HDP GÜVENİLMEZ OLDUĞUNU BİR KEZ DAHA KANITLADI

24 Mart 2019 00:19 / 1238 kez okundu!

 

 

CHP kıvrım kıvrım kıvranıyordu. HDP'liler oylarını versin ama sanki vermiyormuş gibi yapsınlar. Çünkü HDP ile ittifak CHP tabanında memnuniyetsizliklere yol açardı. Böyle düşünmesi, parti yönetiminin doğru bir iş yapmadığını biliyor anlamına geliyor. Bunun için hangi parti yetkilisi medya karşısına çıksa ve bu soruyla karşılaşsa, 'hadi canım; nerden çıkardınız' pozları takınıyordu.

'Biz HDP ile ittifak yapmadık' diyordu CHP'li yöneticiler. Kılıçdaroğlu da 'biz sandıkta herkesin oyuna talibiz' gibisinden kıvırıyordu. İYİ Partililer de durumu biliyor ama bilmezden geliyorlardı. Çünkü onların tabanı HDP ile ittifak konusuna daha alerjiktiler. Milliyetçi duyguları CHP'lilerden daha güçlüydü. İşte bu yüzden CHP'li yöneticiler bir türlü 'HDP ile de ittifak yaptık' diyemiyorlardı. Sanki HDP vebalı bir partiydi.

 

****

 

HDP GÜVENİLMEZ OLDUĞUNU BİR KEZ DAHA KANITLADI

 

CHP kıvrım kıvrım kıvranıyordu. HDP'liler oylarını versin ama sanki vermiyormuş gibi yapsınlar. Çünkü HDP ile ittifak CHP tabanında memnuniyetsizliklere yol açardı. Böyle düşünmesi, parti yönetiminin doğru bir iş yapmadığını biliyor anlamına geliyor. Bunun için hangi parti yetkilisi medya karşısına çıksa ve bu soruyla karşılaşsa, 'hadi canım; nerden çıkardınız' pozları takınıyordu.

'Biz HDP ile ittifak yapmadık' diyordu CHP'li yöneticiler. Kılıçdaroğlu da 'biz sandıkta herkesin oyuna talibiz' gibisinden kıvırıyordu. İYİ Partililer de durumu biliyor ama bilmezden geliyorlardı. Çünkü onların tabanı HDP ile ittifak konusuna daha alerjiktiler. Milliyetçi duyguları CHP'lilerden daha güçlüydü. İşte bu yüzden CHP'li yöneticiler bir türlü 'HDP ile de ittifak yaptık' diyemiyorlardı. Sanki HDP vebalı bir partiydi.

Kendisini vebalı hale getiren HDP'nin kendisidir. Bu parti güvenilmez bir partidir. Kandilcilik yapar, gerillacılık savunur ama siyasi parti ayaklarına yatar. Gerillacı parti olmaz mı; ama o zaten var. Terörizmi benimsemiş olan PKK, kendisinin 'gerillacı bir parti' olduğunu savunur. HDP onun, yasal imkanlardan yararlanmak için kullandığı 'legal' aracıdır. Halkın büyük çoğunluğu HDP'nin, terörizmi desteklediğini ve PKK'nın legal aparatı olduğunu bilir. Bunu bildiği için de ona, vebalıymış gibi bakar. İşte bu tutum HDP'yi marjinalleştirmiş, yalnızlaştırmıştır. HDP bunu aşmak için 2015 seçimlerinde bir fırsat yakalamış, fakat Kandil bunu, kendi karanlık stratejisi için kullanmaya kalkınca HDP'yi de harcamış, HDP bu durumda Kandil'den 'özerk' bir tutum gösterememiş, kendisine yakınlık duyanların bile kendisiyle ilişkisini saklama gereği duydukları bir partiye dönüşmüştür.

İşte bu yüzden CHP, HDP ile olan ilişkisini saklama gereği hissetmekteydi. Aslında CHP'li yöneticiler doğru söylüyordu. Onlar HDP ile ittifak yapmamıştı. Gizli bir anlaşma yapmıştı. Bu anlaşma içinde belediye başkan yardımcılıkları, meclis üyelikleri pazarlıkları vardı. CHP zaten CHP olmaktan çıkmıştı. Adayları kah FETÖ'cü, kah ülkücü ya da dindar eskisi idi. Arada HDP'liler de oluverse ne olurdu yani. İşin adı CHP kazandı olsundu yeter. Kılıçdaroğlu'nun CHP'yi getirdiği son nokta burası idi.

Bir tek şartı vardı 'aman açık etmeyin'. Halbuki halk arasında bir söz vardır; 'gizli iş pişiren aşikarane doğurur'. Sezai Temelli bu sözü doğrularcasına her şeyi faş ediverdi. CHP'nin iki büyük şehir adaylarına parmak sallayarak 'bizim oylarımızla seçildiklerini bilecekler' deyiverdi. Aynı zamanda bu, 'göreve gelince bizim isteklerimize cevap vermezlerse hesabını sorarız' anlamına geliyordu. Bu kesimin nasıl hesap sorduğunu ise en başta kendileri, Ahmet Türk, Osman Baydemir falan çok iyi biliyordu.

HDP bu benzeri işleri daha önce de yapmıştı. Örneğin, silah bırakmak için yapılan Oslo görüşmelerini, henüz kamuoyuna açıklanacak olgunluğa ulaşmadan kamuoyuna açıklayıvermişlerdi. Sonra da bir parti yetkilisi arkadaşımız dalgınlıkla ortada unutmuş, çaycı da bulup gitmiş basına vermiş dediler. Her şeye rağmen üç seneden fazla bir barış süreci yürütüldü, tam dağdan inişler aşamasına gelindiğinde Habur'da öyle bir yaygara kopardılar ki bütün emekler, çabalar, birden bire kükreyen milliyetçi dalganın altında ezildi.

Bunlarla kalmadılar; Barış sürecini bir silahlı kalkışmaya hazırlık olarak gördüler. Ellerindeki belediyelerin imkanlarını bu 'halk savaşına' hazırlanmak için kullandılar. Sonra da FETÖ'den gelen işaretle çukurlar açıp harekete geçtiler. Tabi planlar ters tepti Hem FETÖ hem de kendileri yenildiler. Yenilmekle kalmadılar hem halktan soyutlandılar hem de vebalı pozisyona düştüler.

Her şeye rağmen hem CHP'nin hem HDP'nin, her ikisinin de 'kemik' oyu var. O kemik oylar bütün bunlar bilinerek veriliyor. Bunu hem parti yöneticileri hem de oyları verenler biliyor. Bilmeyen kendi çemberlerinin dışında olanlar. Duyunca şaşırıyorlar. Düşünebiliyor musunuz; meğer Atatürk'ün partisi diye güvenip oy vermekte olduğunuz parti, sizi nasıl ayak oyunlarına alet etmiş.

 

Firuz TÜRKER

23.03.2019

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.