KOYUN GİBİYDİN BE KARDEŞİM…

17 Eylül 2010 01:32 / 4662 kez okundu!

 


Peki ne yaptın şimdi, cahilliğini kanıtladın, yine gittin önüne konulan karman çorman sorulara %58 evet oyu verdin. Sanki anlıyormuş gibi, sanki bu ülkenin sorunlarını anlamaya kapasiten yetermiş gibi. Biz ise, böyle sanmak hoşumuza gittiği için, böyle düşünmeye devam edecektik ne güzel.

----------------------------------------------------------------------------------------------------------

Yıllardır seni hep cahil, okumamış ve bu ülkenin kalkınmasının, ilerlemesinin önünde engel olarak görmeye alışmıştık ne güzel. Seni hep tutuculuğun, muhafazakarlığın kalesinde geçit vermeyen ve hiçbir zaman da kendisine çağdaşlaşmayı, uygarlığı taşıyan biz okumuşları, biz aydınları, biz ülkenin geleceği ve gerçek sahipleri olanları anlamayan, anlamak istemeyen olarak görüyorduk, bu bizi ne çok rahatlatıyordu. Halbuki sana getirmeye çalıştığımız aydınlık anlayışını kabul etseydin, bizim gibi olsaydın ne mutlu olacaktık.

Biliyorsun bu ülkeyi biz kurduk, bu ülkenin çağdaşlaşması için, seni Cumhuriyete bağlı ve Cumhuriyetin –yani bizim- her istediğimizi yapan bir insan olarak yetiştirmek için çok uğraştık. Uzun süre de başarılı olduğumuzu düşünüyorduk. N’oldu da sonra bu kadar değiştin, yaşadığın yerlerde neler oldu da biz hiç anlamadık. Bu kadar mı kibirliydik, bu kadar mı sana tepeden bakıyorduk, seni adam yerine koymuyorduk. Bu yüzden mi sen bu kadar değiştin de biz bir türlü bunu anlamadık.

Tamam, senin yaşadığın yerlerde “Anadolu Kaplanları” dendiği zaman biz koca koca kitapları deviren üstün aydınlar olarak 20-30 yıl sonra bunun nasıl sosyolojik sonuçları olacağını hiç aklımıza getirmemiştik.

Tamam, sen hem üretip hem de ürettiklerini dünyaya satmak için daha o yıllarda çalışırken, dünyaya böyle bağlanırken, bunun sende nasıl bir modernleşmeye yol açacağını hiç düşünmemiştik. Bütün bunları bizim yapmamız gerekiyordu, senin değil. Modernleşeceksen bile bu bizim sayemizde olmalıydı. Sen hep cahil, hep göbeğini kaşıyan, kente gelip varoşlara yerleşen ve bizi bizim şehrimizde rahatsız edendin. O kadar söyledik sana, dinleme şu arabesk müziği diye, bu sözümüzü bile dinlemedin, içimizi karartmaya devam ettin.

Peki ne yaptın şimdi, cahilliğini kanıtladın, yine gittin önüne konulan karman çorman sorulara %58 evet oyu verdin. Sanki anlıyormuş gibi, sanki bu ülkenin sorunlarını anlamaya kapasiten yetermiş gibi. Biz ise, böyle sanmak hoşumuza gittiği için, böyle düşünmeye devam edecektik ne güzel. Ayrıcalıklarımız, üstünlüklerimizle mutlu olmaya devam edecek ve her sorunda senin cahilliğini öne sürüp avunacaktık.

Ama bir araştırma bütün bu hayallerimizi yerle bir etti, kimin daha cahil, kimin daha önyargılı, kimin daha statükocu olduğu konusunda kafamızı karıştırdı.

Doğru mu bu kardeşim, sen referandumdan sonra sana sorulan “Neden evet verdin?” sorusuna verdiğin ilk dört yanıttan üçünde:

“Türkiye’nin daha da özgürleşeceğini düşündüğüm için” % 58.2

“Darbe anayasası değişsin diye” % 42.4

“Yargı bağımsız olsun diye” % 29.9

Yanıtlarını mı verdin, gerçekten mi kardeşim bu yanıtları verdin. Biz hep “Özgürlükler, Darbe, Bağımsız Yargı” sözlerini biz okumuşların, biz batılıların, biz kıyıda oturanların savunduğunu sanırdık, beynimiz hep öyle şartlanmıştı. Neden bozdun kardeşim sen bu hayal dünyamızı, biz şimdi ne savunacağız. Sadece AKP karşıtlığı ile, sadece Erdoğan karşıtlığı ile, 12 Eylül’ün yargısını dahi savunacak bir statüko ile biz nereye kadar var olabiliriz kardeşim.

“Koyun gibisin kardeşim” demeye devam edecektik biz kardeşim.

Bu cahil halk bütün olanların suçlusu diyecektik biz kardeşim.

Travmalarımızdan böyle kurtulmayı seviyorduk biz kardeşim.

Böyle rahatlatıyorduk kendimizi ve kendimizi hep haklı görmek çok güzeldi.

Ne yaptın sen be kardeşim?

Ne yaptın sen şimdi bize?



Ferruh Erkem


16.09.2006






Yukarıdaki iki tablo Adil Gür’ün Referandumda oy vermekten çıkan insanlara kullanılan oy’un nedenlerini ortaya çıkarmaya yönelik istatistik verilerdir. Hürriyet Gazetesinden alınmıştır.

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
22 Eylül 2010 00:14

cdalgic

Arkadaşlar aranızda anketten anlayan hiç mi yok. Bu kadar yanlı yorumlanır mı ayrıca bu kadar kötü bir anket olabilir mi. Bir kere oy kullananların %58.2'si daha çok özgürlük için evet demişlerdir demek tam bir yorum hatasıdır. Çoktan seçmeli sorularda en fazla %58.2'si seçim nedenleri arasında bunu da göstermiş denebilir. Ayrıca, önceliklendirme yapmazsan bu veri hiçbir şey ifade etmez. 3. ve 4. sorulara evet diyen zaten otomatikman 1. soruya evet der. 2. soruya evet diyen zaten Erdoğan konuşmalarında en çok özgürlüğe dem vurduğu için 1. şıkka evet der. Tasarım hatası mı yoksa tasarım hedefimi bilemiyorum. Siz yorumlayın. Zaten şıklar hedefli, bir inceleyelim; Neden Evet dediniz şıkları: - Yazılı sıra ile (1,3,4,8) yani 4 şık senin bu konuda bilgin var biliyorum hadi seç diyor. Neden Hayır dediniz şıkları - Yazılı sıra ile (3,5) yani 2 şık senin bu konuda bilgin var biliyorum hadi seç diyor. Ki Hayırdaki şıklar tamamen agresif. Evetlerde ise umut var. Yani hadi bunları seç bunlar güzel diyor. Ayrıca, şıkların tersi de sorulmamış. Yani Türkiye daha çok özgürleşmez denmemiş. Bu da zaten karşılaştırmayı neredeyse imkansızlaştırıyor. Hürriyet bunu haber olarak yayınlamış. Ama bu onların tamamen katıldıklarını veya bu konuda hakemli dergi olduklarını göstermez. Yani onlar yayınladı diye burada yapılan doğrudur diyemeyiz. Valla içim daraldı. Anketin neresine baksam elimde kalıyor. Sonra da bak işte gördün mü Evet diyenler ne kadar kültürlü ve bilgili sonucu elde ediyorlar ya pes. Ne olur milletim biraz sorgulayın. Her şeyi sadece sizin istediğiniz yönde söyleniyor diye kabul etmeyin. Araştırın. Yoksa araştırsak bile sonuçlarını açıklayamayacağımız bir gelecekle kucaklaşacağız. O zaman bu ankette çıkartılan gibi özgür olamayacağız. Saygılar...
20 Eylül 2010 15:34

gökay

Olmadı Ferruh bey!
Tam da ünlü türk düşünürleri % 42 güzellemeleriyle halet-i ruhiyemizi düzeltirken..
Aziz Nesin'in 40'a 60 denklemi konuya cuk diye oturmuşken..
Evetçileri 'gaflet, delalet, hatta hiyanet' ile itham ederek sarsılmış özgüvenimizi tazeleyen
yorumlara yaslanmaya başlamışken..
Siz çıkıp tüm Türkiye'de işitilen bir sesle 'Kral Çıplak!' diye haykırıyorsunuz.
Bu yetmezmiş gibi saygın bir istatistikçinin verilerini de gözümüzün içine sokuşturuyorsunuz.
Ve 'Sahi ben niye hayır demiştim' sorusunu kendimize sormamıza neden oluyorsunuz.
Bizden ne istiyorsunuz beyefendi?
Rüyasında kendini kral olarak olarak gören 'yoksulu' sarsarak uyandıran kişi ona iyilik mi
yapmıştır?
Yok siz yakamızı bırakmayacaksınız belli.
O zaman;sanal evrenimizi dar-ül harp haline getirenler rehabilitasyon üzerine de kafa yormalılar şimdi.
Ya da şimdi;yeniden, yine ancak Sezen panzehir olur bu travmaya sanırım:
'Şimdi bana yıllarımı verseler...' derken.
,,,,,

İstanbul sahillerinden selam ve saygılar...
20 Eylül 2010 12:34

hurkus

Taraf yazarı Nabi Yağcı, bugünkü köşesini tamamen sana ayırmış sevgili Ferruh :))

Nabi Yağcı, köşesinde yer verdiği senin yazının sonuna eklediği notta şunları söylüyor:

"Referandumun sonuçları üstüne "halk" başlıklı bir konuyu ele almayı düşünürken Ferruh Erkem'in internet ortamında "izmirizmir. net"te çıkan ve Kuyerel Gurup'ta da verilen bu yazısını gördüm. Çok hoşlandım; hem güzel hem derinlikli. Yazmayı düşündüğüm kafamdaki konu için de giriş mahiyetindeydi. Köşemi olduğu gibi Ferruh Erkem'e bırakıyorum. Bense kenara çekilip -20 eylül- bugünün ne getireceğini merakla beklemekteyim. Umarım, umduğumuz ve halkın istediği olur. Silahların eylemsizliği sürer, fikirlerin eylemliliği yükselir." (Nabi Yağcı/Taraf - 20.09.2010)
17 Eylül 2010 23:32

sultan

Sevgili Cangı, Zaten ne zaman bir yorum yapmak istesem dönüp dolaşıp "pervane" oluyor sözlerim:) Sorma sabahtan beri sadece "koyun" gütmekle pardon koyunları anlamakla uğraşıyordum...baktım iş büyüdü "yorumu yarıda kestim:)
17 Eylül 2010 23:13

cangı

Sevgili Ferruh
Kalemine sağlık. Referandum sonuçlarını çok yalın biçimde değerlendirmişsin.
Gerçekten, değişimden yana (bunu devrimci olarak da kabul edebilirsiniz) olanların, toplumun değişim istek ve beklentisini fark edemedikleri sürece, inandırıcı olmaları ve bozuk düzeni dönüştürebilmeleri mümkün gözükmüyor.
Bu arada "koyunlardan HAYIR" gösterisi de gülünç olduğu kadar kaygı vericiydi. Zira ciddi ciddi adamlar tarafından "HAYIR" oyu vermek gerektiğini anlatmak için e.gruplara ciddi ciddi dağıtıldı.
Neyse ki referandum geçti de travma sona erdi.
Sultan'ın yorumu da ciddi ciddi bir yazıya dönüşebilir. Ne dersiniz?
Sevgiler.
Arif Ali Cangı
17 Eylül 2010 21:29

sultan

Sevgili Ferruh, Referandum meselesinde en çok güldüğüm konu da CHP li çobanların yaptığı "hayır" konusundaki "çarpıcı" enstalasyonu oldu. Televizyonda haberlerde seyrettim. Aç bırakılmış koyunların önüne koydukları uzun yemliklerle "hayır" yazdırdı siyaset bilimci çobanlar koyun sürüsüne... Bu "türcülük" yapan ve kendi yaptığı ile gülünç duruma düşen eylemcilere çok sempati duydum yine de. Ortaya son derece eğlenceli çelişkiler, garip farkındalıklar çıktı. Kuzu olmadan koyun, çoban olmadan sürü olmaz. Ancak gelin görün ki bu "dahiyane" buluşla "hayır" demeye zorlanan koyunlar otlağın tüm kurallarını yerle yeksan ettiler. Referandum öncesi "hayır" diyen koyunlar sıra oylamaya gelince galiba ne tarafta otlayacaklarını unutup "evet" çayırına geçtiler. Koyunların evcilleşme tarihi köpeklerle birlikte insanoğlundan bile neredeyse önce:) 6000-8000 yıl önceye dayandığı için evcilleşmeleri sanırım o yüzden onlar çok "medeni" bir çizgide. Farklı biyotoplarda olup, özellikle steplerde, dağlık kesimlerde, az da olsa ormanlarda bulundukları söylenir ama ansiklopediler "şehir koyunları"ndan pek sözetmezler. Sütünden, etinden, yününden yararlanılan bu hayvanların "uysallığından" neden faydalanılmasın ki? Anlamıyorum. "hayır" la kandırılan koyuna verdikleri küspe dokundu anlaşılan... Üstelik Genco Erkal'ın "koyun gibisin be kardeşim" dediği videoları önümüze yiyelim diye koyuyorlar ya bazı dostlar galiba unutuyorlar çayır aynı, çoban aynı koyunlar farklı artık. Aklına, ruhuna, bedenine sağlık.
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.