12 EYLÜL ÜLKENİN KADERİNİ DEĞİŞTİRDİ

13 Eylül 2018 09:08 / 277 kez okundu!

 

 

12 Eylül ülkenin kaderini olumsuz etkiledi. O zamana kadar hasbel kader ilerlemiş toplumsal gelişmeyi ters yüz etti. Toplumu zaptı rapt altına alma düşüncesi egemen oldu. Ülkenin üzerine bir deli gömleği giydirildi. Devlet kadrolarında, ruhunu Amerika'ya kiraya vermiş kişilere yer açıldı. FETÖ’cüler devlet yapılarına en fazla bu dönemde sızdı. Hala paklanamıyor.

 

****

 

12 EYLÜL ÜLKENİN KADERİNİ DEĞİŞTİRDİ

 

Adamlar 'ortamın oluşmasını' bekleyip yönetime el koydular. Bu ortamın oluşması için canından bezdirilmiş halk gıkını çıkaramadı. Darbeden önce 'devrim yapacağız, ülkeyi, kurtaracağız' diye mangalda kül bırakmayanlar ortadan toz oldu. Talihsiz olanları cuntacıların eline düştü, işkence gördü, idam edilenler, yargısız infaz edilenler oldu. Ortada ne 'parlamenter sistem' ne de demokrasinim kırıntısı kaldı. Amerika 'our boys' diye ellerini ovuşturdu. Bal gibi askersel faşist bir diktatörlük kuruldu. Kuranlar eskiye ait her türlü hukuksal düzenlemeyi kaldırdı. Kendilerine göre bir anayasa yaptılar. Oraya, yargılanamayacaklarına dair maddeler eklediler. Çok seneler sonra o maddeler kaldırıldı da yargılanmalarının önü açıldı. 12 Eylül’ün darbesinden nasibini almış bazı aklını şaşırmışlar o maddelerin kaldırılması anayasa değişikliğine karşı çıktılar.

 

12 Eylül ülkenin kaderini olumsuz etkiledi. O zamana kadar hasbel kader ilerlemiş toplumsal gelişmeyi ters yüz etti. Toplumu zaptı rapt altına alma düşüncesi egemen oldu. Ülkenin üzerine bir deli gömleği giydirildi. Devlet kadrolarında, ruhunu Amerika'ya kiraya vermiş kişilere yer açıldı. FETÖ’cüler devlet yapılarına en fazla bu dönemde sızdı. Hala paklanamıyor.

 

Darbecilerin kimi, yıllar içinde öldü gitti. Kala kala kalan en etkili ikisi yargılanmaya çalışıldı. Ama hem Amerikancılar hem de onlarla aynı borazana üfleyenler bu yargılamayı itibarsızlaştırmak için elinden geleni ardına koymadı. Ağız tadıyla bir 'darbe yargılaması' yapılamadı. Önemli olan kişilerin değil, darbecilik anlayışının yargılanmasıydı. Bu da başarıldı. Zaten o iki darbeci de temyiz aşamasında Mevla'sının yolunu tuttu. Asıl hesabı orada verecekler artık. O dava ile darbeci zihniyet ağır bir yara aldı. 15 Temmuzda sokaklar bomba ve silah seslerinin yanında darbe karşıtı gösterilerle inlediyse bunun oluşturduğu bilincin etkisi çoktur.

 

Kenan Evren, kimsenin itibar etmediği kerhen bir 'devlet töreni' ile gömüldü. Ardından gözyaşı döken pek olmadı ama lanet okuyan çok oldu. 12 Eylül bu ülkede artık pek kimse tarafından 'hayırla' anılamayacak. Öyle yaralar açtı ki kapanması hala mümkün değil. En büyük işkenceyi Kürtlere uyguladı. O fırsattan istifade PKK palazlandı. 82, 83, 84 yıllarında, daha sonra general rütbesine erişip 15 Temmuz darbesini tezgahlamaya kalkacak olan FETÖ’cülerin orduya sızması sağlandı. Toplumsal yapıda açtığı derin yaralar ise kolay kolay onarılamayacak ölçüdeydi. Siyaset öyle itibarsızlaştırıldı ki insanlar siyasete girme cesaretlerini kaybetti. Ülkenin başına çöreklenmiş vesayet sistemi ağır bir biçimde tahkim edildi, güçlendirildi.

 

Velhasıl 12 Eylül darbesinin hakkında iyi bir şey söylemek mümkün değil. Ülkeye yaptığı kötülük ve Amerika'ya hizmet, az buz değildir. Daha başa gelir gelmez sivil iktidarların cesaret edemediği Yunanistan'ın NATO’ya dönüşüne onay vermiştir. Bütün demokrasi güçlerini tırpanla biçmiştir. Ortada ne parti ne dernek ne sendika bırakmıştır. Pardon; işveren sendikalarına dokunmamıştır. Bugün ota boka 'faşizm' diye etiket koyanlar o günleri görseydi de faşizmin ne olduğunu anlasalardı. Anlarlar mıydı, anlamak isterler miydi o da ayrı mesele. Çünkü içlerinde o günleri görenler de var. Ne diyelim, Allah akıl fikir versin. Tabi alıcısı olursa.

 

Firuz TÜRKER

12.09.2018

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.