Markalaştıran marka: EXPO

02 Nisan 2013 10:05 / 1111 kez okundu!

 


İzmir, 2005 yılından bu yana EXPO Dünya Sergisi organizasyonuna ev sahibi olabilmek için yarışını sürdürmeye devam ediyor. Önce EXPO 2015 adaylığı ve deneyimi ardından EXPO 2020 süreci… Toplamda yaklaşık 4,5 yıllık bir adaylık süresi…

Peki, EXPO Dünya Sergisi’nin kentler için nasıl bir önemi var? Bu kadar uzun zamandır EXPO Dünya Sergisi’ne adayız, fakat İzmir’de gerçekleştirilmesi halinde EXPO Dünya Sergisi İzmir’e neler kazandırabilir, farkında mıyız? EXPO Dünya Sergisi bir kenti nasıl birer marka kent haline getirebilir?

Bu soruların yanıtlarını sizlerle paylaşmayı düşündüğüm bir yazı dizisiyle bir araya getireceğim. EXPO Dünya Sergileri marifetiyle birer marka kent haline gelmiş bazı kentlere göz atmadan önce dilerseniz EXPO’nun muhteviyatını ve bir Dünya Sergisi olarak sosyal, kültürel ve ekonomik alanlarda gerçekleştirdiği dönüşümleri genel perspektifte ele alalım.

Dünya Sergileri (EXPO), 19. yüzyılın ortalarından beri düzenlenen ve ülkeler arasındaki iletişime, diyaloga ve barışa katkı sağlayan uluslararası etkinliklerdir. Bir anlamda dünyanın kültür, tarih ve eğitim faaliyetleri olarak değerlendirilen bu sergiler, ülkeleri bir araya getirerek, daha iyi bir dünya için bilgi paylaşımını sağlamaktadırlar.

EXPO Dünya Sergileri’nin temel amacı, ticari ürünlerin tanıtılmasından ziyade, dünyanın geleceğine yönelik fikirlerin, kültürel zenginliklerin veya projelerin sergilenmesi, bilimsel ve kültürel birikimlerin paylaşılması, böylelikle yeni fikirlerin geliştirilebilmesine olanak sağlanması ve evrensel boyutta sosyo-kültürel gelişime katkıda bulunulmasıdır. Sergilerin, ev sahibi ülkenin/kentin özelliklerine uygun olmasına da dikkat edilmektedir.

Dünya Sergileri, teknoloji, yenilik, çevre ile uyum gibi evrensel konulara odaklanmakta, sergileri gezenler için, ülkelerinin kültürel miraslarını koruyarak, modern yaşama dair beklentilerini karşılayabilecekleri imkânları sunmaktadırlar.

EXPO Dünya Sergileri, 90-180 gün arasında açık kalmaktadır. Bu süre içinde, düzenlendiği kentle birlikte, bölgeye ve ülkeye olumlu etkileri olmaktadır. EXPO Sergileri, düzenlendikleri kentleri bir marka haline getirmektedir. Sergiler, yapıldıkları kentlere anıtsal yapılar da kazandırmaktadır. Paris’teki Eiffel Kulesi (La Tour Eiffel), Lizbon’daki Vasco de Gama Köprüsü (Ponte Vasco da Gama ), Brüksel’deki Atomium, Londra’daki Kristal Saray (Crystal Palace) bu yapılardan bazı örneklerdir.

EXPO Dünya Sergileri sona erdikten sonra da düzenlendiği kent için ayrı bir değer ve anlam taşımaktadır. Bugün Sevilla’daki sergi alanı, teknoloji üreten firmaların yer aldığı bir teknoparka dönüştürülmüş olup, kentin ve ülkenin ekonomisine katkıda bulunmayı sürdürmektedir.

162 yıldır gerçekleştirilen EXPO’lar, bugüne kadar 66 kez gerçekleştirilmiştir ve yapıldığı kentleri birer marka haline getirmiş, insanların yaşam düzeyini yükseltmiş, kenti daha yaşanır kılmıştır. 64’üncü kez 2008’de Zaragoza’da, 65’inci kez 2010’da Şanghay’da 66’ncı kez 2012’de Yeosu (Kore)’da düzenlenmiştir. 2015 yılında Milano (İtalya) 67’nci kez EXPO’ya ev sahipliği yapacaktır.

5 yılda bir yapılan ve 180 gün boyunca açık kalan EXPO’lar, yatırım maliyetleri, katılımcı ve ziyaretçi sayıları ve yarattığı sosyal, ekonomik ve siyasal sonuçları itibariyle Olimpiyat Oyunları ve Dünya Kupası ile birlikte dünyanın en büyük etkinliklerinden biridir.

Diğer "Major Events"lerde (Büyük Olaylar), olduğu gibi EXPO’lar da, yapıldığı kentin adıyla anılırlar ve o kentin adının tüm insanlık ailesine duyurulmasına ve sadece düzenlendiği tarih ile sınırlı olmamak üzere, kentin dönüşümü için bir kaldıraç görevi üstlenmesine fırsat verebilirler.

Yapıldığı yer ve zamanda insanlığa bir ayna tutma görevi üstlenen EXPO'lar ilk yıllarında sanayi devrimi ile birlikte ortaya çıkan ürün fazlasına pazar yaratma fonksiyonunu üstlenmiş, daha sonra insanlık için bir durum tespiti yapmak ve tüm farklılıklarını, teknolojide ya da genel olarak bilimde eriştikleri düzeyi hatta geleneklerini, müziklerini, danslarını sergileyebilecekleri bir zemin oluşturmak ve tüm ülkeleri bu zeminde barış içinde buluşturmak, nihayet gelecek için bir ufuk sunmak rolünü üstlenmiştir.

Şanghay EXPO'su, 72 milyon ziyaretçisiyle, tüm zamanların EXPO rekorlarını kırarak, en kalabalık, en pahalı, en karlı ve en başarılı EXPO’su olma unvanını ele geçirmiştir. Şanghay'la beraber EXPO'lar tekrar eski önem ve değerine kavuşmuş, ardılları için de başarı çıtasını yükseltmiştir.

Ülkeler arasında barış temelli ilişkilerin kurulabilmesi için, farklı kültürler ve toplumlar arasında anlayışın sağlanması gerekmektedir. Bu nedenle, uluslararası katılımı teşvik eden ve bu zemini yaratan EXPO Dünya Sergisi aynı zamanda bir “evrensel barış” projesidir.

EXPO Dünya Sergisi’nde doğrudan ticaret yapılmaz ancak, EXPO sayesinde büyük şirketler kentlerin yatırım olanaklarını yerinde görebilmekte yatırım hacmini genişletebilmektedir.

Dünya üzerinde EXPO önemli bir markadır ve düzenlendiği kent için önemli bir turistik referanstır.

İşte böylesi bir kültürel akupunktur, evrensel barış modeli ve günümüzde turistik referans olan ve bir “Major Events” niteliği taşıyan EXPO’nun kentleri nasıl birer marka kent haline getirdiğini ve bir kent için nasıl bir kaldıraç olduğunu ise markalaşan bazı kent örnekleriyle gelecek yazımda sizlerle paylaşacağım.


Çağrı GRUŞÇU
EXPO Dünya Sergileri Danışmanı

02.04.2013

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.