GEÇMİŞ OLSUN YOLDAŞ

06 Ağustos 2018 11:30 / 458 kez okundu!

 

 

Komünizm, sosyalizm tarihe karıştı ama emperyalizm kanlı canlı hala ortada duruyor. Karşıtlardan biri ortadan kalkarsa diğeri de kalkar diyalektik öngörüsü burada geçerli olmadı yani. Üstelik emperyalist odaklar kirli oyunlarına da devam ediyor. Son marifetleri Hugo Chavez'in ardılı, Venezuella devlet başkanı Maduro. Dronlarla bir suikast girişimine uğradı. Allah'tan yara bile almadan sıyrıldı. Allah Allah, Maduro'ya kim suikast düzenler ki? Kimin ne işi olur milli duruş gösteren Venezuella devlet başkanı ile. Yani cevabı hiç bilinmeyecek bir soru bu di mi?

 

****

 

GEÇMİŞ OLSUN YOLDAŞ

Maduro ile ilgili görsel sonucu

Komünizm, sosyalizm tarihe karıştı ama emperyalizm kanlı canlı hala ortada duruyor. Karşıtlardan biri ortadan kalkarsa diğeri de kalkar diyalektik öngörüsü burada geçerli olmadı yani. Üstelik emperyalist odaklar kirli oyunlarına da devam ediyor. Son marifetleri Hugo Chavez'in ardılı, Venezuella devlet başkanı Maduro. Dronlarla bir suikast girişimine uğradı. Allah'tan yara bile almadan sıyrıldı. Allah Allah, Maduro'ya kim suikast düzenler ki? Kimin ne işi olur milli duruş gösteren Venezuella devlet başkanı ile. Yani cevabı hiç bilinmeyecek bir soru bu di mi?

 

Venezuella ağır bir ekonomik saldırı altında. Parası uluslararası piyasalarda kar gibi eriyor. Enflasyon koşar adım yükseliyor. Venezuellalılar yine de onu destekliyorlar. Kafayı mı yemişler ne. İşte bu durumu sosyolojiden, toplum psikolojisinden anlamayanların kafası almaz. Tıpkı bizdeolduğu gibi.

Maduro'dan ABD'ye 48 saat süre!

Zamane 'solcuları' ve yeni yetme CHP’liler bilmezler. Yetmişli yıllarda Bülent Ecevit iktidara geldiğinde, milli duruş göstereceği varsayımı ile bize de epey ağır bir ekonomik saldırı yapılmıştı. Ambargolar konulmuş, benzin, mazot, fueloil ortadan kaybolmuş, sana yağı piyasadan çekilmiş, velhasıl olmuş da olmuş. Fueloil neden önemliydi; o tarihlerde doğalgaz falan yok, fueloil kalorifer yakıtı. İşte o nedenle elektrikli ısıtıcılarla bir kaç kışı titreyerek geçirdik. O zamanki Demirel muhalefeti bu musibetlerden hep Ecevit'i sorumlu tuttu. Sonunda Ecevit iktidardan düştü, Demirel geldi ama yokluklar bitmedi. Üstelik ülke, Demirel'in deyişiyle '70 sente muhtaç' hale geldi.

 

Ecevit'in suçu faşist Samson darbesinden sonra Kıbrıs'a çıkarma yapmaktı. Amerika 'geri çıkın çabuk' diye tutturdu. Ama Türk kamuoyu öylesine motive olmuştu ki en kral Amerikancı iktidar bile oradan askeri çekemezdi. Nitekim hala çekilebilmiş değil Türkiye Kıbrıs'tan. Anlaşmaya gelince, Rumlar bütün alternatifleri (en son Annan planı) reddettiler. O sorun öyle çözümsüz duruyor.

 

Bizdeki muhalefetin yeni yetmeleri bilmez ama ağabeyleri bilirler. Fakat bunlardan söz edilmesinden hoşlanmıyorlar. Ne de olsa iktidar hedeflerine Amerika sayesinde ulaşacaklarına inanmışlar, o yüzden her yerde Amerikan politikalarının yanında yer alıyorlar. Şimdi de emperyalist saldırı altında zorluklarla boğuşan Venezuella halkının karşısında yer alıyorlar. Maduro diktatör, ülkesini kötü yönetiyor, devrilmesi lazım falan filan. Yani aynı bizdeki gibi. Oranın muhalefeti de Amerikancı, bir devirseler Maduro'yu ülkeyi Amerika'ya peşkeş çekecekler. Ama Venezuella halkı da bizim gibi uyanmış. Dimdik duruyor liderlerinin arkasında, bunlara prim vermiyor.

 

Maduro sosyalistlikten gelme; Amerikan yerlisi. Chavez de öyleydi. Şu içinde yaşadığımız çağda yerlilik ve millilik öne çıktı. Artık kimse sömürülmesine izin vermek istemiyor. Sömürgecilerle işbirliği yapmak isteyenlere de ilgi göstermiyor. Bizim ülkemiz bizimdir, bizimle işbirliği yapacaksanız eşitlikçi davranmak, nalıncı keseri gibi hep kendinize yontmamak zorundasınız, düşüncesinden hareket ediyor. Amerikan emperyalizminin kudurmuş gibi oraya buraya saldırmasının sebebi de bu.

 

Maduro bizi seviyor, neden? Çünkü iki ülkenin kaderi çok benzeşiyor. Aşımıza ekmeğimize, hatta canımıza göz koyanlar aynı. Bunlar güçlü; öyle tek başına baş etmek kolay değil. Bu nedenle tufeylilere başkaldırmış ülkeler yakınlaşıyor. O ülkelerde de 'ya bırakın bu işleri, anlaşalım şunlarla, hır gür olmadan devam edelim eskisi gibi' diye düşünen muhalefetler var. Sizin içiniz kaldırmıyorsa biz anlaşırız, bırakın bize, çekilin aradan halledelim, her şey süt liman olsun demeye getiriyorlar.

 

Ama o iş öyle değil işte. Mücadele etmek yerine hele bir boyun eğmeyi seçin, bakın o zaman başınıza neler gelir. Böylesinden bin beter oluruz. Üstelik de onurunuzu üç paraya satmış olursunuz. Halklar bunu bildiği için bu tayfaya yüz vermiyor. Mücadeleden yana olanlara destek veriyor. Onlar da neden bizi seçmiyorlar diye düşünüp düşünüp sebebini akıl edemiyorlar.

 

İşte böyle; kader ortağımız olan Maduro'ya suikast düzenlemiş Venezuella'nın FETÖ’cüleri. Ama havalarını almışlar. Tişört giyiyorlarmış. 15 Temmuz'da bizimkiler donla kalmıştı, bunların da tişörtlerini çıkaracaklar bir gün elbet. Çok geçmiş olsun sayın başkan. İnan ki Türkiye'nin büyük çoğunluğunun yüreği seninle atıyor. Mazlumun halinden zulme uğrayanlar anlar. Allah bizim liderimizi de böyle ihanetlerden korusun. Tıpkı 15 Temmuz'da olduğu gibi.

 

Firuz TÜRKER

06.08.2018

 

Son Güncelleme Tarihi: 06 Ağustos 2018 15:19

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.