DARBECİ ZİHNİYETİN DEMOKRASİ ALDATMACASI

05 Nisan 2020 15:16 / 986 kez okundu!

 

 

"Hemen herkesin sezgisiyle dahi derhal kavrayabildiği gibi bu gelişmeler 'Merkezi Hükümet, yerel hükümet' ayrışmasını sağlama çabalarıdır. Bu olabilirse, yani ikili iktidar imajı yerleştirilebilirse, Venezuela örneği ülkemizde de hayata geçirilebilir, bir Guaido devşirilebilir.  Çok şükür 'merkezi hükümet'  yapılmak isteneni görmüş ve olaya müdahale etmiştir."

 

****

 

DARBECİ ZİHNİYETİN DEMOKRASİ ALDATMACASI

 

Darbecilik asla iyileşmeyen kronik bir illettir. O virüs, içerde kuluçkalanır ve 'bağışıklık sisteminin' zayıf anını sezdiği zaman harekete geçer. Kendisine karşı tedbir alındığında saf pozisyona yatar, gerçek niyetini gizlemek için genel geçer kavramlara sarılır. Bütün bu masumane görünen savunma mekanizmasında ne iyi niyet, ne de 'biz bunu o amaçla yapmadık, nerden çıkardınız' aldatma çabalarının geçerliliği asla yoktur. Bu tamamen bir kandırmaca ve gerçek niyeti gizleme çabasıdır. Bunlar darbecilikle ilgili genel geçer kurallar değildir. Türkiye'de uygulanmakta olan stratejinin taktikleridir.

 

CHP'ye samimi olarak gönül vermiş ve bunu 'Atatürk sevgisi' ile yapmakta olan kesimi üzecek, muhtemelen de kızdıracak ama bu strateji ne yazık ki Amerikancı FETÖ kliğinin yönlendirmesi ile CHP üst yönetimi tarafından yürütülmektedir. Zaten darbecilik CHP'nin genlerinde vardır. O nedenle bu işe uygun bir aparattır. Tabanda bu genetik koda çok yakın olmayanlar ise 'Erdoğan yıkılacak iktidar bize geçecek' umuduyla bu stratejiye, durumu apaçık görebildikleri halde çıkar bekleyerek göz yummaktadırlar. CHP Tabanı için bu çok büyük bir yanılgıdır. Allah göstermesin, Erdoğan'ın yıkılması, AK Parti'nin dağıtılması ya da kapatılması durumunda iktidar asla CHP'ye verilmeyecektir. CHP içinden bu işe çok katkı yapmış olanlar bile doğacak neo-faşist iktidarda yer bulamayacaktır kendine. Ancak çok sadık davranmış ve darbeye her ne pahasına olursa olsun destek vermiş olan bir kaç isim yer alabilecektir. 12 Mart hükümetlerindeki gibi bir uygulama olacaktır. 

 

Bu darbe açık askeri bir darbe olmasa bile, sonuçta seçilmiş iktidarı meşru olmayan yollardan devirmenin 'darbe' den başka bir tanımı yoktur. Bu nedenle bu stratejiyi hayata geçirmek için her durum değerlendirilmekte, her duruma göre taktikler geliştirilmektedir. Bütün bu taktikler, 'demokrasi' kavramına sarılmaya çalışılmaktadır ki bu da Göbelsvari bir propaganda aldatmacasıdır.

 

Bunun daha önce uygulanmaya çalışılıp da deşifre edilerek saf dışı bırakılmış örneklerine değinmeyeceğim. Son girişime değineceğim. Hemen herkesin sezgisiyle dahi derhal kavrayabildiği gibi bu 'Merkezi Hükümet, yerel hükümet' ayrışmasını sağlama çabalarıdır. Bu olabilirse, yani ikili iktidar imajı yerleştirilebilirse Venezuela örneği ülkemizde de hayata geçirilebilir, bir Guaido devşirilebilir.  Çok şükür 'merkezi hükümet'  yapılmak isteneni görmüş ve olaya müdahale etmiştir. Onlar zaten AK Parti iktidarını ve iki kez halkoyu ile seçilmiş Tayyip Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığını gayri meşru gösterme çabalarını sürekli gündemde tutmaya çalışmaktadırlar. Şimdi de pandemi olayının uygun zemin oluşturduğunu düşünerek, bu eylemle, 'merkezi hükümet' dedikleri meşru iktidarın yetkilerini tartışılır kılmaya çalışmaktadırlar. 

 

Türkiye'de eyalet sistemi yoktur; Türkiye Cumhuriyeti devleti üniter bir devlettir. Bu kavrama geçmişte çok sarılmış olmalarına rağmen hali hazırda tam tersi bir durum yaratmak istemektedirler. Kadı ki federal sistemle yönetilmekte olan ülkelerde bile, İtalya'nın Lombardiya bölgesi dışında (ki onlar da bizdekilerin yaptığı gibi davranmamakta) eyaletler, merkezi hükümetlerin yetkilerini tartışılır kılmak ya da etkisizleştirip kendilerini öne çıkarmak gayreti göstermemektedirler.

 

İşin gerçeği bu çabalar kesinlikle suç teşkil edecek, hem de devletin bekasına yönelik suç teşkil edecek girişimlerdir. Ve asla demokratik değil, emrivaki davranışlardır. Zamanı gelince bu yaptıklarının hesabını vermek durumunda kalırlar. Merkezi hükümet dedikleri meşru yönetim de; bu kadar açıktan yapılmaya çalışılan, kendini gayri meşru yollarla devre dışı bırakma çabalarına, elbette eli kolu bağlı seyirci kalmayacaktır. 15 Temmuz'da olduğu gibi, hendek kalkışmasında olduğu gibi, güney sınırlarımızda bir garnizon devlet kurma girişiminde olduğu gibi kendisini ve halkın demokratik tercihinin sonuçlarını koruma konusunda önlemini alacaktır. Onları bir kez daha hüsran bekliyor. Çünkü halkımız bütün bu şeytanlıkları sezecek ve tutum alacak yetenekler geliştirmiştir.

 

Firuz TÜRKER

04.04.2020

 

Son Güncelleme Tarihi: 05 Nisan 2020 16:21

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.