değişimin önünü tıkamayı başarabiliyorlar. Bir değişim yaratabilecek toplumsal bir güç de ortada yok. Halk hareketi gibi görünen bazı hareketleri de statükocular kontrolleri altında tutuyor.

 

Bizde ise değişimin ve gelişmenin motor gücü iktidardır. Zor koşullarda bile yüksek ekonomik büyüme hızları yakalayabiliyor. Özellikle ihracat girdilerini beceriklilikle arttırıyor. Fakat bu durum pandeminin ağır koşulları nedeniyle halka yeterince yansımıyor. Bu da hoşnutsuzluk yaratıyor.

 

Bu durum muhalefete avantaj yaratıyor ama bizdeki muhalefet bundan yararlanabilecek yetenekte değil. Kendisini batılı statükoculara endekslemiş, onların dümen suyunda, onların desteği ile iktidarı devirme stratejisi izleyen muhalefetin başarı şansı yok. Üstelik bu strateji, siyaset düzenlemeciliği, aritmetik oy hesapları, entrikalar, yalan-dolanlı propagandalarla ayağı yere basmayan bir şekilde yapılıyor. Ortaya, vatandaşa vaat edilen bir gelecek koyamıyor. En güçlü argümanı, içeriği hiç de belli olmayan bir 'iyileştirilmiş, güçlendirilmiş parlamenter sistem'. Bu da eskiye dönüş demek. Halbuki eski çamlar çoktan bardak oldu. Bunun vatandaşın ne işine yarayacağını anlatmak zor.

 

Bunun yanında pandemi koşullarını istismar eden, halka 'şunu vereceğiz, bunu vereceğiz' gibisinden iktidara gelinince pek çoğu tutulamayacak kulağa hoş gelen sözler söylenerek popülist bir yol izleniyor. Ama FETÖ kangreni ile, iyice zayıflamış ve dağılmakta olan terörle, ülkenin mavi vatan çıkarlarını koruma, enerji bağımlılığını azaltma çalışmaları ile, emperyalizmin boyunduruğunu kaldırma mücadelesi ile, üretimin ve ihracatın daha fazla nasıl arttırılabileceği ile ve bunlar gibi pek çok yaşamsal konuda görüş ve söylenen somut bir söz yok. Söylenenler de bu konularda hep negatif tutum alınacağı yönünde. Bu izlenen yol, Amerikancı çevrelerin Türkiye'ye dikte etmek istedikleri yoldur.

 

Fakat bu yolla, insanlarının dayanma güçlerinin zayıfladığı zamanlarda kulaklarının duymak istediği hoş şeyleri söyleyerek netice almak mümkün değildir. Ama ortamı bulandırıp sulandırır. Nitekim de öyle oluyor.

 

Türkiye'nin bu zorlukları ve muhalefetin kofluklarını aşabilmesi, pandemi koşullarını aşabilmesine bağlı. Bunun da bir tek yolu var: AŞI... Ben aşı olmayanların söylenenlere inandıklarından değil, iğne olmaktan korktuklarından, biraz da tembelliklerinden bunu yaptıklarına inanıyorum. Yoksa 'o öyle demiş de, bu böyle demiş de' hepsi bahane. Salgını aşabilmenin bir tek yolu vardır: TOPLUMSAL BAĞIŞIKLIK. Bu da iki türlü aşılır. Ya salarsın ipini kırılan kırılır, kalanlar da bağışıklık kazanır ya da aşılama yoluyla bunu sağlarsın. Gerisi hikaye. Türkiye, salgına karşı toplumsal bağışıklığı kazandığı zaman bütün zorlukların üstesinden gelebilecek potansiyele sahiptir.

 

Çoktandır yazmıyordum, biraz ben de kendi dertlerime düştüğümden, çokçası da  muhalefet tarafından çürütülmüş siyaset ortamından gına gelmiş olmasından. Benim de aklımın biraz fazla erdiği konu siyaset. Bunu yazmadıktan sonra da olmuyor. Ama bazen işte böyle düşüncelerimi toparlayıp yazıya dökebiliyorum. Pandeminin zorluklarıyla imtihanı geçmeye çalışan herkese hazreti Eyüp sabrı diliyorum. Yine uzun süre bu mecralarda görünmezsem sevenlerim merak ermesin. Pek problem yok.

 

Firuz TÜRKER

01.12.2021

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.