Kürtçe seçmeli ders, YETMEZ AMA EVET!..

09 Temmuz 2012 12:39 / 2139 kez okundu!

 


1971 yılında çekilen "Umutsuzlar" filmi, Yılmaz Güney'in unutulmaz filmlerinden birisidir. Yılmaz Güney bu filminde Fırat isminde bir mafia babasıdır. Halk, sorunlarını çözmesi için, dertlerini Fırat'a anlatır. Yine böylesi bir halk gününde, bir kadın evden kaçarak kötü yola düşen kızını bulmasını rica eder Fırat'a. Fırat da yardımcısına seslenerek şöyle der; "Aileye 5.000 lira verin, kızını da bulup teslim edin aileye. Beş bin lirayla kızı mutlaka okutsunlar. Kız oruspu olacaksa, okumuş oruspu olsun, cahil oruspu olmasın" der.

Ne zaman Kürtlere bir hak verilmek istense hep aynı şey yaşanır.

Bir kesim bu hakları vermenin anlamsızlığını ve verildiği zaman sorunların daha da büyüyeceğini söylerken, diğer bir kesim ise "istemezuk bu haklar yetersiz" der. Ya tam olsun ya da hiç olmasın ekseninde tepki gösterirler. İki kesim faklı noktalarda olsalar da, buluştukları nokta aynıdır. "Böyle olacaksa olmasın" noktasıdır bu. Kürtçe dershaneler konusunda da bu böyle oldu. TRT Şeş (6)te de bu böyle oldu. Kürtçe isimlerin serbest bırakılmasında da böyle oldu vs.

Okullarda Kürtçe'nin seçmeli ders olacağı konusu gündeme geldiğinden beri yine aynı şekilde oldu tepkiler.

Bir kesim, Kürtlere Kürtçe seçmeli ders hakkı vererek, "eğitim dili olamayacak bir dil yüzünden Kürt'lerin cahil kalması" söz konusu olacaktır der. Diğer bir kesim ise, "bu verilecek hak ile aslında asimilasyon devam edecek ve Kürtler neticede yine cahil kalacaktır", vs derler.

İşin gerçeği, devlet bu hakkı vereceğini bugüne kadar hiç düşünmediği için, bugün Kürtçe ana dilde eğitim hakkını veriyoruz deseler bile, alt yapının hazırlanması nerden bakılırsa bakılsın, en az beş yıl sürer. İşte tam da bu süreçte Kürtçe seçmeli ders, en azından bu sürecin de hazırlığına yardımcı olur. İkisinde de alfebeydi, sözlüktü, gramer kitabıydı vs gibisinden hazırlıklar gerektiğinden, seçmeli dersin hazırlıkları bir anlamda Kürtçe eğitimin zeminini hazırlayacağı gibi ötekine geçişte psikolojik bir eşik de olabilir. Bu anlamıyla Kürtçe seçmeli dersi kabul etmek, aslında Kürtçe ana dilde eğitimin hazırlıklarını da başlatmayı tetiklemek anlamına gelir, düşüncesindeyim.

90 yıllık asimilasyon, inkar ve imha sürecinden sonra geldiğimiz bu noktada, en önemlisi devletin bunu kabul etmesi ve içine sindirmesi, içselleştirmesi vs. de bana göre çok büyük bir adım olacaktır.

Bir de, bu 90 yıllık süreç sonunda uzaktan bakıldığında, Kürtçe seçmeli ders bataklıkta açan bir gül gibi duracak, TRT 6 ve Kürtçe isimler gibi. Bu anlamıyla işin başında "istemezuk" diyerek reddetmeyi çok aşırı bir fantazi olarak görüyorum. Kürtlerin de bunca acıdan sonra bu kadar fanteziyi kaldıracak kadar lüksleri olmadığını düşünüyorum.

Eğer Kürtler cahil kalacaksa, bırakın seçmeli dersi olan cahiller olarak kalsınlar, Yılmaz Güney'in dediği anlamda. Öyle de, böyle de cahil kalınıyorsa, hiç olmazsa Kürtçe seçmeli dersi olan Cahiller olarak kalmayı ben de, "Yetmez ama Evet" diyerek desteklemeyi doğru buluyorum.

Sevgiyle kalın,


Ergün EŞSİZOĞLU

09.07.2012


Not: Bu yazı aynı zamanda istanbulist.net'te de yayınlanmaktadır.

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.