GERÇEĞİ HERKES BİLİYOR

16 Nisan 2019 22:23 / 749 kez okundu!

 

 

Kral çıplak. Hem de çırılçıplak. Bunu Kılıçdaroğlu biliyor. İmamoğlu da biliyor. CHP'nin her düzeydeki yöneticisi hatta seçmeni de biliyor. Millet ittifakı partileri de biliyor, Cumhur ittifakı partileri ve bunlara oy verenler de biliyor. Eli kalem ya da klavye tutan ve 'hayır öyle değildir' diyen çığırtkanlar da biliyor. Dahası en alt düzeyinden en üst düzeyine kadar  seçimi yürüten kurullar da biliyor. O halde 'hayır öyle değildir böyledir' diye yapılan tartışma tiyatrosu neden yapılıyor?

 

****

 

GERÇEĞİ HERKES BİLİYOR

 

Kral çıplak. Hem de çırılçıplak.

Bunu Kılıçdaroğlu biliyor.

İmamoğlu da biliyor.

CHP'nin her düzeydeki yöneticisi hatta seçmeni de biliyor.

Millet ittifakı partileri de biliyor, Cumhur ittifakı partileri ve bunlara oy verenler de biliyor. Eli kalem ya da klavye tutan ve 'hayır öyle değildir' diyen çığırtkanlar da biliyor.

Dahası en alt düzeyinden en üst düzeyine kadar  seçimi yürüten kurullar da biliyor.

O halde 'hayır öyle değildir böyledir' diye yapılan tartışma tiyatrosu neden yapılıyor?

 

Sadece gerçeğin bilinmesi yetmiyor çünkü. Kanıtlı tanıklı, delilli ispatlı gerçeğin ortaya çıkarılması gerekiyor. Yapılan tartışma, gerçeğin bu şekilde ispatlanmaya çalışılması ile üstünün örtülüp sahte gerçeğin kabul edilmesinin dayatılmak istenmesi arasında yapılıyor. Gerçeğin ortaya çıkarılması tartışarak olmaz. Somut veriler ortaya konularak olur. Onun dışında sözle yazıyla, olmadı sokağa dökülüp gösteri taşkınlıkla baskınlık kurarak gerçek ortaya çıkarılmaz. Olsa olsa bunlar gerçeğin üstünü örtmek, karşı tarafı bu yavuz hırsızlık karşısında havlu atmaya zorlamak, kendi tezini dayatmak  için yapılır.

 

Winston Churchill, bir havuz partisi esnasında, bir yandan havuz kenarında yanındakilerle sohbet ederken bir yandan da pipo içmek ister. Piposunu yakmaya çalışırken çakmağını havuza düşürür. Hemen çömelir ve piposu ile havuz suyunu tahliye kanallarına dökmeye başlar.

Yanındakiler şaşkınlıkla 'sayın başbakan ne yapıyorsunuz' diye sorarlar.

'Çakmağımı bulmak için havuzun suyunu boşaltıyorum, su bitince içine girip çakmağı alacağım' diye cevap verir.

'Ama efendim bu şekilde o suyun boşalması aylar alır' diye itiraz ederler.

'Olsun'! diye yanıtlar; 'çakmağı kesinlikle bulurum'.

Churchill'in burada anlatmak istediği, gerçeğin ortaya çıkarılmasının ne kadar zor bir iş olduğudur. Belki böyle bir olay olmadı. Ya da Churchill yanındakilere, tartıştıkları konuyu anlatabilmek için böyle bir mizansen düşündü ve çakmağı kasıtlı olarak düşürdü.Üzerinde durulacak olan bunlar değil, Churchill'in verdiği derstir.

 

Seçimi mi kazandınız. Kazanmadığınızı düşünenler, buna ikna olmamış olanlar, seçim sonucu üzerinde sahtekarlık olduğunu öne sürenler de var. Hangisinin gerçek olduğunu nasıl anlayacağız? Beyanlara ve üste çıkma çabalarına bakarak mı? Gerekirse oylar yeniden sayılacak. Olmadı seçim yenilenecek. Yine olmadıysa bir daha yenilenecek. Kazandığınızdan eminseniz niye endişe edesiniz ki? Ha... Kazandığımızı elimizden almak için yapıyorlar bunu diye düşünüyorsanız eğer, o kazandık dediğiniz şey o kadar da sağlam değil demektir. İstanbul'da elinizden alacak olanlar Ankara'da neden almadı? 

 

Firuz TÜRKER

16.04.2019

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.