ÖCALAN DURUMU GÖRDÜ

21 Haziran 2019 22:08 / 514 kez okundu!

 

 

Bu bir emperyalist plandı. Bunun böyle olduğu daha sonra 15 Temmuz darbe girişimi ve öncesindeki hendek saldırıları ile açığa çıktı. PKK adına çözüm sürecini yürüten Abdullah Öcalan idi. HDP ve Kandil, zoraki ve gönülsüz katılıyor gibi görünüyorlardı. Her fırsat bulduklarında bunu sabote ettiler. Barış ve çözüm süreci İdris Naim'den sonra yeniden başlatıldığında ve de uzun bir süre çatışmasızlık ortamı oluştuğunda sürecin gereklerini yerine getirmediler. Ülke içinden çekilmeyi göstermelik yaparak sürüncemede bıraktılar. Öcalan'ın silah bırakma çağrısına uymamak için kırk takla attılar. Geri dönüşler gündeme geldiğinde Habur gösterisi ile her şeyi berbat ettiler. Ama bunu bilerek isteyerek yaptılar. Çünkü bozulsun istiyorlardı. Bu arada da hendek kalkışmasının hazırlıklarını yaptılar.

 

****

 

ÖCALAN DURUMU GÖRDÜ

 

Barış ve çözüm süreci nasıl bitti?

Önce Oslo belgeleri ifşa edildi ve henüz sürece hazır olmayan kamuoyu tahrik edildi. Ardından uzun bir dönem, özellikle o zamanda devlet içinde etkin olan FETÖ’cüler eliyle PKK ve KCK'ya operasyon yapıyoruz adı altında bir saldırı başlatıldı. Bunun amacı çözüm sürecini sabote etmekti. Bu amaçla kin tohumları ekilmesi ortamı hazırlanıyordu. Böylece Kürtlerde Türkiye'ye aidiyet duygusu daha da zayıflatılacak, giderek kopma arzusuna ulaşma aşaması için mesafe kat edilecekti. O dönemin İçişleri Bakanı, daha sonra FETÖ’ye yakınlık gösteren İdris Naim Şahin idi. Uludere (Roboski) katliamı da onun zamanında yaşandı.

 

Bu bir emperyalist plandı. Bunun böyle olduğu daha sonra 15 Temmuz darbe girişimi ve öncesindeki hendek saldırıları ile açığa çıktı. PKK adına çözüm sürecini yürüten Abdullah Öcalan idi. HDP ve Kandil, zoraki ve gönülsüz katılıyor gibi görünüyorlardı. Her fırsat bulduklarında bunu sabote ettiler. Barış ve çözüm süreci İdris Naim'den sonra yeniden başlatıldığında ve de uzun bir süre çatışmasızlık ortamı oluştuğunda sürecin gereklerini yerine getirmediler. Ülke içinden çekilmeyi göstermelik yaparak sürüncemede bıraktılar. Öcalan'ın silah bırakma çağrısına uymamak için kırk takla attılar. Geri dönüşler gündeme geldiğinde Habur gösterisi ile her şeyi berbat ettiler. Ama bunu bilerek isteyerek yaptılar. Çünkü bozulsun istiyorlardı. Bu arada da hendek kalkışmasının hazırlıklarını yaptılar.

 

Bundan sonra da neredeyse % 70’lere yükselmiş çözüm sürecine olan kamuoyu desteği hızla düşmeye başladı. HDP ve Kandil Türkiye ile yaşamak, bu topraklara katkı koymak istemiyorlardı. Onlar, kendilerine verilen sözlerin albenisine kapılarak Türkiye'ye karşı düşmanca tavır aldılar. Kendine 'sol' denilen kesimler de onlara katılarak bu süreci kışkırttılar. Buradan bir 'halk savaşı' çıkar, o da 'devrime yol açar' goşist tezin gerçekleşebileceği hayaline kapıldılar. CHP ise bütün bu süreçlerde barış ve çözüm sürecinin karşısında yer aldı. Kah milliyetçiliğe, kah 'üniter devlet' fikrine sarılarak bozulması için her yolu denedi. Halbuki her ikisi de umurunda değildi. Tek amacı AK Parti’nin bu yolda başarısını engellemekti. Bugün kendilerini demokrasi cephesi gibi yutturmaya çalışan bu bileşenlerden hiç birisinin demokrasi derdi yoktu.

 

Bu çabalar sonuç verdi. Binlerce Kürt genci bu muhterislerin politik çıkarları uğruna, bağımsızlık için ölüyorum sanarak can verdi. Ayrıca terör saldırıları ile de pek çok yurttaş canını kaybetti ya da sakat kaldı. O zamanın kitlesel bombalamalarını hatırlayın. Yabancı gizli servisler tarafından yapıldığı apaçık belli iken CHP ve HDP de bunu biliyor iken ağız birliği ederek hep iktidarı suçladılar. Türkiye'nin DEAŞ'ı desteklediği, ona yardım ettiği emperyalist yalanı da o zamanda dolaşıma sokuldu. Daha sonra Kobani bahane edilerek hendek kalkışmasının provası yapıldı. Halbuki Türkiye hem Kobani'den kaçanlara kucak açmış, hem de Barzani birliklerinin Kobani'nin yardımına gitmesine yardımcı olmuştu. Daha sonra da Fırat Kalkanı harekatıyla DEAŞ'ın belini kırdı.

 

HDP ve artık tortusu kalmış 'Türkiye solu' CHP ile birlikte bütün bu süreçlerin karşısında durdu. Çünkü gidişat, Amerikan planlarına uygun değildi. Bu süreçler hem CHP’nin iktidar şansını, hem de HDP ve Kandil'in rüyasını gördükleri Amerikan kuklası devletçiklerinin hayalini zayıflatıyordu.

 

Ama süreçler bütün bu engelleme çabalarına rağmen başarı ile yürütüldü. Türkiye hem hendek kalkışmasının hem de 15 Temmuz Amerikancı işgal planının üstesinden gelebilmeyi başardı. Bu kez de PKK’nın istediği savaşı ona verdi. Bu savaş, 'barajlar, kalekollar yapılıyor' diye başlatılmıştı. Şimdi geldiği aşamada ise PKK’nın yurt içinde eylem olanakları sıfıra yakın. Amerikan rüyası uğruna Kürt gençlerini ateşe atan Kandil baronları can derdinde. HDP’nin siyasal etkisi hızla azalmakta. Ama yukarıda anlatmaya çalıştığım 'Türkiye'ye düşmanlık' ve Amerika'nın peşine takılma politikalarının uygulayıcıları şimdi can havliyle 'AKP-MHP bloğunu geriletmek' bahanesi ile CHP’ye sarılıyorlar. CHP de başka türlü seçim kazanma ihtimali çok zayıfladığından bunlara sarılıyor. Bu da hepsini birden tarihin çöp sepetine taşıyor. Bu yolla seçim kazansalar bile gelecekleri için umut yok. Yaptıkları, çürüyen iki organizmanın birbirine yaslanarak ayakta kalma çabalarından başka bir şey değil.

 

Abdullah Öcalan işte bu durumu gördü. Öcalan belki de Türkiye ile olmak istiyor. Bu nedenle de CHP ile politik işbirliğinin kendi siyasi ve örgütsel yapılarını yok oluşa götürdüğünün farkında. Bu nedenle o gidişe dur demek istiyor. Belki de sonrasında yeniden Türkiye ile müzakereye oturmayı umuyor. Çünkü Ortadoğu'da dengeler Türkiye'den yana değişmektedir. Neçirvan Barzani bile ilk resmi ziyaretini Türkiye'ye yapıyor. Ortadoğu'daki Amerikan planları iflas aşamasında. Öcalan'ın, kendi siyasetine uyarısının sebebi bu. Ama dinleyecek gibi olan yok. Nitekim açıklamalar art ardına geldi Hem Kandil'den hem HDP'den. Onlar kaderlerinin yolunda yürümeye devam edecekler. 

 

Firuz TÜRKER

21.06.2019

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.