Davutoğlu İstişarelere Devam Ediyor

28 Mayıs 2019 18:09 / 809 kez okundu!

 

 

Evet dinlemek, anlamak, varsa meselelerin çözümü için istişare etmek ve sorunun paydaşları ile birlikte çare çözüm aramak, galiba en doğru yoldur, ancak bu şekilde mutlu verimli bir iş yapılmış olur.

 

****

 

Davutoğlu İstişarelere Devam Ediyor

 

Evet dinlemek, anlamak, varsa meselelerin çözümü için istişare etmek ve sorunun paydaşları ile birlikte çare çözüm aramak, galiba en doğru yoldur, ancak bu şekilde mutlu verimli bir iş yapılmış olur.

27 Mayıs günü Eski Başbakanlarımızdan Davutoğlu Diyarbekir’de Gönül Köprüsü Platformu'nun davetlisi olarak bir iftar programına katıldı. Tabi Başbakanlık yapmış ve talep üzerine Başbakanlığı bırakmış biri olarak ondan bir siyasi değerlendirme de bekleniyordu.

Ayrıca mezkur tarih hem 1960 darbesinin hem de Diyarbekir’in fethinin yıldönümüydü. Birini tenkit ederken, diğerinin değerini dillendiren Ahmet Davutoğlu sosyal ve siyasi alanda inanarak kullanmamız gereken argümanlardan bahsetti.

Konuşmasında özellikle “Vatandaşlık” ve “Tarihdaşlık” kavramı üzerinde duran Davutoğlu  vatandaşların vatandaşlık hukuku ile hukuk önünde eşitliğe, Tarihdaşlık duygusuyla da Gönül birliğine ulaşacağını ve kişinin devlete “Aidiyeti” oluşacağı üzerinde durdu.

Ayrıca bölgedeki Kürtlere dönük yararlı bir politikanın geliştirilmesine değinen Davutoğlu “Her nedense Türkü seven bir Kürt ile Kürd'ü seven bir Türk’ün var oluşu bazı siyasi partilerin hesabına gelmiyor.” dedi.

5. Haremi şerif olan Ulu camide teravih namazı kılındıktan sonra Hasanpaşa hanında sivil bir atmosferde halk ile hemhal olan Davutoğlu  kaldığı otele dönerek sahura kadar 15 kişilik bir düşünce ekibiyle siyasi bir değerlendirme yaptı. Diyarbakır Eski Vekili Cuma İçten beyin delaletiyle bu istişareye ben de katılma fırsatını buldum.

Bir partiye gerek var mı? Şayet varsa vatandaşlarımızın bu partiden beklentileri nedir, sorusuna cevap arandı.

Heyetinde İstanbul ve Ankara eski AK Parti il başkanları ile hatırı sayılır birkaç eski vekil de vardı. Fakat iftar davetine katılan kişilerin düzeyi yarıya olup bu büyük hedefi kaldıracak seviyede olmadığını söyleyebilirim. Tabi çok saygın Diyarbakırlılar da arlarında vardı.

Anlaşılan o ki, Davutoğlu kendisine özgü bir ifade olan “Önce refik, sonra terik” gereği ön hazırlık yapmaktadır.

Bu tür insanlar hangi oluşumun başında olurlarsa olsunlar kanaatim o ki ülkenin birlik beraberliği için elinden geleni yaparlar. Bazı yetersiz insanları uzaktan uzağa hain vb. kavramlarla onları eleştirmeleri de siyaset adına ucuz kahramanlıktır diye düşünüyorum. Bu ülke  hepimizin. Ayrıca önümüzde kocaman dört yıl var seçimlere, elbette ki o zamana kadar ülkemizde bazı gelişmeler olacak diye düşünenlerdenim.

Şayet bir parti kurulursa;

Malum bir partinin ağırlığı; Tüzüğü, kullandığı argümanlar ve kadrosu ile tartılır. Buna dikkat etmek lazım denildi.

Başta Kürt meselesine açık bir çözüm getirmesi gereken bu partinin anayasanın 42. maddesi ile 66. maddesinde bir düzeltme yapılması gerektiği, değişiklik sağlandığı takdirde sorunun azami derecede çözüleceğine katkı sağlayacağı dillendirildi.

Salt kardeşlik kavramı bu sorunun çözümü için yetmediğini bunun hukukta bir karşılığı olması gerektiği söylendi.

Sivil nitelikli vatandaşlarımızdan oluşan bir istişare heyetinin olması gerektiğine ve bu kurulda politikalar üretilmesine vurgu yapıldı. Ayrıca istişare üyelerinin tamamı “İlahi Öğreti” ile barışık kamu yararına endeksli çalışmalar yapması gereğine değinildi.

Kurulacak bir partinin yeni sistem ile barışık olup, vekil seçimlerinde “Dar bölge” seçim sistemini ısrarla savunması gerektiği paylaşıldı.

Şu andaki Meclise vekil seçim sisteminin çarpıklığı yüzünden külliyeye bir denge unsuru olamıyor. Bu da sistemin verimli çalışmasını engellediğine dikkat çekildi.

Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulunu kurulması güzel, ama benzer bir istişare kurulunun iller düzeyinde de oluşmasında yarar olduğu beyan edildi.

Şayet parti kurulursa İstanbul seçimlerinden sonra olmasında fayda var, sol bir zihniyet İstanbul’u idare edemeyeceğini, sol siyasetin yönetim mekanizmasında yer alan insanların İslami değerlerle barışık olmadıkları için verimli bir siyaset, bir hizmet yapamadıkları üzerinde duruldu.

Samimi bir hava içinde gerçekleşen bu istişarenin her açıdan yararlı olduğuna inanıyorum.

“Niyet hayır, akıbet hayır” diyerek yazımı tamamlıyorum. Malum bu tür özel istişarelerde her şeyi paylaşmak da doğru olmasa gerek. Bu kadarlık paylaşımımın da hoşgörü ile  karşılanmasını katılımcılardan istirham ediyorum.

Bana sorsanız Ak Parti'nin fabrika ayarlarına dönmesini isterim, ama şu andaki teşkilat yapısıyla bu ne derece mümkündür olası meçhul.

Cumhurbaşkanımızın Davutoğlu gibi nitelikli AK Partilileri dinlemesi ve yanlış giden bazı durumlara dur demesi lazımdır diye düşünüyorum. Yanlış giden her şeyin müsebbibi yabancılar olmasa gerek.

Selam ve selametle kalın.

 

Eyüphan KAYA

28.05.2019, Diyarbekir

 

Son Güncelleme Tarihi: 28 Mayıs 2019 18:21

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.