'Ya bendensin ya da düşman' - Ergün EŞSİZOĞLU

22 Mayıs 2012 14:39 / 2288 kez okundu!

 


Bu aralar hangi Fenerbahçe'liyle konuşsam, hangi Ulusalcı-Kemalistle konuşsam, hemen hemen hepsinin ortak bir ezberi haline gelmiş: "Cemaat Fener'i içerden ele geçirmeye çalışıyor" söylemi.

"Cemaat" FB'yi ele geçirmeye çalışıyor mudur? Fener camiasının içinde olmadığım için bilemem, ancak şunu diyebilirim, her birey, kurum, siyasi düşünce, taraftar, cemaat, vs kısaca herkes Fenerbahçe gibi bir camianın başına geçmek ister. Bundan daha normal bir şey olamaz. Kim istemez ki, bu kadar büyük bir camianın yönetimine geçmeyi.

Ancak ezberleri bozan, ufacık bir sorgulamaya yöneldiğinizde ezberleri alt üst eden bir durum söz konusu.

Madem "cemaat" ele geçirmek istiyor, nerde bu fenerin içindeki "cemaat"çiler? Kimler "cemaat" adına muhalaefet?

Son seçime bakıyorsunuz neredeyse oy birliği ile Aziz Yıldırım başkan oldu. Eskiden hiç olmazsa Fenerbahçe kongrelerinde muhalefet olurdu, az oy alsa da güçlü adayın karşısında mutlaka rakip adaylar olurdu. Bu seçimde, bu cemaatçiler söylemi sokakta olduğu kadar kongrede de öyle etkili oldu ki, "cemaat" suçlamasına maruz kalırım diye kimse korkudan aday bile olmadı, herhalde.

İşte bu çelişki ve sorular bu iddiayı en fazla kullanan Kemalist-Solcu kesimi de düşündürdüğü için olsa gerek, birilerini Cemaatçi ilan etmek durumunda oldukları için, gazeteleri Aydınlık'ta bazı isimlerin (Nihat Özdemir-Nihat Özbağı-Murat Özaydınlı vs) cemaatçi oldukları, Başbakan ve Hükümet ile görüştükleri haberini yapınca Fenerbahçe Klubü resmi sitesinde (Yani Aziz Yıldırım ekibi) resmi sitelerinde şöyle bir yalanlama yaptılar:

"Aydınlık Gazetesi'nde yer alan bir haberde; Başbakanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın, Başkanvekilimiz Sayın Nihat Özdemir ve yönetim kurulu üyelerimiz Sayın Nihat Özbağı ve Sayın Murat Özaydınlı ile bir görüşme yaptığı iddia edilmektedir. Söz konusu haberde iddia edilen görüşme doğru değildir. Sayın Başbakanımız ile yöneticilerimiz arasında kesinlikle bu şekilde bir diyalog yaşanmamıştır. Kamuoyunun, bu ve benzeri tarzdaki haberlere itibar etmemesini, önemle rica ederiz."

Peki madem bu isimler de değil cemaatçi. Yeniden soralım, bu "cemaatçiler" ezberini ikide bir kullananlara, nerede şimdi bu cemaatçiler. Olmayan adaylarıyla mı yönetimi ele geçirecekler? Olmayan listeleri ile mi seçimlerde yer aldılar. Olmayan varlıkları ile mi Feneri karıştırıyorlar vs.

Açıklayın da tanıyalım Fener'in içindeki bu "cemaatçileri". İçerde adamınız olmadan kimse bir kurumu ele geçiremeyeceğini bilir. Herhalde içerde mutlaka bazı isimler vardır. İşte öyle muamma yaratarak değil de, bu isimleri açıklayarak söylemek lazım diye düşünüyorum.

Eskiden "Koministler ülkemizi ele geçirecek korkusu" vardı. Galiba bu soğuk savaş dönemine has olan yöntemler bu coğrafyada yaşayan herkeslerin iliklerine kadar işlemiş durumda. "Ya bendensin, ya da düşman" söylemiyle hareket ediyor bir çoğumuz. Bu yüzden birçok kurumda doğru dürüst muhalefet bile yaptırılmıyor. Galiba esas sorun bu anlayış. Bu anlayış içimizden sökülüp atılmadıkça daha çok komplo teorileri üretir ve ona göre yaşamaya çabalarız.

Sevgiyle kalın.


Ergün EŞSİZOĞLU

22.05.2012

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.