Kimse onlara sordu mu?

19 Şubat 2018 00:25 / 492 kez okundu!

 

 

Ülkemizde, bölgemizde nice alim nice meşayih yetişti, bir gün kimse onlara sordu mu, ülkemizin gidişatını, yönetim tarzını, idari yapısını nasıl buluyorsunuz diye?

Maalesef, maalesef…

Bir gün Ankara’dan gelen bir yetkili ile birlikte Merhum Seya Mela Hüseyni ziyaret ettik, Seyda kendine bir şeyler söylüyor, o da hafif sesini de yükselterek onun sözü üzerine laf yetiştiriyor.

Vah ki ne vah!

Eğer bu alimlerimize edep, usul içinde bir şeyler sorabilseydik halimiz böyle mi olurdu? Sormayı bırak, bu alimlerin müderrislik vazifesini yerine getirmek için dahi ne sıkıntılar yaşadılar, hey dünya hey!

Bir düşünün; öz vatanınızda birileri gelip kalçasındaki silahın havası ve  devletin nüfuzuyla size sıkıntı veriyor, İslami bilgiler ışığında talim terbiye verdiğiniz için, ilim erbabı yetiştirdiğiniz için namlunun ucuyla size göz dağı veriyor.

Bakıyorum, bazı Türk vatandaşlarımız hemen “biz de sıkıntı yaşadık” demeye başladılar bile, peki arkadaş neden sesinizi çıkarmadınız/çıkarmıyorsunuz? Haksızlıklara hayır demediniz/demiyorsunuz diye sormazlar mı?

Coğrafik olarak Türklerin yaşadığı yer Türkistan, Arapların Arabistan, Kürtlerin yaşadığı yere Kürdistan denildiği halde neden bu Kürdistan kavramı yasaklanmış hale getirildi?

Kürdistan Uleması daha düne kadar ilim irfan öğretmek, talim terbiye vermek için nice nice sıkıntıları göze alıyordu. Medrese talebeleri kıt kanaat ile okumaya vakit ayırıyorlardı, alimlerin toplum içinde kayda değer bir yerleri vardı ki, hala bile varlıkları hissediliyor. Fakat bu alimler görmezlikten geliniyor.

Daha düne kadar memlekette bir sorun oluşunca % 70-80 Seydaların nezaretinde verilen ifade ve alınan adil kararlarla çözülüyordu. İşler mahkemelere düştü, iş, içinden çıkılmaz bir hal aldı.

Buyurun, iç sorunumuz olan bu Kürt meselesini bir haftalığına bir Ulema komisyonuna tevdi edelim, inanıyorum ki, adil bir deklarasyon ile rahatlıkla çözerler.

10 Ocak 2015 tarihinde Diyarbakır Lizuz Otelde 724 dernek ve 56 Ulemanın imza verdiği 18 maddelik bir barışçıl deklarasyon yayınlandı. Devlet, Hükümet ondan ne kadar yararlanabildi acaba?

Kim ne derse desin, böyle önemli meselelerde ilahi öğretiyi baz almazsanız kalıcı çözüm üretemezsiniz.

Birleşmiş Milletler(MB) dahi o devasa haliyle neden dünyaya huzur getiremiyor, hiç düşündük mü? En önemli sebebi ilahi öğretiyi ötelemesidir. Üç defa bu mesajımı BM temsilcileri aracılığıyla kendilerine iletmiş bir kardeşinizim.

Yavuz Sultan Selim İrdisi Bitlisi anlaşmasını hatırlayalım, Kürtlerin Osmanlı ile yaptığı ve hayır huzur adına örnek sayılabilecek bir anlaşma olduğuna inanıyorum.

İdrisi Bitlisi bir mollaydı ve Yavuz Selim onun talep paketine şerh koymadan kabul etmişti.

Bugün de alimlerimizin görüş ve düşüncelerine kulak verirsek aynı rahata kavuşacağımıza inananlardanım.

Yok beşeri normlarla manevra edersek maalesef halimiz harap olmaya devam edecektir.

Mesele budur dostlar.

 

Eyüphan KAYA

19.02.2018, Diyarbekir

 

Son Güncelleme Tarihi: 20 Şubat 2018 15:04

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.