GÜZEL İZMİR

24 Mayıs 2020 07:24 / 1057 kez okundu!

 


"İzmir'in bir çok sıfatının yanında ben en çok bunu severim. 
12 Eylül öncesini yaşayanlar ya da yaşayanlardan dinleyen, onların yazdıklarından okuyanlar bilir. Ülkenin pek çok yeri 'kale' idi. Ülkücülerin kalesi, devrimcilerin kalesi... Devrimcilerin kaleleri de fraksiyonlara göre isimlenirdi. Öyle ki parsel parsel bölünmüştü neredeyse ülke. Sadece yerleşim yerleri değil; liseler, üniversiteler, sendikalar, kitle örgütleri, hatta polis teşkilatı."

 

****

 

GÜZEL İZMİR

 

İzmir'in bir çok sıfatının yanında ben en çok bunu severim. 
12 Eylül öncesini yaşayanlar ya da yaşayanlardan dinleyen, onların yazdıklarından okuyanlar bilir. Ülkenin pek çok yeri 'kale' idi. Ülkücülerin kalesi, devrimcilerin kalesi... Devrimcilerin kaleleri de fraksiyonlara göre isimlenirdi. Öyle ki parsel parsel bölünmüştü neredeyse ülke. Sadece yerleşim yerleri değil; liseler, üniversiteler, sendikalar, kitle örgütleri, hatta polis teşkilatı.

12 Eylül'ün o kadar şerrinin içinde bir tek hayırlı işi bu kaleleri yıkıp geçmesiydi. 12 Eylül sabahı bütün kaleler yerle yeksan olmuştu. Hepsinin kapısı ardına kadar açıktı. Bütün kaledarlar ve onların muhafızları ortalıktan toz olmuştu. Onların yerini, darbecilerin askerleri almıştı.

Bu kalelerin 'ahalisi' zamanla normalleşti. Orada yalnızca orayı 'kale' kılanların fikrini taşıyanlar değil, onlar gibi düşünmeyenlerin de olduğu ortaya çıktı. O farklı düşüncede olanların, kaledarların baskısı ile sinmiş olduğu da...

Bu gün hala, sanki o zamanların derebeyliğini sürdürür gibi İzmir'e aynı kötülüğü yapmaya niye çalışırlar? Bir CHP milletvekili, 'biz referandumla Türkiye Cumhuriyetinden ayrılıp İzmir olarak ABye girelim' diyecek pervasızlığa düşecek kadar saçmalamıştı. Üstelik kendisi de aslen Erzincanlıydı. 

Üniversite yıllarımda sık sık İstanbul - Susurluk arası yolculuk yapardım. Tatiller, bayramlar falan sebebiyle gidip gelirdim. Çok otobüs firması vardı bu güzergahta. Bir tanesi de 'Güzel İzmir' idi. Hala faaliyette mi bilmem. Beğenirdim hizmetini. Ben İzmir'in 'Güzel İzmir' olduğunu başka hiç bir sıfatını öğrenmeden önce onun sayesinde öğrendim.

CHP tel tel dökülen bir muhalefet yapıyor. İzmir'de oy oranı yüksektir. Olabilir tabi doğaldır. Ama buna güvenip kimse hiç bir yeri 'kale' görmemeli. Ülkemizin her kenti bir başka güzel. Ama bu ülkenin kenti. İçinde, ülkemizde ne varsa hepsinden var. Kimse hiç bir yeri 'kale' sanmasın. Kaleler savunulmak için değil, düşürülmek için vardır.

Şimdi de camide Çav Bella çaldırma provokasyonu...

Camiyle minareyle, ezanla, namazla ne zorları var bunların?

Cumaya gider gibi, namaz kılar gibi yapıp oy alacaklarına inanıyorlar.

Diyanetin merkezi hoparlör sistemini hekleyince de mi, oylarını arttıracaklarına inanıyorlar.

Bunun sorumlusu aranıyor, 4-5 yerdeki "eylem"i anında sosyal medyada paylaşıp öven CHP'li eski bir yönetici ise

tutuklanmış. Büyük ihtimalle de ceza alacak.

Buna da 'özgürlüğün kısıtlanması' falan gibi abuk subuk bir savunma ekleyecekler.

Rezilliğin bu noktaya kadar gelmesi düşündürücü.

Neyin davası bu?

Milletin diniyle ne alıp veremediğiniz var kardeşim; siz kendi inancınızı yaşayın ona da dil uzatmayın, kötülük yapmayın; bırakın millet de kendi inancını yaşasın.

Oralara el dil uzatmayın. 

Nesiniz siz? Hz İsa'yı çarmıha gerenlerden mi; Bilali Habeşi'yi kızgın kumlara yatırıp karnına ağır taşlar koyanlardan mı? Yoksa Kudüs'ü ele geçirip Müslüman ahaliyi kılıçtan geçirenlerden mi?

Hiç kimse, İzmir'e haksızlık ve kötülük etmeye kalkmasın. İzmir'in politik oy dağılımına bakıp da 'buradan provokasyon çıkarabiliriz' diye umutlanmasın. İşgalci Yunan kuvvetleri de en son İzmir'den gemilerine binip kaçmışlardı.

 

Firuz TÜRKER

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.