MÜCADELE ÇETİN GEÇECEK

03 Eylül 2018 15:22 / 151 kez okundu!

 

 

Ne iktidar ne de halk telaş içinde değil. Savaşını savunma pozisyonunda ve makul ölçüler içinde sürdürüyor. Önlemler panik havası içinde birdenbire alınmıyor. Gelen salvolara karşı gerekli görüldükçe devreye giriyor. Bu yanıyla askeri bir karşılaştırma yapılırsa Çanakkale savunmasına benziyor. Nusret Gemisi mayınlarını itinayla döşüyor. Dolar her saldırısında bir miktar ilerleme kaydetse de boğazı bir türlü geçemiyor, direnci kıramıyor. Gerilemek zorunda kalıyor.

 

****

 

MÜCADELE ÇETİN GEÇECEK

 

Trump'ın 'Türk lirasının güçlü dolar karşısında nasıl eriyeceğini göreceksiniz' açıklamasıyla başlayan kur saldırısı sürüyor. Onlar ellerinden gelen her türlü enstrümanı kullanarak döviz kurlarını yükseltmeye, Türkiye de bunu engellemeye çalışıyor. Şu anda savunma durumundayız.

 

Türkiye direnme gücüne güveniyor. Nereden alıyor bu gücünü; tabi ki halkının direnmeyi sahiplenmesinden. Muhalefetin bu işin sorumluluğunu iktidara yıkarak onu yıpratma çabalarına rağmen halkın çoğunluğu bu saldırıya karşı iktidara destek veriyor. Çünkü olanı biteni kavramış durumda. Son dört gün içinde 5 milyar dolar bozdurmuş vatandaşlar. Merkez bankasının döviz rezervleri erimiyor. Vatandaş da dövizini yüksek fiyattan satmış oluyor. Amerika istediğini kolayca alamadı. Alıp alamayacağı da belli değil. Türkiye, yönetimi ve halkının çoğunluğu ile kararlı bir duruş sergiliyor. 15 Temmuz'u nasıl aştıysa, bu kur saldırısını da aşma ihtimali yüksek.

 

Ne iktidar ne de halk telaş içinde değil. Savaşını savunma pozisyonunda ve makul ölçüler içinde sürdürüyor. Önlemler panik havası içinde birdenbire alınmıyor. Gelen salvolara karşı gerekli görüldükçe devreye giriyor. Bu yanıyla askeri bir karşılaştırma yapılırsa Çanakkale savunmasına benziyor. Nusret Gemisi mayınlarını itinayla döşüyor. Dolar her saldırısında bir miktar ilerleme kaydetse de boğazı bir türlü geçemiyor, direnci kıramıyor. Gerilemek zorunda kalıyor.

 

Tabi 'tuhaf' insanlarımız da var. Bu hengameden bir miktar avantajlı çıkmaya çalışanlar. Bunların başında ülke içindeki spekülatörler geliyor. Onlar bu savaşın ganimetlerinden yararlanma peşinde. Bir de elindeki üç kuruşla avdan artan kemiklerden et sıyırma derdinde olanlar var. Herkesin memleketin derdini ve meselesini anlamasını bekleyemezsiniz. Fırtına geçtiğinde kimin çatısının üzerinde ne kadar saman toplanmış o kadar da kıymeti harbiyesi olmayacak.

 

Ana muhalefet kendi iç sorunlarına boğulmamış olsaydı daha güçlü bir karalama kampanyasıyla iktidarın bu yükün altında ezilmesi ve kendine gün doğması için daha fazla çaba harcayabilirdi. Ama yapamıyor. Arada bir kaç çıkış yapsa da inandırıcı olamıyor. Saldırı o kadar apaçık ki.

 

Tabi ki bu durumun sorumlusu iktidardır. 15 Temmuz'da teslim olsaydı, Amerika'nın neredeyse yarım yüzyıldır itinayla beslediği FETÖ'ye savaş açmasaydı, ajan rahip tutuklanmasaydı, Amerika'nın darbe girişimindeki kirli parmağının ortaya çıkma ihtimalini güçlendirmese, görmezden gelseydi, Türkiye'yi güneyden kuşatma ordusunu yaptığı askeri harekatlarla darmadağın etmeseydi, Astana sürecine katılıp Amerika'yı yalnızlaştırmasaydı, dünya beşten büyük diye efelenmeseydi, doları bir kenara bırakalım milli paralarla ticaret yapalım diye Amerika'nın nasırına basmasaydı, alüminyum ve çeliğe uygulanan gümrüğün iki katına çıkarılmasına boyun eğseydi bu yaşananlar yaşanmazdı mı sanıyorsunuz? İşte en affedilmez gaflet budur. 2001 krizinde Türkiye arıza çıkaracak ne yapmıştı da bir kitapçığın sırtına yüklenen o kriz patlamıştı? Yunanistan'a verdikleri krediler ödediği faizi bile karşılamazken, Yunanlı yöneticiler yan gelip yatar ve ülkenin yaklaşmakta olan kriz tehlikesini umursamazken nasıl düştülerse kurt kapanına Türkiye de bir şekilde düşürülürdü yine.

 

Amerika'nın cari açığı büyük. Bizimkinin on belki de yüz katı, hatta daha da fazlası. Onu kapatmak için kimsenin gözyaşına bakmayacak. Zaten de bakmıyor. Bulaşmadığı devlet kalmadı. Kendi müttefiklerini bile ateşe atmaktan çekinmiyor. Boyun eğseniz de o kazık girecek eğmeseniz de. Ama mücadeleyi seçerseniz şansınız olur. Türkiye bunu seçti. Bu çetin bir mücadeledir. Bunun üstesinden nasıl gelineceğini bütün dünyaya gösterecek. Bu dönemde emperyalist dayatmalara boyun eğip halkını kurban verecek değil, halkına önderlik edip Çanakkale'ye zincir gerecek iktidarlara ihtiyacımız var. Çok şükür buna da sahibiz. Halk da bunu anlamış ve onun arkasında duruyor. 15 Temmuz'da tankların altına yattığı gibi, dimdik ayakta. Öleceksek direnerek ölelim. Teslimiyeti kabullenmekten iyidir.

 

Firuz TÜRKER

01.08.2018

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.