Şu iki Bakan'dan beklentilerim var

30 Temmuz 2017 17:07 / 289 kez okundu!

 

 

İktidar partisinin adı Adalet ve Kalkınma Partisi dolayısıyla bana göre Adalet bakanlığı bir yana diğer bakanlıklar bir yana desem inanın.

Artık ağızlara sakız oldu; “kalkınmaya bir diyeceğimiz yok, ama adalette sorun var” deniliyor.

Malum adalet bilfiil insanın vicdanına hitap ediyor. Bir olay sizi ilgilendirsin ya da ilgilendirmesin eğer bir haksızlık söz konusu ise insan mutsuz oluyor.

Abdulhamit Gül Bey gibi genç, dinamik, ehli vicdan bir hukukçunun Adalet Bakanlığın’a getirilmesi olumlu bir değişiklik olduğuna inanıyorum. Birkaç defa onunla yüz yüze bir araya geldim, onun gelecek vaad ettiğine kanaat getirmiştim.

Eski Adalet Bakanımız da gayretle azimle çalışıyordu fakat “her yiğidin bir yoğurt yiyişi var” babından yeni bakanımızdan ekstradan bazı yenilikleri getirmesini bekliyoruz. Üstelik artık gelenin gideni aratmaması lazım.

Öncelikle ve özellikle sayıları 250 civarında olan ve kamuoyunda “Yusufiler” olarak bilinen FETÖ mağdurlarının dosyalarının yeniden açılmasını bekliyorum,

Hakim Savcıların atanma usulüne bir yenilik getirerek en az 7 yıl avukatlık yapan hukukçulardan Savcının seçilmesi ve üç yıl Savcılık yapan kimselerden de Hakim seçilebilme yönteminin getirilmesini bekliyorum.

Mahkemenin oturma planında bir değişikliğe gidilerek Savcıyı mahkeme heyetinin hizasından indirip, avukatla eş değer bir duruşa getirmesinde fayda mülahaza ediyorum.

Mahkeme bir karar verirken; “Türk milleti adına” diyor onu değiştirerek “Hak ve Adalet adına” demesinde fayda mülahaza ediyorum.

Uzlaşma komisyonlarında çalışabilmek için üniversite mezunlarından yeteri derecede kursa tabi olan kimselere imkan vermenizi bekliyorum ki ilk düşünce öyleydi sonradan değiştirildi, uzlaşma komisyonlarına görev almada avukat olma şartının getirilmesi komisyonların verimini ve işlevini sınırlandırıyor.

Hasılı kelam öyle çalışmalar yapmalısınız ki Abdulhamit Gül öncesi ve sonrası Ak partinin adalet anlayışı diye değerlendirmeler olsun.

Numan Kurtulmuş’un Kültür ve Turizm bakanlığına atanmasını da hem hayırlı buluyorum, hem de kendisinden beklentim var.

Uzun zamandır Kültür ve Turizm Bakanlarımızın piyasada kayda değer bir çalışmalarını görmedik, Diyarbakır’da Büyükşehir Belediyesinin geçen yılın verilerine göre bir yılda ulaştığı genç sayısı 56 bin iken Sivil Toplum İl Kültür Müdürlüğüyle birlikte ulaşılan genç sayısı 4 bin civarındadır, bu şehirde neden terör azıyor, anladınız mı?

81 İl Müdürlerinizin istifa dilekçesini alın, şu anda müdür olanlar dahil şehirleriyle ilgili kısa, orta ve uzun zamanda ne yapmak istediklerine dair stratejik eylem planlarını isteyin.

6 ayda, bir yılda ve iki yılda ne yapmak istediklerini beyan etsinler ki ona göre görevlerine, tamam mı devam mı demek için elinizde bir ölçüt olsun, “eski tas eski hamam” kağıt üzerinde devleti yürütmek kolay ama her geçen gün devletin de hükümetin de aleyhinedir.

İnsan Hakları Cemiyeti olarak bir panel vermek için hafta sonu bir salon istedik “o gün teknisyeni getiremeyiz” gibi ilginç bir cevap aldık.

Ben kahroldum, bu tür hesaplı kimseleri Kültür bakanlığından uzaklaştırın.

Özellikle ve öncelikle Ahmed-i Xani’nin Mem u Zin eserini ve Melayı Ciziri’nin divanını, Şeyh Abdurrahman-ı Axtepe’nin Durretünnaim’ini, Üstat Bediüzzaman’ın Uhuvvet risalesini lisede edebiyat dersinde yardımcı kitap olarak kabul cevazını getirerek barışçıl bir adım atmanızı bekliyorum. Ayrıca münevver Kürt şahsiyetlerinin hayatını kitap haline getirmenizde fayda mülahaza ediyorum.

Özellikle imam hatip liselerinde okutulmasında fayda var.

Bir yenilik, bir arayış, bir hareketlilik gerekir diyor, başarınızın devamını diliyorum.

 

Eyüphan KAYA

28.07.2017, Diyarbekir

 

Son Güncelleme Tarihi: 30 Temmuz 2017 17:33

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.