Diyarbakır bu mudur?

11 Haziran 2020 11:53 / 3495 kez okundu!

 

 

Ah benim güzel şehrim, politize ola ola insanlığını unuttu/unutuyor.

Kapalı alanda sigara içme yasağı var diye kahvehanelerde yaz günü bile vatandaş kahve önlerinde, açık havada kaldırımları işgal ederken, birileri kahvenin içinde sigara içiyor, sanki yasağa aykırı hareket etmek devlete meydan okuma anlamına geliyormuş. Böyle bir yaklaşımı taşıyan nerde geldiğini bilmediğimiz bu mahlukatlara yazıklar olsun! bunlar Diyarbakır’da ikamet ediyorlar ama buralı değiller, tıpkı orada burada dilenenler gibi.

 

****

 

Diyarbakır bu mudur?

 

Ah benim güzel şehrim, politize ola ola insanlığını unuttu/unutuyor.

Kapalı alanda sigara içme yasağı var diye kahvehanelerde yaz günü bile vatandaş kahve önlerinde, açık havada kaldırımları işgal ederken, birileri kahvenin içinde sigara içiyor, sanki yasağa aykırı hareket etmek devlete meydan okuma anlamına geliyormuş. Böyle bir yaklaşımı taşıyan nerde geldiğini bilmediğimiz bu mahlukatlara yazıklar olsun! bunlar Diyarbakır’da ikamet ediyorlar ama buralı değiller, tıpkı orada burada dilenenler gibi.

Bu Pandemi hastalığı süresince dikkat edilmesi gereken bazı kurallar tavsiye edildi. Aslında gayet yerinde tavsiyeler.

- Maskenizi takacaksınız,

- Sosyal mesafeye dikkat edeceksiniz,

- Temizliğe dikkat edeceksiniz,

Tabi bunlarla birlikte mümkün olduğu kadar evde kalmaya çalışacaksınız, çünkü en iyi korunma yolu evde kalmaktır.

Ben uzun zaman evden çıkmamaya çalıştım. Bir gün Bankaya gitmem lazımdı. Halkbankası’nın ofis şubesine gittim. Bankanın önünde sıra var, sırası gelen işlem için içeriye alınıyor, Bekçi kardeşler arada bir sosyal mesafe ve maske için gelen gideni uyarıyorlar haklı olarak, doğrusu hoşuma gitti.

Bay bayan 3-4 kişi yanı başımızda yapışık yapışık oturmuş, bize ve görevlilere bakıp arada bir sesini de yükselterek laubali hareketler yapıyorlar. Lanet edesim geldi desem inanın.

Belediye arabası ikide bir üç dille anons ediyor; Türkçe, Kürtçe, Zazaca “lütfen maskenizi takın, sosyal mesafeye dikkat edin, işiniz bittiyse eve gidin.” diyerek.

Bu sesi duyduğu halde o laubali vatandaşlar daha da cıvıtıyor, belli ki polisin müdahalesini istiyor, ama hem vatandaş onlara ilgi göstermedi, hem de polis onları adamdan saymadı, bu da beni memnun etti.

Bir gün bankomattan para çekme durumum oldu, sadece bende eldiven vardı, sosyal mesafeyi de sırada olanların bir kısmı alaya alıyordu.

Geçende bir vesileyle köye gitmek durumunda kaldık, dört kişiyiz, maskelerimizi takmışız, yaşlı başlı adam zorla elimi tutuyor, halbuki ben onun için sosyal mesafeyi korumaya çalışıyordum. Kürtçe de bir laf var “Ka aqil?”(akıl nerde?)

Şimdi maske takma mecburiyeti geldi, aslında çoktan gelmeliydi, sen bak ucuz kahramanlara orada burada hava atarcasına nasıl da maskesiz dolaşacaklar.

Bu insanların başka bir özelliği yok,  bunlar ancak asayişi bozarak kendini fark ettirebiliyorlar, bunlar Diyarbakır’ın %5’i bile değildir. Kahvehanelere bazen bir gözlemci edasıyla gidiyorum orada 20 kişi varsa ya bir ya da iki tanesi bu tür ayaktakımıdır. Tıpkı 33 kişilik sınıfta 3 yaramaz öğrenci olduğu gibi.

Halbuki bu Covid-19 hastalığı için alınan tedbirler çerçevesinde bilim kurulu kararlarına hem insani, hem İslami açıdan uymak elzemdir/vaciptir. Cemaatle namaz ve Cuma namazı gibi önemli ibadetlere dahi ara verilmesi  makul karşılandı.

Bu hastalığın ne zaman nasıl yayılacağı belli değil,  ayrıca sadece seni ilgilendiren bir mevzu değil,  burada insan hakkı söz konusu, bu virüsün kim köprü kullanıp kime sıçrayacağı, üzerinde bulunduğu kimselerden kimi hasta bırakacağını kimse bilmiyor, onun için diyorum ki sen hastalıktan kendini korumak istemiyorsan sosyal mesafeyi benim için koru, maskeni komşun için tak, temizliğe etrafındaki  insanlar için dikkat et olur mu?

Bakın son günlerde Diyarbakır’da korona virüsten hasta düşen insanlarımızın sayısında beklenmedik bir artış oldu. Bazı ilçe, köy, mahalle  ve binalarımız karantinaya alındı.

Valiliğim bu maske takmayı zorunlu hale getirmesini de önemsiyorum, Allah ede fazla maske takmama cezalarını almadan bu sıkıntılı süreci atlayabilelim.

Yani Diyarbakır bu mudur? değil ama eski karanlık devletin PKK işbirliği içinde köyleri boşaltıp şehrimizin nüfusunu 20 yılda beş katına çıkarınca olacağı da budur.

Selam ve selametle.

 

Eyüphan KAYA

09.06.2020, Diyarbekir

 

Son Güncelleme Tarihi: 29 Haziran 2020 19:54

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.