Ezberler bozuluyor bazı dosyalar raftan çıkıyor - Deniz Sipahi

26 Mart 2020 01:25  

 

Ezberler bozuluyor bazı dosyalar raftan çıkıyor - Deniz Sipahi

2008’DEKİ finans krizinde kamu bankalarını savunanlar o dönemde çok eleştirildi.

Hatırlayın, bu iktisatçılar dünyanın geldiği noktayı okuyamamakla suçlandılar.
Ben devletin düzenleyici, koordinatör görevinde olması gerektiğine inananlardanım.
Serbest piyasa ekonomisinin dinamik yapısına inanıyorum.
Ancak fikirsel serbestliğe daha çok destekliyorum.
O yüzden devletlerin kuralları koyarken, denetlerken elinde güçlü silahları olması gerektiğine de inanıyorum.
Kamu bankalarına böyle dönemlerde nasıl ihtiyacımız olduğu şimdi daha iyi anlaşılıyordur.
Dünya genelinde etkisini gösteren Covid-19 salgını birçok dengeyi bozdu.
Önce sağlımız, sonra psikolojimiz, şimdi de ekonomilerimiz tehdit altında...
Ekonomi Bakanı Berat Albayrak hafta başında üç kamu bankası; Ziraat, Vakıfbank, Halkbank’ın işletmelere ve bireylere mücadele destek paketlerini sunacaklarını açıkladı.
Ardından her banka müşterilerine nasıl desteklerde bulunacaklarını kamuoyuyla paylaştılar.
Özel bankalar da bu desteği esirgemeyeceklerdir.
Nitekim bazıları açıklamaya bile başladılar.
Koronavirüs salgınını dünya bir şekilde yener, yenecektir de...
Sonrasında neler olacağını hep birlikte göreceğiz.
Ama şu bir gerçek ki, eskiden burun kıvırdığımız, eleştirdiğimiz, ‘eski dünyanın gerçekleri’ diye yorumladığımız birçok şeyi yeniden bakacağız.
Bence kamu bankaları da onlardan biri...
Daha doğrusu ekonomilerde devletin düzenleyici etkisini artıracak yeni modellerin ya da eski gibi görülen yaklaşımların yeniden konuşulacağı bir döneme gireceğiz.
Tekrarlıyorum.
Yanlış yönetilen, bu yüzden de sıkıntıları büyük işletmeler olabilir.
Ama doğru işler yapıp; ülkesine, dünyaya güvenen işletmeleri de ayakta tutmamız gerekiyor.
Herkesin fedakarlık yapması gereken bir döneme giriyoruz.

 

Video konferansla da olsa
çalışmaya devam edelim

Böyle dönemlerde evden çalışsak da, modumuz tatil olmamalı.
Yine işe gider gibi kalkmalı, toplantılarımızı yapmalı, işleri aksatmamalıyız.
Nasıl olsa bu günler gelip geçer.
Önemli olan fikri takibe devam etmemiz, çalıştığımız insanlara moral vermektir.
İzmir Ticaret Odası’nın meslek komite toplantılarını video konferansla yapmaya başladığını yazmıştım.
Bazı fotoğraflar gördüm, hoşuma gitti.
Başkan Mahmut Özgener, Ticaret Odası Meclisi’ndeymiş gibi konuşuyor, üyeler de sorunlarını dile getiriyor.
Bir süre daha böyle devam edelim.
İyi geliyor.

 

Kamu bankaları kira fonu kurabilir

Ekonomi Bakanlığı ve dolayısıyla Gelir İdaresi Başkanlığı bazı düzenlemeler ve muafiyetler getirmişti.
Ben de, “Bütün bu kararları destekliyorum ama sağlık sektörünün asıl desteklenmesi gerekir” diye yazmıştım. 
Dün yayınlanan tebliğ ile sektörler genişletildi.
Çok da iyi oldu.
Sağlık, mobilya, madencilik, inşaat, araç kiralama ile matbaacılık dahil kitap, gazete, dergi ve benzeri basılı ürünlerin yayımcılık faaliyetleri de kapsama alındı.
Bu günler geçecek ama aynı gemide olduğumuzu asla unutmayalım.
O yüzden, “Nisanı donduralım” önerimi yineliyorum.
Kamu bankalarıyla başlayan bu destek paketlerine özel bankalar da dahil olmalı.
Ama asıl önemlisi yüz binlerce işletmenin yani hizmet sektörünün ayakta kalabilmesi.
Bunlar küçük işletmeler ama milyonlarca insan buralarda çalışıyor.
Bu işletmelerin kira kontratları da nisan ayında dondurulmalı ya da ertelenmeli...
Bazı mal sahipleri, işyeri sahipleri fedakarlıkta bulunabilmeli.
Bunun yöntemleri var.
Devlet düzenleyici olabilir, yol gösterici olabilir.
Kamu bankaları bir kira fonu oluşturabilir.
Bu fon altı ay ödemesiz, sonrasında düşük faizle yapılabilir.
Esnaf teşkilatını, ticaret odalarını yakından ilgilendiren bir konu bu...
O yüzden meslek odalarına büyük görevler düşüyor.
Bu süreci hep birlikte aşacağız.


Kampanyalarda da
koordinasyon şart

Sağlık çalışanları için bazı kampanyalar sosyal medyada dönüyor.
Bazı dostlarımızın da destek verdiklerini okuyorum.
Böyle dönemlerde bu destekler gerçekten insanın moralini yükseltiyor.
Herkesin yükü çok fazla ama doktorlarımızın, sağlık çalışanlarımızın ise hepimizden fazla...
Bu kampanyaları bireysel, lokal yapmak önemli ama acaba diyorum bir kurumun koordinasyonunda mı yapsak?
Valilikler ya da sağlık müdürlükleri bu görevi üstlense, daha iyi olmaz mı?
 

Deniz Sipahi

hürriyet.com.tr

25.03.2020

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0