“Benim Davam Din ve Allah içindir” diyordu.

30 Haziran 2019 16:38 / 167 kez okundu!

 

 

1921 Anayasası halkın değerleri ile barışık, vatandaşa güvene endeksli ve şeriat ve şûraya uygun iken (başka bir ifade ile meşrutiyeti meşrua vasfını taşırken) 1924 Anayasası bu birinci meclisin çıkardığı 23 maddelik anayasayı kaldırdı ve yerine 95 maddelik bir anayasa yaptı. Ne yazık ki bu yasa İslami değerlerden bağımsız ve seküler bir yasa olmanın yanı sıra merkeziyetçi bir niteliğe sahipti.

 

****

 

“Benim Davam Din ve Allah içindir” diyordu

 

Kurtuluş savaşı sonrası bir Osmanlı subayı olan M. Kemal artık Anadolu’nun yönetimi benden sorulur dercesine Osmanlı İmparatorluğu'na son verdi.

Bunu yaparken de müthiş bir diplomasi dahilinde yaptı. Mesela 1921 Anayasası'na ancak iki yıl tahammül etti, ilk fırsatta Meclisi feshederek düşüncesine uygun vekillerden müteşekkil ikinci meclisi oluşturdu ve 1924 Anayasası'nı çıkardı.

1921 Anayasası halkın değerleri ile barışık, vatandaşa güvene endeksli ve şeriat ve şûraya uygun iken (başka bir ifade ile meşrutiyeti meşrua vasfını taşırken) 1924 Anayasası bu birinci meclisin çıkardığı 23 maddelik anayasayı kaldırdı ve yerine 95 maddelik bir anayasa yaptı. Ne yazık ki bu yasa İslami değerlerden bağımsız ve seküler bir yasa olmanın yanı sıra merkeziyetçi bir niteliğe sahipti.

Anadolu insanı buna karşı şoke olmuştu. Duyarlı halk, ilim adamları ve kanaat insanları bunu kabullenemiyorlardı. Belirlenen bir tarihte tüm Anadolu sathından bir temsil heyeti Ankara’ya çıkartma yapmaya hazırlanıyordu.

Gel gör ki kışkırtmalarla daha belirlenen tarih gelmeden iki ay önce Seyh Said hareketi kerhen başladı.

Gelişme şöyle; Dicle ilçesinin Amini köyüne misafir olan Şeyh Said’in kardeşi Şeyh Abdurrahman’ın sohbetine giden iki aranan mahkum ilçenin karakol komutanı tarafından yakalanmaya çalışılıyor, bunu kabullenemeyen Şeyh Abdurrahman zabıtları derset ederek, ilçe karakolunu esir alıyor. Hareket başladıktan sonra artık Şeyh Said ve ahalisi buna kayıtsız kalamazlardı, çünkü artık kılıçlar çekilmişti..

Tabi plansız programsız ve aniden biraz da duygusal başlayan bu hareket de ancak bu kadar başarılı olur.

Aslında M. Kemal ve ekibi buna çok sevinmişlerdi. Çünkü başkaldırı Kürdistan coğrafyasında başladığı için onlara iftira etmek, onları öldürmek işten bile değildi. Kalktılar bir iftira ile Şeyh Said gibi bir zatı İngiliz iş birlikçisi ilan ettiler. Halbuki o “benim davam din ve Allah içindir” demişti. Ne yazık ki bazı Kürtçü vatandaşlarımız da hareketini Kürt kıyamı şeklinde uyduruk ifadelerle mana yüklüyorlar.

Anadolu insanı burada isyan etmiyordu, bir anlamda “hurucu alassultan” tarzı bir kıyamdı bu. Sultan yanlış yaptı mı, halkın ona dur demesi lazımdır, ki bunu demokrasilerde seçimle yapıyoruz.

1924 Anayasası ile bu memlekete gelen huzursuzluk yüzünden hala can yakıcı olaylar oluyor, insanımız İslam’dan uzaklaştı, aile kavramı darbe yedi. Kurtuluş savaşı öncesinden daha fazla insanımız istiklal mahkemelerinde cezalandırıldı ya da gayrı hukuki bir tarzda infaz edildi.

Anadolu insanı İnkılap tarihi diye yutturulan o yalan yanlış bilgilere inanıp bu milli davanın, milli kahramanlarına ters bakmasınlar.

1925 olaylarının asıl müsebbibi birinci meclisi dağıtıp, ikinci meclisle hilafeti kaldıranlardır, anayasamızı inanç ve kültürümüzden koparanlardır.

Artık Şeyh Said Efendi ve arkadaşlarına atılan bu iftiralardan kurtulmak lazım. Bir an evvel mezar yerlerini belirleyerek, devlet adına özür dilemek lazımdır diye düşünüyorum.

Büyüklerimiz anlatıyor, 93 Harbi, Hasankale savaşı ve Kurtuluş savaşına sadece bizim köyden(Hazro-Kırmataş) 80 kişi sefere gitmiş, onlardan bir kişi dönmüş o da bir gözü kör vaziyette, ayrıca onun babası da '93 harbinde şehit düşmüş.

Bu insanlar;

Hilafet kalksın diye ölmediler,

Din ve namus kavramı örselensin diye ölmediler,

Alfabemiz değişsin diye ölmediler,

Kılık kıyafetimiz değişsin diye ölmediler,

Milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy Sürgün edilsin diye ölmediler.

Artık gözümüzü dört açalım. Kemalizm ve avaneleri ülkemizde inanç ve kültürümüze karşı savaş açmaktan başka bir şey yapmadılar.

Alem bilsin ki Osmanlı Padişahları ne istibdat sahibi olmuşlarsa M. Kemal onlardan kat kat sert ve acımasız davranmış. Doğu cephesinde Ruslara karşı Kazım Karabekir ile Kürt General Halit Begi Cibri omuz omuza savaştıkları halde, bunlar şeriat taraftarıdır diye M. Kemal Kazim Karabekir’i ceza evine atmış, Halit Begi Cibri’yi ise idam etmiştir.

İman üzeri ölen herkesin mekanları cennet, ruhu şad olsun. Ama hak ve adalet üzerine idam edilen Şeyh Said ve arkadaşları ile ilgili safsataları bir kenara bırakarak mezar yerlerini halka açalım. Anadolu insanı biraz nefes alsın, artık o yalan yanlış tarih bilgileri ile bu diyara huzur kazandıramayız.

Selam ve selametle kalın.

 

Eyüphan KAYA

30.06.2019, Diyarbekir

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.