FETÖCÜLER KENDİNİ NASIL KANDIRIR

12 Ocak 2018 12:43 / 199 kez okundu!

 

 

Adamlar seçilmiş başkanlarını, 'Rusya seçimleri manipüle etti de o yüzden kazandı' diye başkanlıktan indirmeye çalışıyorlar.

Bu iş için 'akıl sağlığı yerinde değil' diye rapor verecek profesörler görevlendirmişler. Bunu kanıtlamak için kitaplar yazıyor, itibarsızlaşsın diye bir an önce yayınlıyorlar.

Ben Trump'ın politikalarına hoş bakan biri değilim. Ama politikalarını beğenmiyorum diye seçim kazanmış birinin alaşağı edilmeye çalışılmasına da hoş bakmam. En nihayetinde Trump, ABD politikaları uyguluyor. Ama Amerikan Tröstlerinin adamları o politikaları yeterli bulmuyorlar. Yoksa Trump'ın tartışılmasının sebebi ne demokrasi severlik ne de dünyanın yararını istemek falan değildir.

Amerika'daki iktidar mücadelesinin anlamı budur. Yani Amerikalılar, 'öteki dünyanın' üzerine ne şekilde yüklenirsek Amerika'ya daha fazla artı sağlarız derdindeler. Peki bizde nasıldır bu durum?

Bizim muhalefet de 'Türkiye'ye nasıl daha fazla artı sağlarız' mı derdindeler? Yoksa, 'Amerika'nın direktiflerini nasıl hayata geçiririz de Amerika'nın artı sağlamasına katkıda bulunuruz, bu sayede de bize iktidardan bir pay düşer'' derdinde mi?

Bu işte FETÖ'cüler başı çekiyor. Şimdi bunların Amerika tarafından beslenip korunduğu ortaya çıkmadı mı? ABD büyük elçiliği ile koordineli çalıştıkları kanıtlanmadı mı? Türkiye'den 'ben FETÖ'cü değilim' diye yalan söyleyerek paçayı kurtarıp tüyen polis şefi 50 bin dolara FBI'a belgeleri satmadı mı? Darbeye kalkışan FETÖ'cü subayların yakayı ele vermeyenleri, kapağı ABD ve Almanya'ya atmadı mı? 17-25 Aralık savcıları da oralara kapılanmadı mı? Ekrem Dumanlısı, Emre Uslusu ve bilcümle memleketine kazık atıp da yurtdışına kaçanı kimin kanatları altında? Dünyaya demokrasi, özgürlük ve barış getirmek isteyenlerin mi?

Her şey bu kadar açık. Her şey kabak gibi ortada iken bunlara 'biat' etmiş sıradan insanlar hala nasıl kendini kandırır bunu çok merak etmekteyim.

Hadi 'hocalarının' şusunu busunu 'kutsal' sanıp koyunlarında saklıyorlar. Saflık der geçerim. Ama adamların ihanetini görmemek için gözlerine nasıl bir perde örtmektedirler?

Müslümanlık peşinde desen o değil. 'Takiyye' diye diye Müslümanlığa aykırı ne kadar şey varsa yapılabilir görenler nasıl Müslüman sayılır?

Demokrasi yok, diktatörlük var diye diye nasıl darbe yapmaya kalkılır?

Bu yönetim altında memleket batıyor diye diye memleket nasıl satılır?

İnsan 'ya bunlar ne diyor, ne yapıyor' diye düşünmez mi hiç?

Tut ki düşünmez. Ama bu saflık değildir. 'Onlardan' olmaktır. Yani bu memlekete ait olduğundan vaz geçmektir. Yabancılaşmak, başkalarının hizmetkarlığını kabullenmektir. Amerika bunlara 'gidin şu Erdoğan'ı devirin, arkanızda ben varım' demiş, bunlar da kolları sıvamıştır.

Gelelim 'bir türlü iktidar olamıyoruz' hırsıyla gözü dönmüş diğerlerine.

Onlar da 'gün bu gündür' diye düşünüyorlar. Bu düşmezse bize ekmek çıkmaz kafasındalar. Hele bir düşürsünler bizi getirecekler, başka kim var ki diye iç geçirmekteler. Kemal bey, Meral hanım başka türlü muratlarına kavuşamayacaklarını bilmekteler. Bu millete hizmeti başa alalım da güvenini kazanalım diye bir düşünce akıllarının köşesine bile gelmez.

Ama bilmedikleri başka bir şey var; efendiler hizmetkarlarını kullanır kullanır sonra da atar giderler.

Gün gelir Fethullah efendiyi bile, 'vefat etti garip, bu sizindi, alın da oralarda bir yere gömün' diye dört kolluyla gönderiverirler. 

Aklı o zaman başına gelmiş olanın ise 'ah ben ne yaptım, nelere kandım' diye pişman olmasına, dövünmeye kalkmasına da hakkı kalmamış olur. Yiyecekleri damga ise alınlarında değil, yüreklerinin en görünmez, en acı verici yerinde olacaktır.

 

Firuz TÜRKER

08.01.2018

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.