KELEBEK ETKİSİ

02 Şubat 2019 12:16 / 691 kez okundu!

 

 

Her şey farklı olabilirdi. HDP isteseydi, AK Parti'nin 'barış ve çözüm süreci'ne dört elle sarılır, onun başarılı olması ve ülkemizde iç barışın gerçekten egemen olması için çaba harcar, bunun başarılı olmamasını arzulayan güçlerin karşısında durabilirdi. O zaman AK Parti HDP ilişkileri de çok farklı  olurdu. El ele verebilir, Kürtlerin yoğun yaşadığı bölgelerin kalkınması için çok daha başarılı işler yapabilirlerdi. Hiç bir şey olmasa, hendek kalkışması olmaz, yiten canlar zayi olmaz, şehirler viraneye dönmez, yeniden inşası için harcanan trilyonlar heba olmaz, daha ileri işler yapmak için kullanılırdı.

 

****

 

KELEBEK ETKİSİ

 

Her şey farklı olabilirdi. HDP isteseydi, AK Parti'nin 'barış ve çözüm süreci'ne dört elle sarılır, onun başarılı olması ve ülkemizde iç barışın gerçekten egemen olması için çaba harcar, bunun başarılı olmamasını arzulayan güçlerin karşısında durabilirdi. O zaman AK Parti HDP ilişkileri de çok farklı olurdu. El ele verebilir, Kürtlerin yoğun yaşadığı bölgelerin kalkınması için çok daha başarılı işler yapabilirlerdi. Hiç bir şey olmasa, hendek kalkışması olmaz, yiten canlar zayi olmaz, şehirler viraneye dönmez, yeniden inşası için harcanan trilyonlar heba olmaz, daha ileri işler yapmak için kullanılırdı.

 

HDP Türkiye'nin partisi olsaydı, siyasi bağımsızlık ya da özerklik peşinde koşmak yerine Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni kendi devleti olarak benimser, onun kalkınması için çaba harcayan AK Parti'ye omuz verir, bu çabalarıyla Kürtlerin, hakim ideolojinin öngördüğü gibi 'tali' değil, 'asli' unsur olduğunu tescilleyebilirdi.

 

HDP'nin iradesi kendi elinde olsaydı macera peşinde koşmaz, Amerika'nın aldatmaca vaatlerinin peşine takılmaz, Türkiye'yi kendine daha yakın görürdü. O zaman dağdakiler baba ocağına döner, iş güç, ev bark sahibi olur, binlercesi boş bir hayal için canını kaybetmez, çoluk çocuğa karışırlardı.

 

Eğer olaylar böyle gelişseydi FETÖ darbe yapmaya cesaret edemeyebilir, etse bile HDP'ye destek veren Kürtlerin de tepkisiyle karşılaşır, daha bir perişan olur, Türkiye'yi bölmek isteyen Amerika, Türklerle Kürtleri kapıştırıp oradan parsa çıkarmanın kolay olmayacağını görerek ayağını daha bir denk alırdı.

 

HDP barış ve çözüm sürecinin ucundan tutuyormuş gibi yaptı. AK Parti'nin samimi olmadığı propagandasına sığındı. Bu iktidarın Kürtler için yaptığı demokratik değişiklikleri görmezden geldi. Onları değersiz buldu. Dahası, AK Parti'nin bunları zaafından yaptığını sandı. 15 Temmuz akşamı demokrasiden yana olmak yerine, yesinler birbirlerini tutumu benimsedi. Zannetti ki AK Parti kaybederse, kendi devleti olarak hissedemediği Türkiye kaybeder. O zaman da kendilerine Türkiye'den ayrı bir devlet yapılanması için gün doğar.

 

HDP, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin geçmişteki hata ve günahlarının acısını AK Parti'den çıkarmaya kalktı. O hata ve günah sahiplerinin ardıllarıyla AK Parti'ye karşı zımni ittifaklar içine girdi. Halbuki AK Parti o hata ve günahların tamir edilmesine en yatkın siyasi oluşumdu. Çünkü o da onlardan çok çekmişti. HDP kimlerle yan yana durması gerektiğine sağlıklı karar veremedi. Yanlış tercihler yaptı.

 

HDP bütün bu sorumluluklardan kaçmak için topu hep AK Parti'ye attı. Onu suçlu gösterip meselelerin çözülmesi sorunundan kaçtı. Sorunca da 'mücadele ettikleri' aldatmacasının arkasına saklandı. Neyin mücadelesini veriyordu ki? Hem de kime karşı kimle beraber? Yaptığı tercihler Kürtlerin daha mı menfaatine olacaktı?

 

Peki, HDP neden akıl yolundan değil de, macera yolundan yürüdü? Eğer iradesi kendi elinde olsaydı belki kendi içinde tartışır, hataları azaltır, doğru ve güncele uygun politikalar izleyebilirdi. Ama iradesi Kandil'in vesayeti altında idi. Kandil'in iradesi ise son zamanlarda açıkça ortaya çıktığı gibi Amerika'nın elinde idi. Amerika uyanık bir siyaset izledi. PKK ve onun siyasi temsilciliğini yapan HDP eliyle Kürtlerin bir kısmını Türkiye'nin karşısına dikmeyi başardı. Ama sıra onları Türkiye'ye karşı korumaya gelince hep sırtını dönmek zorunda kaldı. Çünkü onun gözünde Kürtlerin bir kıymeti harbiyesi yoktu. PKK'nın devşirdiği Kürt gençleri, kendisinin Ortadoğu'daki çıkarları uğruna kendi askerleri yerine ölecek 'paralı' kara gücü idiler.

 

Bütün bunların sonucunda işler bugünkü noktaya geldi. Kimsenin şikayet edecek hali olmamalı. Karşılaştıklarınız, sizin yaptıklarınızın doğurduğu sonuçlardır. Halk ağzı ile söylersek, ne ekersen onu biçersin. Böyle yaparak PKK/HDP çizgisi Kürtlere ne kazandırmıştır?

 

Üç şey geri dönmez. Geçen zaman, atılan ok, ağızdan çıkan söz...

 

Firuz TÜRKER

02.02.2019

 

------

 

Editör'ün Notu: Kelebek Etkisi, bir sistemin başlangıç verilerindeki küçük değişikliklerin büyük ve öngörülemez sonuçlar doğurabilmesine verilen addır. Edward N. Lorenz'in çalışmalarından biri olan Kaos Teorisi ile ilgilidir. Daha sonralarda hava durumuyla ile ilgili verdiği şu örnek ile ünlenmiştir. Amazon Ormanları'nda bir kelebeğin kanat çırpması, ABD'de fırtına kopmasına neden olabilir. Farklı bir örnekle bu, bir kelebeğin kanat çırpması, Dünyanın yarısını dolaşabilecek bir kasırganın oluşmasına neden olabilir.

Fakat daha çok yaratılan bir kaosun büyüyerek artmasını ifade eder.

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.